Futbol tartışması… Yine para siyasete yön verdi!

Süreci hatırlayalım mı hep birlikte?
Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Sertoğlu, “Ben Kıbrıs Türk futbolunu  ‘ne pahasına olursa olsun’ dünya ile buluşturacağım” dedi. 
Ve başladı girişimlere…
Federasyona bomba kondu, yılmadı… 
Siyaseten bedel ödedi, vazgeçmedi…
Ama sonuca da varamadı… 
FIFA merkezinde imzalar atıldı ama Kıbrıs Türk futbolu ve futbolcusu dünyaya entegre olamadı… İmzalar havada kaldı…
Tam da bunun sorgusunu yapmak, “imzalar neden icraata dönmüyor” diye sorgulamak varken, birden BAL ligi çıktı karşımıza..
Nedir bu BAL Ligi?
Türkiye’nin amatör ligi… Oradaki takımlar Kıbrıs Türk futbolcusunu keşfetti, istediği zaman hiçbir bedel ödemeden oyuncuları çalmaya başladı…
Federasyonlar devreye girdi ama nafile, olmuyor!
İşte bu noktada birden kulüpler köpürdü… 
Bir de baktık ki hem kulüpler hem de  federasyon, “45 güne kadar bu sorunu çözdünüz çözdünüz! Yoksa Rum tarafına başvururuz” tehdidini masaya sürdü…
Cumhurbaşkanı, Spor Bakanı devreye girdi… 
Demirören çağırıldı ve bir süreç başladı…
Şimdi Serdar Denktaş’ı dinliyorum… 
Hak vermedim değil, “Biz istedik onlar da yaptı” diyor…
Tamam! Anlıyorum;  metotda sorun var… 
Federasyon başkanlarının birlikte hareket etmesi isteniyordu… Demirören kendince adımlar attı, Kıbrıslı Türklerin yine iradesi gasp edildi!
Haklı tepkiler veriyoruz ama işin özünden yine uzaklaştık kanımca…
Bu tartışma içerisinde bende oluşan algı çok farklı oldu…
KOP süreci gitti, yerine bedavaya BAL ligine giden sporcularımızdan bonservis almamız için yapılan kavga geldi…
Yani yine para siyasete yön verdi…
Aynen her aybaşı Maaş için her şeyden verdiğimiz ödün gibi!
Aynen “maaş” için ekonomik programlara koyduğumuz imzalar gibi… 
Oysa tek çözüm Kıbrıs’ta futbolun birleşmesiydi… 
Kararlılıkla o yolun yürünmesiydi…
Bu arzu kaldı mı ki? 
**
“Özür” mevzuna gelecek olursak ise bir kelime yeterli; OLMADI Sayın Denktaş!
YORUM EKLE