Yasa değil gerçek anlamda değişim gerekiyor!

  Hükümetin gündeminde Kamu Görevlileri Yasası var. Devlet çalışanlarının özlük haklarından, tayin ve terfilerine kadar pek çok konuda yeni düzenleme yapılacak.

    Devlet dairelerinde verimlilik olmadığı, işlerin yürümediği yaygın bir kanaattir. Devlet gelirlerinin tümüyle memur ve emekli ödemelerine gittiği de bilinen bir gerçektir. Bu nedenle KAMU REFORMU diye bir şey sürekli olarak gündemimizdedir.
    Peki “kamu reformu” diye isimlendirdiğimiz şey, öncelikle kamu görevlilerini ilgilendiren yasada değişiklik yapmayı mı gerektirmektedir? 
Bu değişiklik, kamudan daha etkin hizmet alma hedefine ulaşmamıza yetecek mi? 

Ne yaptık?
    Benim işte bu konuda kuşkularım var.
    Hatırlatayım... 2013 seçimlerine bütün partilerimiz Anayasa değişikliği vaadi ile girmişlerdi. Neyi, niçin değiştirmek istediğimiz üstünde fazla durmadan Anayasa değişikliğinin pek çok soruna çözüm olacağı düşünülmüş olmalıydı ki herkes “anayasa değişikliği yapmayı” bir siyasi hedef olarak ileri sürüyordu.
    Seçimlerden sonra ilk iş olarak bu değişiklikler hazırlandı. KKTC Meclisi hazırlanan Anayasa değişikliği paketini oybirliği ile kabul etti ama HALK REDDETTİ. “Nedir be amma bu” dedi. Kendi sorunları ile ilişkili görmediği bu değişikliklerle ilgilenmedi; kendine tanınan oy hakkını, “bilmediğimiz şeye evet demem” anlayışı ile “hayır” olarak kullandı.
    Bir örnek ise İyi İdare Yasası’dır. Bu yasa ile, yurttaşların idare karşısındaki hakları somutlaşmış oldu.
    Ne oldu peki? KKTC’deki idare, bu yasadan nasıl etkilendi? KKTC’deki idareyi, “İyi İdare Yasası’ndan önce ve sonra” diye ikiye ayırabiliyor muyuz? Bugüne kadar, bu yasadan yararlanarak idare karşısında uğradığı haksızlığı gideren bir tek yurttaşa rastladınız mı çevrenizde?
    Bugün kamu görevinin karşı karşıya bulunduğu en önemli sorun, kamu görevlilerinin tayin ve terfileri ile mi ilgilidir? Yoksa bir memurun yıllık izin miktarı mı bizim ilgi alanımız?
    
Sadeleştirme
    Kamu görevi ile ilgili en acil ihtiyaç SADELEŞTİRMEDİR. Yurttaşların atacağı her adımda karşılarında devleti buldukları yetmezmiş gibi, birden fazla devlet dairesi veya merciden izin alma zorunluluğu; bazı hallerde hangisinden öncelikle izin alınacağı karmaşası vardır. Örneğin bir restoran işletmesi için kaç yerden izin alındığını biliyor muyuz? Çalışan bir restoran kaç devlet dairesinin denetimine tabidir? Ya imar izinleri! İthalatı hiç saymayayım!
Devletin yurttaşların alanına bu kadar yoğun bir şekilde müdahale etmesi doğru değildir; maliyeti vardır ve hayatımızı zorlaştırmaktadır. Devletin yapmaması halinde bir şey kaybetmeyeceğimiz yüklerinden kurtarılması, ilk işimiz olmalıdır. Devletin bu yüklerden kurtulması, yurttaşların da kurtulması demek olacaktır.
    Pek çok daire aynı alanda hizmet vermektedir. Bunların birleştirilmesi, hem idareye etkinlik; hem de maliyetlerde düşüş sağlayacaktır. Devletin yapısında da sadeleştirmeye ihtiyaç vardır. 
    Bütün ada belediyelere bağlandığına göre, ciddi bir BELEDİYELER REFORMU ile belediyelerin yetkilendirilmesi, bu sadeleştirmenin parçası olarak düşünülmelidir.

Yasa karşısında eşitlik
    Kamu görevlilerine gelince... 
Kamu görevi, diğer çalışma alanları gibi bir eylem alanıdır. İnsanlar başka işlere başvurur gibi başvurmalı, işini yaptığı sürece onun sağladığı hakları kullanabilmelidir. Daha yüksek gelir beklentisi olan daha iyi bir işe geçebilmek için gayret gösterir.
    Şu anda devlet çalışanlarının tümü de Sosyal Sigortalar Yasası’na bağlıdır. Çalışma Yasası ile birlikte değerlendirildiği zaman bu yasaların yurttaşlarımıza sağladığı haklardan herkes yararlanabilir ve yararlanmalıdır. Bu yasalar yeterli değilse KKTC Meclisi bunları değiştirmeyi gündemine almalıdır. Bir kişi devlet görevlisi, bir diğeri özel sektör çalışanıdır diye haklarında farklılıklar olmamalıdır. Yurttaşların yasalar karşısında eşitliğinin sağlanmasına buradan başlanmalıdır.
    Bu aynı zamanda kamu yönetimine etkinlik ve tasarruf sağlayacak bir düzenleme olacaktır. Ortadan kalkmış görevler veya olmayan işler için eleman istihdamı da önlenmiş olacaktır.

Değişim gerekir
Kamu görevlileri ile ilgili değişiklikler kamu düzeninde bir değişim getirecek mi? Bu değişikliklerden sonra kamudan alınan hizmetin kalitesi yükselecek mi? Kamu hizmetlerinin hayatımızdaki ağırlığı azalacak mı?
Yanıtlanması gereken sorular işte bunlardır. Her türlü değişiklik de bu sorulara yanıt olacak şekilde düşünülmelidir. 
    Halk, Anayasa değişikliğinin “hayatımızda bir değişiklik” anlamına gitmediğini gördü ve reddetti. İyi İdare Yasası hayatımıza bir değişiklik getirmedi. Kamu görevlileri ile ilgili yasal değişiklikler halk oyuna sunulmayacak. Halkın bu değişiklikleri reddetme şansı olmayacak. Bu nedenle yukarıdaki sorulara Meclis’teki milletvekillerinin daha şimdiden kendilerinin yanıt vermesi gerekiyor.
    Ne olur, yeni işler yapmadan önce, daha önce yaptığımız işlerin sonuçlarını iyi değerlendirelim; dersler çıkaralım. Ders çıkaralım ki, halkın hayatına etki etmeyecek boş işlerle uğraşmayalım.
 

YORUM EKLE