Yaseminler

Bazen zordur ifade etmek kendini…

Gün olur sessizce büyür yalnızlıklar ve biz hiç anlayamayız...
Niye birbirimizden koptuğumuzu, niye birbirimize yabancılaştığımızı...
Hiç anlayamayız doğrudur...
Sadece derin bir sessizliğe gömülür insan,
Sanki bir kuyunun dibine çökmüş gibi,
Sanki bir dağ başında unutulmuş gibi...
Gündüzler küçülürken, geceler büyür...
Yine de hiç değişmez biliyor musunuz? 
Suskunluğun büyümesi...
Ve bunu da insanın anlatması...
Yazının da başında yazmıştım, çoğu zaman zordur, 
İfade etmek kendini…
Gün olur sessizce büyür yalnızlıklar ve biz hiç anlayamayız...
Niye birbirimizden koptuğumuzu, niye birbirimize yabancılaştığımızı...
Düşünüyorum da; bunlar hep ince işler galiba, 
Bazen kafamız basar, bazen basmaz misali,
Konuşsan vay, konuşmasan yine vay...
Konuşmak zor, susmak daha zor; beklerken öylesine bir dağ başında, sessizlikte çığ olmuş isyan yankılarında...
Bu yüzden belki de öğrenmeliyiz susmayı, 
Bu yüzden belki de öğrenmeliyiz sessizliği…
Gün olur, geçer...
Ay olur, o da geçer...
Yıl olur, sanki dün gibi...
Seneler olur… Yaşanmamış sayarız...
Sessizce, susarız…
Bir zaman birisi demişti ki; 
“Bizim nesil çok fazla sevgi sözcükleri öğrenmedi… Öğrenemedi belki de...
Hayat kavgası,
Yokluklar,
Gurbetlikler…
Sanki her şeyi bilen, 
Ama hiç bir şey yapamayanız…
Bizler duyguları hırpalanmış, kendisi de mahcup bir nesil miyiz nedir, beceremiyoruz sevdiğimizi söylemeyi...”
İyisi mi hadi geliniz, biz yeni kelimeler bulalım,
Sevgiyi hissettirecek,
Sıcaklığı anlatacak…
Sessizliği çözecek...
Mesela yaseminler ne güzel tütüyor değil mi?
Hep beraber koklayalım yaseminleri, sevdiğimize yasemin toplayalım, yastığının başına koysun ki, bizi hatırlasın uyurken...
Yaseminler bizim sevda çiçeğimizdir.
Severken ise bazen susarak sevelim, bazen bakışarak sevelim bazen de konuşarak... Yeter ki tek başımıza sessizce, suskunca değil, beraberce sevelim, beraberce söyleyelim aşk sözcüklerini...

YORUM EKLE