Türkiye ile anlaşma taslağı buysa, değişiklik ummak boşunadır!

  Bazı gazeteler, Türkiye ile bir türlü imzalanamayan ekonomik ve mali işbirliği anlaşmasının taslağını yayınladılar.
    İlk izlenimim şudur: İmzalanacak olan metin buysa, KKTC’de değişim beklemek boşunadır. Türkiyeli siyasi veya bürokratların üzerinde ısrarla durduğu ‘kablo ile elektrik getirilmesi’ gibi bazı hususlara karşılık Türkiye’den cari harcamaları destekleyecek şekilde kaynak sağlamaktan başka hiçbir işe yaramayacak bir taslak hazırlanmıştır. 

Yapısal dönüşüm
    Bugünkü durumda KKTC’deki en önemli sorun kamu yönetimi ve kamu yönetiminin gereksindiği harcamaların nasıl karşılanacağı sorunudur.
    Kamu yönetimi iş yapmıyor. Zaten kamunun bazı düzenleyici ve denetleyici işler dışında işi olmaması gerekir. Ama kamu yönetimi zorunlu olarak yapması gerekenleri yerine getirmediği gibi ülke kaynaklarının önemli bir bölümünü bize refah sağlayacak diye yok ediyor. Bu nedenle ülkede gerçek anlamda bir üretim faaliyeti gerçekleşemiyor.
    KKTC’de yapılması gereken şey; gerçek anlamda üretim yapan veya yapabilecek olan sektörler üzerindeki kamusal baskıyı azaltmak, insanların kazandıkları paranın daha azına el koyarak kaynaklarını kendi istemleri doğrultusunda harcamalarına olanak vermek ve gerçek anlamda bir piyasa yaratılmasına şans tanımaktır. Böylece her gün bu ülke için yeni planlar yapan siyasilerden kurtulmuş olacağız ve ekonomi de kendi yolunu bulacaktır. Böylece, çevremize satabileceğimiz mal veya hizmet üretebilecek; bu üretim için gerekli olan mal ve hizmetleri satın alarak ekonomik bir denge kurabileceğiz. 
Böyle bir düzene ulaşmak kolay olmayacaktır. Bugünkü siyasal sistemden beslenen kişi ve gruplar böyle bir değişime engel olmak için ellerinden geleni arkalarına koymayacaklardır. Siyasi liderler tehdit edilecek, yollar araçlarla kapatılacak, çeşitli grevler ve boykotlar yaşanacaktır. Hiç kimse bu devlet sisteminden yürüttüğü avantanın elinden alınmasına kolayca razı olmayacaktır. 
KKTC’de bir dönüşümden söz edeceksek ancak böyle bir süreç başladığı zaman söz edeceğiz. 

Taslakta ne yok?
    Böyle bir dönüşüm tek başına Türkiye ile imzalanacak bir anlaşma ile gerçekleşecek değildir elbette... Bunu gerçekleştirmesi gereken KKTC’nin siyasal oluşumlarıdır. Ne var ki, böyle bir dönüşümün en az sancılı olacak şekilde gerçekleşmesi Türkiye’den sağlanacak destek ve finansman sayesinde mümkün olabilecektir.
İşte size sadece bir-iki örnek...
Kamu yönetiminde iş bulma umudunu kaybedecek genç nüfusu yararlı işlerde çalışabilecek bireyler olarak yetiştirmek için ciddi bir eğitim reformuna ve iyi bir eğitim altyapısına ihtiyaç vardır. Bunun için gerekli kaynak bulunamazsa kamu yönetiminde istihdam olanağı bulamayan gençlerin yurt dışına göçünü önleyemezsiniz. Bu bir dönüşüm değil, yıkım olur!
Bugünkü durumda KKTC bütçesi neredeyse tümüyle maaş nitelikli harcamalar için kullanılıyor. Üstüne üstlük Türkiye yardımları dışında 852 milyon TL’lik de bir açığı var. Bu açıkların kapatılması için her gün zam üstüne zam yapılıyor; özellikle dolaylı vergiler artırılıyor. KKTC’de pahalılık bu şekilde körüklendiği sürece karlı bir iş yapmak mümkün değildir. Bunun önüne geçmek için işletmeler veya çalışan insanlar üstündeki vergi yükünü ciddi şekilde azaltmak gerekir. Türkiye’den mali destek sağlamadan bunu yapmak mümkün değildir.
Aileler, sağlık yardımı alabilmek için sosyal sigorta primi yatırıyor ama KKTC’de en gelişmiş sektörlerden biri de sağlık sektörüdür. Özel sağlık sektörü var olması için gerekli kaynağı yine bu ailelerden çekiyor. İnsanlar önce mecburi sağlık sigortası primi, sonra da sağlık hizmeti karşılığı olarak ücret ödüyorlar. Bu alanda yapılacak reform, ailelerimizi ciddi şekilde rahatlatacaktır. Bunun için de Türkiye’nin yardım ve katkılarına ihtiyaç vardır. 

Umutsuzluk egemen
    Geçtiğimiz hafta, KKTC’nin Orta Vadeli Programı tartışıldı. Ekonomik ve Sosyal Konsey toplandı ve dağıldı. Yaşadığımız sorunların kaynağına veya geleceğin nasıl olması gerektiğine dair dişe dokunur bir konuşma olmadı veya iş yapılmadı. Bazılarımızın bir umut olarak baktığı TC-KKTC işbirliği anlaşması da bu işe yarayacak gibi görünmüyor. Hükümet programlarına yazıları da hemen unutuveriyoruz.
    Bu metinleri ciddi şekilde tartışmaktan bile vazgeçtik. Bu anlaşma taslağının basına yansımasının üstünden de günler geçti ama ciddi bir şekilde tartışıldığına tanık olamadık.
    Tam bir UMUTSUZLUK vakası yaşanıyor. Değişmekten umudu kestiğimiz gibi değişim talep etmekten de vazgeçeceğiz galiba! 

YORUM EKLE