Haydi ‘İş Başına’

Türkiye ve KKTC’de aynı gün iki kritik seçim yapıldı…
Kuzey Kıbrıs’taki siyasi dengeleri belirleyecek seçimin akıbeti haftaya kaldı…
Türkiye ise 1 Kasım günü kararını verdi…
Anadolu halkı, 7 Haziran’da muhalefet partilerine verdiği yetkiyi tekrar ellerinden aldı…
Ak Parti’ye ‘Tek başına yola devam et’ dedi…
1 Kasım gecesi ortaya çıkan sonuç çok iyi tahlil edilmelidir…
AK Parti’nin yeniden tek başına iktidara gelmesi tamamen kendi başarısı değildir…
Bundaki en büyük pay, muhalefet partilerinin beceriksizliğidir…
Çünkü AK Parti’nin kendisinin yaptırdığı anketlerde bile tek başına iktidar görünmüyordu…
7 Haziran’dan sonraki süreçte, CHP, MHP ve HDP ülke yönetimine gelmekten korktuklarını, muhalefette keyiflerinin yerinde olduğunu alenen söylemese de seçmene bunu hissettirdi…
Ülke yönetimi için yapılan her çağrıya her formüle sırt dönerek ya da bu algının yaratılmasına fırsat vererek, seçmenin elindeki tüm seçenekler sıfırlandı…
Neticede 1 Kasım akşamı, AK Parti kurmaylarının bile hayretlerini gizleyemediği bir sonuca imza atıldı…
Bundan sonraki dönemde herkesin sandıktan çıkan sonuca saygı duyması lazım…
Siyasette sadece eleştiri ile bir yerlere varılamayacağı tekrar ispatlandı…
Anadolu’nun en ücra köyündeki çobanla, Ankara’daki profesörün oyunun ‘Bir’ olduğu gerçeğini muhalefet partileri ve onun yandaşları anlayana kadar da bu gerçek değişmeyecektir…
Halka rağmen siyaset yapamazsınız…
Halkın dilini konuşmazsanız, AK Parti’ye oy veren insanları her seçimde ‘cahillikle, aptallıkla’ suçlarsanız bu iş olmaz…
Klavyenin başında ahkam keserseniz, gidip o insanların penceresinden gördükleri dünyayı öğrenmezseniz, dertlerini dinlemezseniz, her seçim sonunda ayağına gitmediğiniz insanların attığı tokadı ense kökünüzde hissedersiniz…
Türkiye’de 1 Kasım’da yapılan seçimlerin tek bir izahı var…
Muhalefet partileri mevcut siyaset anlayışını değiştirmezse, bir sonraki seçimde de çıkacak sonuç pek farklı olmaz…
Bu devran böyle devam eder…
***
Bugünden itibaren Ak Parti kurmaylarına ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’na önemli görevler düşüyor…
Davutoğlu, balkon konuşmasında söylediği gibi Türkiye’nin tamamını kucaklayacak politikaları hızla hayata geçirmelidir…
Bunu yapmazsa, elindeki gücü hoyratça kullanır, baskıları artırırsa… 
Ülkedeki kutuplaşma derinleşecek…
Aynı davaya inanan insanların arasına giren ‘paralel’ çizgiler sabitlenecek…
Ülkenin doğusu ile batısı arasındaki ‘etnik’ bölünme uçuruma dönüşecek…
İstikrar için Anadolu halkından istenen yetki, kısa sürede kredisini tüketecek…
Akan kan ve gözyaşı durmayacak…
Ak Parti halktan istediği ‘Tek başına’ iktidarı aldı…
Şimdi halk verilen sözlerin yerine getirilmesini bekliyor…
Haydi ‘İş Başına’…
***
Kuzey Kıbrıs’taki siyasi iktidarın kaderini belirleyecek UBP kurultayı ikinci tura kaldı…
UBP kurultayından Türkiye’deki seçim gibi sürpriz bir sonuç çıkmadı…
Beklendiği gibi Hüseyin Özgürgün ve Ersin Tatar en çok oyu alan iki aday oldu…
UBP üyelerinin ilk turda sandığa yansıttığı irade, önümüzdeki Pazar günü kıran kırana bir seçim yaşanacağı yönünde…
Bu bir haftalık süre içerisinde hem Özgürgün’ün hem de Tatar’ın ağzından çıkacak her söz dikkatle dinlenecek…
Bu yüzden UBP’de 9 Kasım sabahı yeni bir dönem başlayabilir, ya da mevcut yapı aynen devam eder…
Bekleyip göreceğiz…
YORUM EKLE