Kan ve gözyaşı

İslam coğrafyasında birçok ülkede oluk oluk gözyaşı ve kan akıyor…
Aynı dine inanan, aynı ülkenin kimliğini taşıyan insanlar birbirini boğazlıyor…
Güç ve iktidar savaşı uğruna her gün canlar gidiyor…
İyiliği emreden, kötülükten men eden bir dinin mensupları, yaratanının emrini unutarak, kul olduğu diktatörlerin ikballeri için can alıyor, can veriyor…
Son yıllarda Ortadoğu’da yaşananları bir düşünün…
Mısır, Libya, Irak, Suriye…
Bu ülkelerde kim için öldü insanlar?
Ve hala niçin ölüyor?
Cehaleti idare eden tek adamların saltanat kavgaları için değil mi?
***
Türkiye geçen cumartesi günü, tarihinin en büyük terör saldırısı ile yüzleşti…
Bu vahşette 95 canını kaybetti…
Yüzlerce insanın eli, kolu koptu…
Ankara’daki mitinge katılan binlerce kişi tanık olduğu vahşet nedeniyle travma yaşıyor…
Türkiye’de, 7 Haziran gününden sonra adeta akıl tutulması yaşanıyor…
Akil insanlar, alimler evlerine hapsoldu…
Topluma sağduyu çağrısı yapacak kim varsa pasifize edildi…
Provokatörler, kan emiciler ülkedeki siyasi boşluğu fırsat bilerek toplumu ayrıştırmak, kardeşi kardeşi kırdırmak için düğmeye bastı…
Bazıları, Türkiye’nin artık bir ‘Ortadoğu’ ülkesi olduğunu söyleyecek kadar ileriye giderek, ‘Kan ve gözyaşını’ normalleştirme gafletine düştü…
Ne için?
Din için millet için medeniyet için değil elbette…
***
Acının milliyeti yoktur…
Türkiye yine ateşle imtihan oluyor…
At izi it izine karışmış durumda…
Kim haklı kim haksız belli değil…
Siyasetin dümen suyunda oturan tüm liderler ekrana çıktıklarında ülkeyi çok sevdiklerini söylüyor…
Ama aynı masa etrafına oturup, ülkedeki kaosu sonlandırmak için çözüm aramıyor…
Herkes 1 Kasım’da alacağı oyun hesabını yaparak bu oyunun parçası oluyor…
Sırça köşklerde oturanlar olayları izlemekle yetiniyor…
Analar ağlıyor, çocuklar yetim kalıyor…
Arslan gibi yiğitler şehit oluyor…
Ülke elden gidiyor…
***
Anadolu insanı en zor günlerde birlik olmasını tarih boyunca bildi…
İçte hizipleşme olsa da dışarıdan gelen tehlike karşısında; Türkü, Kürdü, Çerkezi, Lazı, Alevisi, Sünnisi aynı cephede savaştı, aynı tabaktan yemek yedi…
En zor günlerde sağduyu ile hareket etti…
Tüm dünyanın hayranlıkla izlediği dayanışma ruhu ile destanlar yazdı…
İçerisine sızmaya çalışan hainlere prim vermedi…
Umarım bu sefer de bu sağduyu harekete geçer…
Terör olayları son bulur, 1 Kasım’da toplumun her kesimini kucaklayacak geniş tabanlı bir hükümet göreve gelir…
Aksi takdirde, Türkiye’yi ‘Ortadoğu’ ülkesi gibi göstermek için sahneye çıkan soytarılara gün doğar…
Kan ve gözyaşı kader olur…
YORUM EKLE