‘Sanal’ emek hırsızları

UBP-DP azınlık hükümetinin verdiği 9 günlük tatil sona erdi…
Hayaller bitti, hayatın gerçeği bugün herkesin karşısına yeniden dikildi…
Birçok insan hayat mücadelesine bugün kaldığı yerden tekrar başlayacak…
9 gündür kimsenin ağzına bile almadığı sorunlar bugün yine gündemdeki yerine oturacak…
Ülkedeki çarpık düzenden şikayetler sürecek…
Bugünün biz gazeteciler açısından da önemi büyük…
Çünkü devlet büyüklerimiz, partilerimiz 11 Temmuz Basın Günü dolayısıyla dün başlattığı açıklamalarını bugünde sürdürecek…
Gazeteciliğin ne büyük bir erdem olduğunu yapılan açıklamalarda ve düzenlenen törenlerdeki konuşmalarda bol bol okuyup dinleyeceğiz... 
Sorunlarımızın, bugün başkaları tarafından seslendirilmesinden mutlu olacağız... 
Ama yarın hepsi unutulacak…
Ne basın açıklamalarının ne de yaldızlı sözlerin bir hükmü kalmayacak…
Basın sektöründeki sorunlar katlanarak büyümeye devam edecek…
Teknolojinin hızla gelişmesi karşısında özellikle yazılı basın, tüm dünyada olduğu gibi Kuzey Kıbrıs’ta da her geçen gün kan kaybediyor…
Buna bir de yöneticilerin vurdumduymazlığı eklenince, çok basit sorunlar bile çözümsüz kalıyor…
Bugün Kuzey Kıbrıs’ta yazılı basını tehdit eden en büyük tehlikelerden birisi, adına ‘internet haberciliği’ denilen sitelerin yaptığı emek hırsızlığıdır…
Ne yazık ki gelmiş, geçmiş iktidarların gerek sosyal medya, gerekse internet gazeteciliği konusunda zorunlu yasal önlemleri alma yönüne gitmedikleri için bu alandaki yara her geçen gün büyüyor… 
Yasal boşluk nedeniyle Kuzey Kıbrıs’ta son dönemde canı sıkılan herkes, internet üzerinden yayın yapan ve adına ‘haber’ sitesi dediği bir oluşuma merak saldı... 
Bazıları durumu daha da ileriye götürerek yaptıklarına ‘internet gazeteciliği’ bile diyor... 
Bu yeni gazetecilik türünü yapmak için de öyle eleman alıp istihdam yaratmaya, malzeme alıp ülke ekonomisine katkıda bulunmaya veya matbaa kurmaya falan ihtiyaç yok... 
Bilgisayardan anlayan ve ‘Türkçe’ okumasını bilen bir eleman buldun mu olay kendiliğinden halloluyor... 
Bazı ‘haber’ sitelerinin sahipleri, ‘güçlü’ ikna yöntemleri sayesinde hatırı sayılır da bir reklam topluyor hem de devlete tek kuruş vergi ödemeden…
Hele haber konusunda hiç sıkıntı çekmiyorlar... 
Çünkü Kuzey Kıbrıs’ta yayınlanan günlük gazetelerin tümü bu açıkgöz site sahipleri ve onların bilgisayar başında işlerini yapan elemanının kullanımına açık... 
Benim haberimi kullanma diyemiyorsun... 
Neden mi?
Bu ülkede hala bir Bilişim Yasası yok da ondan…
Kim yapacak bu yasayı?
Tabii ki siyasi irade…
Neden yapmıyorlar?
Çünkü bu internet sitelerinin yaptığı ‘Emek’ hırsızlığından onlarda faydalanıyor…
Özellikle de seçim dönemlerinde…
Halbuki siyasi iradenin alacağı çok basit bir karar ile bu alandaki haksız rekabet önlenebilir…
Nasıl mı?
İşe, ülkede internet üzerinden habercilik yapan ve yapmak isteyen kişi ve kurumlar kayıt altına alınarak başlanabilir…
Resmi olarak isim tescili ve vergi numarası verilen bu kişi ve kurumlara; iletişim fakültesi mezunu en az 3 muhabir istihdamı şartı koşulabilir…
İzinsiz yayınladıkları haberlerden dolayı cezai müeyyide uygulanacağı özellikle kendilerine söylenebilir…
Bu basit önlemler sayesinde ülkedeki yüzlerce basın emekçisinin geleceği güvence altına alınabilir…
Basındaki rekabete denge gelir…
Yeter ki istek olsun…
YORUM EKLE