Belediye seçimlerinde neyi seçeceğiz?

   24 Haziran’da sandık başına gideceğiz. Hepimiz, bir belediye başkanı ve meclis üyeleri için oy kullanacağız.
    Son günlerde seçim kampanyaları da hız kazandı. Adaylar neler yapmayı düşündüklerini seçmenleri ile paylaşıyorlar. En ilginç paylaşım, Girne’deki bir aza adayından geldi. Yukarı Girne Muhtarlık Azası Adayı Celil Akarpınar, seçmenlerine tertemiz, üst geçitleri ve teleferiği olan bir Girne vaat ediyor. Hepimizi gülümsetti ama aynı zamanda vaatte sınır olamayacağını, bir kez daha göstermiş de oldu.

Ne yapacaklar?
    Belediye başkanı adaylarımızın tutumu, Celil Akarpınar’ın vaatlerinden farklı mı?
Belediye başkanı adaylarının vaatler konusunda biraz daha temkinli veya “tutumlu” olmaları, onların daha gerçekçi olmak zorunluluğu dışında bir fark ortaya koymuyor aslında. İster belediye başkanlığı isterse azalık için ortaya çıkan adaylar, halka, kendi güçleri ile çeşitli hizmetler veya yatırımlar yapabilecekleri mesajını veriyorlar. Parklar, kaldırımlar ve en önemlisi de bisiklet yolları... 
Daha önce de üzerinde durmuştum; bu seçimin en popüler konusu bisiklet yolları. Trafikten yorulduğumuz için sanki de hepimiz bisiklete sarıldık... Hepimiz bisikletlere bindik yollara düştük de yol bulamıyoruz! Hangi bisiklet yolunun, bizi nereden nereye götüreceği bile belli değil.
Ne var ki, bu “bisiklet yolu” tutkusu, seçimin ne olduğunu anlatması bakımından da ilginç bir örnek oluşturuyor sanırım. Hangi amaca hizmet edeceği belli olmayan, duygularımıza seslenen mesajlar seçim kampanyalarının gözdesi olabiliyor. Seçmenlerin fazla sorgulamadan bu duygusal mesajların peşine takılmaları ise olmayacak bir şey değil. 
Oysa KKTC’deki belediyelerin çok daha esaslı sorunları var: Kentlerin altyapılarının bir plana göre adım adım geliştirilmesi gerekiyor. Parça parça yapılan altyapı, hiçbir işe yaramıyor. Su baskıları devam ediyor. Bisiklet yolları ve kaldırımlar araba park yeri olarak kullanılıyor. Trafik keşmekeşi gün geçtikçe artıyor. Esnafın yeni bir dükkan açmaya çalışmaktan iflası gevredi; çarşı merkezleri sürekli olarak değişiyor.

Ne yapılmalı?
Bu sorunların aşılabilmesi için iki temel unsurun yerine getirilmesi gerekiyor: Plan ve kaynak...
Lefkoşa’nın İmar Planı olduğu söylenir... Lefkoşa’nın planlı geliştiğine dair başka bir işaret yoktur ama... Yukarıda saydığımız bütün sorunlar, hatta diğer kentlere göre biraz daha ağırlaşmış olarak, Lefkoşa için de geçerlidir. Kim ne yatırım yapabilir, belirsizdir. Çarşı merkezi esas olarak Lefkoşa için sorundur. Bisikletli ulaşım kampanyası başlatıldı, tanıtım filmlerini gördük ama yollarda bir bisikletliye bile rastlayamadık. 
Peki kentlerimizin herhangi birinin altyapı planlaması var mı? Hangi yıl nereye ne yapılacak? Yağmur suyu nasıl drene edilecek? Kanalizasyon atıkları nasıl işlenecek? Kentin neresi yayalara; hangi yollar bisikletlere; hangi yollar araçlara ayrılacak?
Hiçbir kentte, ciddi bir planlama yoktur. Bu nedenle adaylar istedikleri vaatleri bol keseden yağdırmakta serbesttirler.
Plan da yetmez! Belediyelerin ayrıca kaynağa da ihtiyacı vardır. Belediyelerin geleceğe dair nakit akış şamaları bulunduğunu ne gördük, ne de duyduk. Belediyelerin çoğunun batık olduğu söylenir ama bu konuda ciddi bir bilgiye de sahip değiliz. Son dönemde personel ödemelerini zorlukla yaptıkları bilinen belediyelerin mevcut başkanları bile bol keseden vaat dağıtabiliyor. “Kardeşim, sen personel ödemesinde niye zorlandın? Önümüzdeki dönemde ne gibi gelirler bekliyorsun ki bu vaatleri yapıyorsun?” diye hesap soranımız bile yok.

Neyi seçeceğiz?
    Böyle bir ortamda yapılacak olan seçimde, seçmenin ölçüt olarak kullanacağı şeyler neler olabilir?
    Yakınlık: Kim yüzümüze bakar ve gülümserse; ona oy vereceğiz!
    Çıkar: Kim çocuğumuzu işe alır veya iş vaat ederse; ona yakınlaşacağız!
    Ve bisiklet yolları: Evde binecek bisikleti bile olmayan ama çocuklarına iş aramayan veya evine kapanıp sokağın kirinden etkilenmeyen insanlarımız ise kim bisiklet yolu yapacaksa ona oy verecek! 

YORUM EKLE