Satın alma, sahiplen... (2)

Geçen hafta, satın alma, sahiplen adlı sokaktaki ve barınaklardaki sevimli dostlarımız ile ilgili yazımıza, bu hafta da devam edeceğiz.  Gönyeli Barınağı ile ilgili yazımız ise, gazetemizde haftaya yayınlanacaktır. 
Böylece bu konu ile ilgili yazı dizimizi bitireceğiz. Sizlerin de bu konu ile ilgili görüş veya düşünceleriniz varsa, bana mail atabilirsiniz. Üst bölümde, ismimin altında mail adresim var. 
Sanılanın aksine, sokakta yaşayan kediler ve köpekler insanlara ihtiyaç duyarlar. Yiyecek, su ve bazen de barınma gibi ihtiyaçlarını, mükemmel bir şekilde kendi başlarına karşılamaları mümkün değildir. Ve ne acıdır ki bu sevimli dostlarımız her zaman yiyecek bulamazlar. Onlar için en zor olan karınlarını doyurmak ve su ihtiyaçlarını gidermektir.  
Bizler de, bu dostlarımız için neler yapabiliriz diye düşündüğümüzde, mesela evimizin veya işyerimizin önüne, uygun bir yere sokaktaki dostlarımızın yemesi için, bir kap içerisinde mama bırakabiliriz. Bunlar bizim zahmetsizce küçük de olsa sokaktaki dostlarımız için yapabileceklerimizdir. Bununla birlikte evdeki yemek artıklarını verirken dikkat etmeliyiz. Bayatlamış, küflenmiş yemek artıklarını vermeyelim. 
Sokaktaki dostlarımızdan kediler, soğukta en fazla 6 saat, köpek dostlarımız ise 17 saat kadar aç kalırlarsa ölebilirler… Bunu bir hayvan sever olarak bilmeyiz. Yemek bırakırken bunu unutmamalıyız… 
İki senedir yağan yağmurlardan, kış mevsiminin yaşam şartları daha da çetin olmaya başlamıştır. Bundan ötürü yiyeceklerin, yağmur görmeyen korunaklı bir yere konmasında fayda vardır. Mamalar açıkta kaldığı takdirde, yağmurdan zarar görür.  
Kediler soğuk havalarda ısınmak için arabaların motor bölümüne girerler. Bu yüzden sabahları, arabayı çalıştırmadan önce kontrol edilirse, ısınmak için arabanın motor bölümüne giren sevimli dostlarımız, yaralanmayabilirler...  
Köylerde ve kasabalarda yaşayan sokaktaki dostlarımız, şehirde yaşayanlara nispeten daha şanslıdırlar. Etrafta, çevrelerinde yakalayabilecekleri fare gibi ovalarda ve tarlalarda dolaşan sürüngenler vardır. Şehirde ise durum çok vahimdir. Çoğu zaman yiyecek bulamayan sokaktaki sevimli dostlarımız, bu yüzden doğru düzgün beslenemedikleri için erken yaşta hastalanıp ölebilirler...  

Sokaklar biz insanlar için bile tehlikelidir. Dikkatsizce ve süratli bir şekilde kullanılan arabaların çarptığı ve yaraladığı, bazen de öldüğü insanların olduğu kadar, bu şekilde yaşamını yitiren sokak hayvanları da vardır.  Onlar insanlar kadar şanslı değildirler. Arabanın çarpıp kaçtığı sokak hayvanının belki de az da olsa yaşama, kurtulma şansı varken, kaza sonrası olduğu gibi bırakılan sokak hayvanı bu yüzden, sakatlık yaşayabilir veya ölebilir. Böyle bir durumda hayvanın veterinere götürülmesi veya belediye veteriner hekiminin aranarak, yaralanmış sokak hayvanına yardım alınabilir. Sokak hayvanları bazen de sokaktaki diğer hayvanların saldırısına maruz kalır, yaralanır ve ölür. 
Her şeye rağmen, tüm zorluklara karşı yaşamaya çalışırlarken bir bakarsınız kötü kalpli merhametsiz insanlar tarafından zehirlenirler ya da yine insanlar tarafından zarar verilerek sakat kalırlar. 
Maalesef insanların çoğunun içinde kötü tohum vardır. Sırf bu yüzden başkalarına zarar vermeye çalışan insanların, başkalarının huzurunu kaçırmaktan keyif alan kötülerin, sokaktaki sevimli dostlarımıza nasıl davranacaklarını geliniz, siz düşününüz...
Sokakta yaşayan bu insan canlısı dostlarımızı, kısırlaştırarak hem onların daha fazla çoğalmalarını önleyebiliriz, hem de onların daha kolay bakımlarının yapılmasını sağlayabiliriz. 
Sokaktaki dostlarımızın daha fazla çoğalıp, sokaklarda aç ve sefil bir halde yaşamamaları için, kısırlaştırma en önemli ve en etkili yol, yöntemdir. Böylece sokaklardaki istenmeyen kedi ve köpek sayısı azalır. Acı çekmezler ve bu şekilde daha güvenli olurlar. 
Kısırlaştırılmış hayvanlar daha sakin olurlar, çiftleşme döneminin salgıladığı hormonlardan ötürü sinirli ve kavgacı olmazlar. 
Sokaktaki hayvan dostlarımız ister istemez az ya da çok, insanlar ile temas ederler. Bu bazen insanların yürüdükleri yolda olur, bazen sırada beklerken, yanınızdan geçen kedi ve köpeğin size bir hüzünlü veya sevinçli bakışından olur... Genel olarak insanlardan korkarlar ve uzak dururlar. 
Eğer bir sokakta, hayvanlar sizden kaçmıyorsa, biliniz ki orada bu dostlarımızın kıymetini bilenler vardır. 
Terk edilmiş bina, ev veya araba varsa oraya gidip orda yaşamaya başlarlar. Yazın boğucu sıcaklarından ve kışın soğuğundan bir nebze olsun rahatlamak için, toprağı eşeleyip kazarlar. Bir şekilde orada nefes almaya çalışırlar... 
Sokaktaki dostlarımızın çoğunluğu ne acıdır ki bir zamanlar büyük bir heyecan ve mutlulukla alınan, daha sonra ise sokağa bırakılan dostlarımızdır. Evde yaşadıklarından ötürü ev ortamının korunaklı düzeninin içinde büyümüşler.  Bu yüzden de sokağa bırakıldıklarında kendilerini tam manasıyla koruyamazlar. Sokaktaki diğer hayvanlar ile birlikte aynı ortamda yaşamak onlar için çok zor gelecektir ama nafile alışacaklardır… 
Sokaktaki dostlarımızın bir kısmı ise, zaten sokakta yaşayan, orada doğan ve yine sokaklarda yaşamak zorunda kalan dostlarımızdır. Bu dostlarımıza yaklaşırken onların da bir canlı olduğunu, tıpkı bizler gibi duyguları olduğunu unutmamalısınız.  
Merhamet ve vicdan bir insana yakışan en güzel özelliktir. Sokaktaki dostlarımıza sevgi ve şefkat ile yaklaşmak, sizi bir adım da olsa iyi bir insan olmaya teşvik eder... Seçim sizindir. 

YORUM EKLE