Her şey sizin elinizde...

Haziran güneşinde, Ege’nin soğuk ve insanı diri tutan denizinde yüzerken, gözlerim sonsuz mavilikte, deniz kabuğu arıyor.
Tek görebildiğim ise, irili ufaklı kayalar, kocaman balıklar, bolca denizkestaneleri ve kum…
Ara sıra etrafı kolaçan etmek için, sudan dışarı çıksam bile, vakit kaybetmeden tekrardan, insana sonsuzluk hissi veren derinliğe gömülüyorum.
Denizin sessiz, huzur dolu maviliğinde, doğum ve ölüm arasındaki zaman dilimine ne kadar çok şey sığdırdığımız, şu anda aklıma gelenlerden...
Sahile doğru yüzüp, denizden çıkıyorum...
Bize bazen uzun, bazen de kısa gelen, adına yolculuk dediğimiz yaşantımızda,  kimileri, attığı her adımın hesabını yapar,  kimileri de adımlar hayatını, hiçbir hesap yapmadan...
Öyle ya da böyle, bu yolculuk bir gün tamamlanır. Neler yaşadığımız, nasıl yaşadığımız ise tamamen bize kalmış. 
Bazen çok hızlı koşarız, düşe kalka varırız hedefimize... Hatta alışkanlık olur ve her yere yine soluk soluğa varmak için koşarız, dur durak bilemeden...
Böyle bir yaşamda, her zaman bir hedef olması zorunluluk olur. Birileri size nasılsın dediği zaman, hedeflerinden bahsedersin, halbuki hayat bu değildir. Beklemek ve durmak uygun karşılanmaz, boşa zaman geçirmiş gibi görünürsünüz. 
Mutlaka dev hedeflerinizin olması gerekir, hatta insanlardan değer görmek için, bazılarınız bunu bilakis yapar. 
Çok hedefler, büyük amaçlar, sizi daha değerli bir insan yapmaz.  
Siz büyük hedeflerin peşinden koşarken, o esnada neleri kaçırdığınız ise, eminim çok sonradan aklınıza gelenlerdir...
Yaşamak... Farkına varmak istercesine, her bir ayrıntıyı kaçırmadan, bazen yürüyüp, bazen de koşarak, bazen ise sadece bekleyerek...
Cebimizde biriktirdiklerimiz... Anılarımız, tecrübelerimiz, mutluluklarımız, hüzünlerimiz...
Geriye bakmak bazen aklımızdan geçse bile, bunun boşa zaman kaybı olacağını biliriz.
Geride bırakılanlar, geride kalacakları için bırakılmıştırlar. Buna rağmen, aklımızda ve yüreğimizde olduklarından, geride şekil olarak kalmışlardır. 
Bu yüzden belki de önümüze çıkan nice güzel ayrıntıları pas geçmişizdir, görmemişizdir. 
Her anını doya doya,  güzellikleri görerek, ayrıntıları kaçırmadan hayatımızı, yolculuğumuzu yaşamak...
Bazen dörtnala gitmek, bazen atımızı bağlayıp biraz soluklanmak...
Ama ne olursa olsun, her andan tat alarak, iyisiyle kötüsüyle yolculuğumuzu başladığımız gibi bitirmek...
Ve bir gün geriye dönüp pişman olmadan, “iyi ki” diyebilmek...
Siz değerlisiniz. Size değerinizi sizden başka kimse veremez. Ne yaşadığınız ilişkiler, ne aileniz ne de hedefleriniz...
Siz kendinize değer verdiğiniz sürece, hayatınızı dolu dolu yaşar ve bundan da keyif alırsınız. Sahte kalabalıkların arasında olmaktansa kendinizle baş başa kalmak ta bir cesarettir. İnsanın sonsuz gücü vardır. Bu inanç ile diğer canlılara zarar vermeden, yaşamanın huzuruna sahip olmanın nimeti gibi, hayatın denge üzerine inşa edildiği, her kötü diye adlandırdığımız şeyin, iyi bir şeye neden olacağına inandığım gibi, doğanın iyileştirici gücüne de güveniyorum...
Her şey sizde başlıyor ve bitiyor.

YORUM EKLE