Kızılyürek’in AP üyeliği adaylığı ne getirecek acaba?

   Arayışımız nedir?
    Birleşmiş Milletler parametreleri temelinde çözüm, deniliyor...
    BM parametreleri dediğimiz şey, kendimi bildim bileli tartışılıyor ama Kıbrıslı Türk liderler tarafından “iki bölgeli, iki toplumlu, iki halkın siyasi eşitliğine dayanan federal çözüm” olarak genel bir kabul görmüşlüğü vardır. 
    Öyleyse arayışımız, iki bölgeli, iki toplumlu, iki halkın siyasi eşitliğine dayanan federal çözümdür, diyebiliriz.
    Eğer öyleyse, her siyasal gelişmeyi bu ölçüye vurarak değerlendirmek ve ona göre “iyi” veya “kötü” diye damgalamak gerekiyor.

Şimdiki gündem
    Şimdi gündemde Niyazi Kızılyürek’in Avrupa Parlamentosu üyeliğine AKEL listesinden aday olması var... Medyada geniş yankı bulduğunda göre, önümüzdeki günlerde daha geniş değerlendirmelere de konu olacağını düşünüyorum.
    Kızılyürek’in adaylığı veya AP üyeliği, Kıbrıs sorununa “iki bölgeli, iki toplumlu, iki halkın siyasi eşitliğine dayanan federal çözüm” bulunmasına yardımcı olabilecek mi?
    AKEL, Kızılyürek’i aday göstermekle, Kıbrıslı Türklere ilişkin olarak kuruluşundan beri izlediği politikayı yeniden teyit etmeye çalışıyor. Kendini hem Kıbrıslı Rumların, hem de Kıbrıslı Türklerin ortak sosyalist partisi olarak konumlandırıyor. Kızılyürek’i aday göstermekle bu tezini güçlendirmiş oluyor. 
AKEL, şimdiki zamanda, Kıbrıs sorununa “yurttaşların eşitliğine dayanan çözüm” arıyorsa Kızılyürek’in adaylığıyla, bunun için de güçlü bir zemin yakalamış oluyor. Bu teze göre, artık çağ değişmiştir ve Kıbrıs Cumhuriyeti Avrupa Birliği üyesi olmuştur. Buna göre, her yurttaşın kendine yakın görüşleri olan bir siyasi partiye üye olması veya destek vermesi; Kıbrıs’ın bütünlüğünün de “Avrupai değerler” çerçevesinde sağlanması mümkün olabilecektir.
    Eğer, AKEL’in yaklaşımı buysa, bunun peşinden gidecek belli sayıda Kıbrıslı Türk bulunabileceğini düşünüyorum. Ama bunun “BM parametreleri temelinde iki bölgeli, iki toplumlu, iki halkın siyasi eşitliğine dayanan federal çözüm” olmayacağı da aşikardır.
    Bu, ancak üniter bir çözüm olabilir. Bu üniter çözüm, iki halkın eşitliği yerine, yurttaşların eşitliğine dayanır ve Kıbrıslı Türklerin siyasi haklarının budanması anlamına gelir. Üstelik bu çözüme, iki halkın siyasi temsilcileri aracılığı ile anlaşılarak varılmış olmaz; osmosis de denilen, bir tarafın diğer taraf içinde eritilmesi yöntemiyle varılmış olur. 

Kızılyürek ne yapabilir?
    Bunca zamandır sürdürülen müzakerelere rağmen BM parametrelerine dayalı çözüm bulunamadığına göre, artık başka yollar denenmesinin gerektiği ileri sürülebilir tabii... Bu durumda Kızılyürek’in girişimi, Kıbrıslı Türklerin Avrupa Parlamentosu’nda görünümünü sağlamak ve bulunabilecek başka yolları gündeme getirmek bakımından etkili olacak da denebilir.
    Kızılyürek’in seçilmesi AKEL listesinin ilk iki sırasına yerleştirilmesi ile mümkündür. Niyazi Kızılyürek’e bunun sözünün verilmiş olabileceğini düşünüyorum doğrusu. Kızılyürek seçilebilir.
    Ama Kızılyürek, Avrupa Parlamentosu’nda Kıbrıslı Türklerin çoğunluğunun oyunu alarak değil, Kıbrıslı Rumların belli bir kesiminin oyunu alarak oturacaktır. Oysa Kıbrıslı Türkler, gerek Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası’nda, gerekse üzerinde önemle durulan Birleşmiş Milletler parametrelerinde “ayrı bir siyasi varlık” olarak tanımlanmaktadırlar. Şimdilerde kavgasını verdiğimiz “siyasi eşitlik” de bu “ayrı siyasi varlığın” mevcudiyetine dayanıyor zaten. Buna göre, bu siyasi varlığı temsil edecek şekilde seçilmemiş hiçbir kişi, Kıbrıslı Türkler adına söz söyleme hakkına sahip olamaz.
    Bu bağlamda, Kızılyürek’in AP’daki varlığı, adada bir miktar Türkün de yaşamakta olduğunu ve bunların kendilerini Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yurttaşları olarak siyasi alanlarda da gösterebildiklerini kanıtlamaya yardımcı olacaktır. Bu görünüş, Kıbrıs sorununa “iki bölgeli, iki toplumlu, iki halkın siyasi eşitliğine dayanan federal çözüm” bulunmasının gerekliliğini değil, tam tersine gereksizliğini ifade etmeye yarayacaktır.

Arayış nedir?
    Tekrar soruyorum: Arayışımız nedir? Arayışımız, Kıbrıs sorununa “iki bölgeli, iki toplumlu, iki halkın siyasi eşitliğine dayanan federal bir çözüm” bulunması mı? Kızılyürek’in adaylığı bu arayışa yardımcı olabilecek mi?
    Bu sorulara akıllıca yanıt aramak, bizi bazı müştereklerde birleştirme potansiyeline bile sahiptir. Bu nedenle, Kızılyürek’in AP adaylığı ile ilgili tartışmaların önemsenmesi gerektiğini belirtmek istiyorum. 

YORUM EKLE