Tam bir tiyatro! Her şey göstermelik!

  Kuzey Kıbrıs’ta neredeyse hiç bir iş, amacına hizmet edecek şekilde yapılmıyor.
    Yol yapıyorsunuz, ilk yağmurda çöküp gidiyor. O kadar ki, bu işe hiçbir şekilde dahil olmayan insanları da beraberinde götürebiliyor.
    Bir konuda araştırma yapıyor veya çalıştay düzenliyorsunuz ama belirli bir sonuca varamadan dağılıyor; yapılan araştırmanın sonuçlarını bile öğrenemiyorsunuz. Dikkat ederseniz, her yıl üç-beş projenin sunumu yapılıyor ama sonuçlarının ne olduğunun hesabı verilmiyor. 
    Yaya geçidini bile iş ola işaretliyorsunuz. Belki de esas amacınız, yayaların yolun karşısına geçişini sağlamak değil; bir kaza halinde sürücüleri ağır bir cezaya mahkûm ettirebilmektir.

Üniversiteler
Son günlerde üniversitelerimiz ve YÖDAK ciddi şekilde tartışılmaya başlandı. Geçtiğimiz günlerde KKTC Meclisi’nde peş peşe uyarıcı konuşmalar yapıldı. Gazeteler, Türkiye’deki Yüksek Öğretim Kurumu, KKTC’deki üniversitelerin, içinde bulunduğu durumdan şikayetçi olduğunu haber vermişti. Hafta başından bu yana, adada bulunan YÖK denetçilerinin üniversitelerimizde denetimler yaptığı haber veriliyor.
Bu kadar değil ama... Üniversitelerde öğretim görmek için adaya gelen Afrikalı öğrencilerin perişan halleri BBC’ye bile konu oldu.  BBC-Türkçe, Nijeryalı öğrencilerin borç ve fuhuş batağına düşürüldüğünü yazıyor.
Başbakan Erhürman durumun vahametinin farkında olmalı ki, önceki gün Ankara’da yaşayan Kıbrıslı Türklere hitaben yaptığı konuşmada, üniversitelerin kötülenmesine fırsat vermemelerini istedi.
Bütün bunlar neyin sonucudur?
Üniversite açıyorsunuz; eğitim vermek için değil, kafeleri doldurmak veya boşta kalan konutları kiralamak için öğrenci davet ediyorsunuz. Öğrenci toplamak için çalışabileceklerini ve hatta ailelerine bile para gönderebilecekleri yalanını uyduruyorsunuz. Sonra, adaya gelen çocuklardan şikâyetçi oluyor; onları aşağılamak için elinizden ne gelirse yapıyorsunuz.
Üniversitelerdeki durum, üniversiteler üzerinden yaydığımız pis kokular, amacına hizmet etmeyecek şekilde göstermelik olarak yaptığımız işlerin sonuçlarının ne olabileceğine ilişkin güzel bir örnektir.

Turizm sektörü
    Kuzey Kıbrıs’ın yurtdışından önemli gelir sağlamasına neden olan diğer bir önemli sektör ise turizmdir.
    Üniversiteler böyle de turizm sektörü çok mu farklı...
    Önemli turizmcilerimizden biri olan Ünal Çağıner, bu sektördeki sorunları sıraladı. 2018’de turizm iyi gitmemiş... Şimdiki durumdan da umutsuzluk ifade ediyor.
    Aslında bu sektörün yaşadığı sorunların temelinde de ilgisizlik, ‘mış gibi yapmak’ sahtekârlığı yatıyor. Herkes turizmden nasıl pay alabileceğinin hesabını yapıyor ama bu sektörün nasıl istikrara kavuşacağı üzerinde ciddi bir şekilde durulmuyor. Aniden parlayan bazı hareketlerin sağladığı kısa süreli artışlar, başarılı bir yönetimin işaretiymiş gibi politik pazarlama amacıyla kullanılıyor.
    Turizm sektöründeki en önemli sorun, başta Türkiye olmak üzere çevre pazarlardan gerekli payı alamamaktır. Larnaka üzerinden Kuzey Kıbrıs’a gelenler Rum tarafınca engelleniyor ama bu konuda hiçbir ciddi girişim yapılmıyor. 

İstihdam sorunu
    Son günlerde istihdam sorunu tartışmaya açıldı. 
Ortada rakamlar var: Ülkemizde 55 bin kayıtlı yabancı işçi ve güçlü bir yabancı işçi düşmanlığı var. Bu 55 bin kişi olmasa ekonominin çarklarının hemen duracağı kesindir. 55 bin kişinin yatırımları olmasa Sosyal Sigortaların hiçbir ödemeyi yapamayacağı tartışma bile kaldırmaz. 
Buna karşılık “yerli iş gücü istihdamı” üzerinden siyaset yapılmaya çalışılıyor. Yerel işgücüne yer açmak için göstermelik girişimler yapılıyor.
Aslında ne üniversitelerin sorunları, ne turizm sektörü ne de çalışma hayatı ciddiye alınıyor.
Her şey göstermelik! 
Tam bir tiyatro!
Herkes, repliğini söylemek için sahneye çıkıp iniyor. Bir sağırlar diyaloğu ortamında yaşatılıyoruz.

YORUM EKLE