Halka

CTP’nin önemli isimlerinden büyük siyaset uzmanı Kutlay Erk, hükümetin içindeki en ‘zayıf halka’ olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Zeki Çeler’i göstermiş.
Elbette bu kendi şahsi görüşüdür, kesinlikle saygı duyarım. Ama bana göre de bu kabinenin en sağlam halkasıdır Zeki Çeler. Peki, neden mi?
Makam koltuğuna oturduğu andan itibaren popülizm yapmadı, gerçekten bir şeyleri değiştirmenin yolunu aradı. Sırf partilisi değil diye bürokratlarını değiştirmedi, değişimi aradığı sırada.
İlk defa bir bakan çıktı ve pazar günüleri yapılan inşaatların üstüne üstüne gitti. Denetimler hiç olmadığı kadar sıklaştırıldı. Ve ilk defa yapılan denetimleri isim isim açıklandı. Hangi inşaat şirketi kuralara uydu, hangisi uymadı, kamuoyunun bilgisine getirdi.
Bu hükümetin bir an önce gitmesini isteyen birisi olarak söylüyorum bunları. Eğer bu hükümet devam edecekse Zeki mutlaka yer almalı. Öyle Kutlay Beyin dediği gibi de en zayıf halka falan da değil. İki isim varsa şu an kabinede iş yapan birisi Tolga Atakan diğeri Zeki Çeler…
Gün olarak yine ‘halka’ gidilecek nasılsa, ben şimdiden iddiaya varım Kutlay Bey…
 

Tolga Atakan’a  
Taksiciler Birliğinin Başkanı ve izin kurulu üyesi Murat Karalar aradı dün sabah. “Abi 4 tane T izni vermişler” dedi öfkeli bir ses ile. Sabahın o sarhoşluğu ile bu durumu sosyal medyada dile getirdim. Bir dakika geçmeden Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Tolga Atakan aradı. 
Sesi hayli öfkeliydi. Öfkesi bana değil, yazılanlaraydı. Kendisine haksızlık yapıldığını; 4 değil 2 kişiye izin verildiğini ve bununda gerekçelerini anlatıyordu. 
Tolga Atakan siyasete neden girdi, nasıl çıkacak bilmiyorum. Ama bildiğim bir şey varsa dürüstlük ilkesine bağlı kalmak, devletin haklarına halel getirmemek adına büyük bir uğraş veriyor. 
Ancak bizde belgelerle konuşuyoruz. Elimdeki belgede 2 değil 4 isim yazıyor. Bir diğer T izni büyük otobüse. Gazimağusa-Lefkoşa hattına. Üstelik bu hatta 52 tane araç hizmet verirken.
Neyse bugün bir fırsatını bulup bu belgeleri Sayın Tolga Atakan’a sunacağım. Devlet bütçesinden bakanlıkta kahve ısmarlamadığını biliyorum ama kendi bütçesinden ısmarlamaya zorlayıp bir kahvesini içeceğim. Nede olsa bir kahvenin 40 yıl hatırı varmış. 

MESAJLAR

Zeki ÇELER: Siz işinizi yapın, halkanın zayıfına güçlüsüne nasılsa yine Halk karar verecek sonuçta. Bakalım halkın iradesi karşısında kim zayıf kim güçlü halka olacak? 

Tolga ATAKAN: Biz size inanıyoruz Sayın Bakanım. Ama elimize gelen bu belgeyi de izninizle paylaşıyoruz. Bugün bir kahvenizi içmeye uğrayacağız. İsterseniz kahvemizi yanımızda da alıp gelebiliriz. 

Serhat İNCİRLİ: Dün Hüseyin Özgürgün ile baş başa bir görüşme gerçekleştirmişsiniz. Yoksa yakında programa mı davet ettiniz kendisini. 

Kutlay ERK: Dünkü iddia teklifimiz aynen geçerli, üstelik bugün yenisini de ekledik. Adını koyun ve hemen iddiaya girelim sizinle. Zira bu fırsat gelmez her zaman insanın ayağına. 

Tufan ERHÜRMAN: Parti içinde ki kavgalar artık iyice su yüzüne çıkmaya başladı. Açık ve aleni bir şekilde birbirlerini eleştirenler mi istersin yoksa açık açık suçlayanalar mı? 

Okan Veli ŞAFAKLI: YÖDAK üyeliği için neredeyse tüm üniversiteler adınızda hem fikir oldular. Ancak siz bir türlü karar veremiyormuşsunuz, akademik kariyere devam mı yoksa üye olmak mı? Bence bu fırsatı iyi değerlendirin. 

Mahmut ÖZÇINAR: Ülkemizdeki tek belediyesinin üniversite öğrencileri için bir etkinlik düzenleyen. Bölgenin canlanması adına yaptığınız çalışmalar tarih boyunca unutulmayacak. 

Filiz BESİM: Tam arkanızda, KIB-TEK binasında, sigara içildiğine dair ihbarlar alıyoruz. Şu denetçi arkadaşları hemen arka tarafa bir yönlendirir misiniz ve sonucu da bize bildirir misiniz? Teşekkürler. 

Özdil NAMİ: Bakanlığa taktığınız parmak izi uygulamasını baremlere göre ayırmak ne demek? Herkes memur değil mi? 17 A olan da memur 16 olan da. Parmağın baremi mi olur Allah aşkına? 

Ahmet MAHİREL: Ününüz hızla Türkiye’de yayıldı. Şimdi de Türkiye kanalları sizinle röportaj yapabilmek için sıraya girmişler. Bu arada özel üfürük istekleri de gelmeye başlamış. 

Ziya EMİR: Çok yakında İngiltere’de bazı önemli yatırımlara imza atmak için adımlar atmaya hazırlanıyormuşsunuz. Bu arada ailecek Londra’ya taşınma kararı da almışsınız. 

Hürrem TULGA: Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkârlar Odası’na Kemal Altuncuoğlu yüklü bir dava dosyalamış. İki eski dost şimdi mahkemelerde karışılacaksınız demek ki. Keşke bu dostluğu hiç kaybetmeseydiniz. 

Ulaş BARIŞ: Sonunda BRT’deki ekran yasağınız kalkmış ve dün BRT’ye konuk olmuşsunuz. Bizde eskiden çıkıyorduk, bakalım bir daha ne zaman çağıracaklar yine. 

Ahmet SENNAROĞLU: Bir turizm şirketi ile bir yıl boyunca bölgeye 80.000 turist getirilmesi ve bölgede gezdirilmesi için protokol imzalamışsınız. 

Serdar DENKTAŞ: CAS çalışanlarının durumu ne olacak? Hem Ercan’da da işler iyi gitmiyor, tek şirket ile bu işler yürümüyor. Lütfen bu konuda bir açıklama. 


POLEMİX
 “Talat dedi ya, “Memleketin dingili koptu. ”Haklı! Yine de, “Askeri kantinler yasa dışıdır, kapatılmadır” sözlerini okurken... Kendimi tutamadım, bağırdım: “Başkan, siz niye kapatmadınız, görevdeyken, niçin? ”Hem Başbakanlık yaptı. Hem de Cumhurbaşkanlığı. Ertesi gün baktım, pek çok insana aynı itirazı dile getirdi”
 Cenk Mutluyakalı 

YORUM EKLE