Yatırımcı mı istiyorsunuz? Önce elinizdekileri değerlendirin!

  Türkiye-KKTC Yatırım ve İş Birliği Konferansı, dün Merit Royal Otel’de önemli bir katılımla gerçekleşti.  Belki de sadece düzenleyicilerin önemli bir başarısı olarak bakmak lazım ama, böyle bir konferansta başta Cumhurbaşkanı olmak üzere KKTC yetkililerinin hazır bulunarak konuşma yapması önemli bir gelişme olarak değerlendirilmelidir.
    Önemlidir!
Çünkü bu toplantıya katılım, ülkemize dıştan yatırımcı gelmesini ve Türkiye ile KKTC arasında işbirliği yapılmasını önemsediklerini gösteriyor. 
Yatırımcı ama özellikle de Türkiyeli yatırımcı düşmanlığının alabildiğine yükseldiği bir dönemde bu iradeyi göstermiş olmalarından dolayı KKTC yetkililerini elbette kutlamak gerekir.

YATIRIM İKLİMİ
    KKTC yetkilileri bu konferansa katılmakla yatırıma verdikleri önemi göstermiş olsalar bile yatırım konusunda geçer bir nota sahip değillerdir. Bunun nedenlerini şöyle sıralamak isterim:
•    Neredeyse bir yıldan beri bir kriz ortamında yaşıyor olmamıza karşın, ekonomik alanda alınabilecek her türlü önlem görüşülüp tartışılmış ama adadaki yatırım ortamının iyileştirilmesi konusunda hiçbir adım atılmamıştır.
•    Yatırımı engelleyen faktörlerin başında “ağır bürokrasi” gelmektedir. Zaten Başbakan Erhürman, dünkü konferansta yaptığı konuşmada, buna dikkat çekmiş ve “bürokratik engellerin hızla kalkacağını” taahhüt etmiştir. Ama taahhüt yetmez; yatırım isteyen önce bu engelleri gerçekten kaldırmalıdır.
•    Maliye Bakanlığı tarafından yaptırılan kamuoyu çalışmasının bazı sonuçları da, yatırımı engelleyen faktörlerle ilişkilendirilebilir. Bu araştırma, Kuzey Kıbrıs’ın BİR GERİLİM BÖLGESİ olduğunu kanıtlamıştır. Etnik gerilim ile kamu-özel sektör arasındaki gerilim ise özellikle dikkat çekicidir. Bu gerilimin varlığından daha çok nedenleri önemlidir ve bu araştırmadan önce de varlığı çeşitli şekillerde saptanıp dile getirilmiş olan bu gerilimlerin azaltılması için hiçbir önlem alınmamış; tam tersine bu gerilimlere dayalı siyaset üretenler ön plana çıkarak başarılı olmuştur.
•    Ve bence en önemlisi; bu adada yatırım yapmak isteyen her yatırımcı, her gün dövülmüş, hakarete uğramış ve pişman edilmiştir.

ADADAKİ YATIRIMCILAR
    Sonuncu üzerinde biraz daha durmak isterim...
    Başbakan dünkü konuşmasında, KKTC’nin Türkiye’de yeniden tanıtılması gerektiğinden de söz etti. En önemli tanıtım, bir şekilde adaya gelmiş olan insanları geriye memnun ederek göndermeyi başarmaktır. En ucuz ve en etkili tanıtım budur.
    Eğer yatırımcı peşinde isek, dün Merit Royal’ın salonunu dolduranlara olumlu mesajlar verebilmemiz gerekirdi. Salonda değildim ama daha sonra, KKTC’deki yatırım ikliminin olumsuzluklarından söz edenlere yönelik eleştiriler işittim. Herhangi bir ülkeye yatırıma gidecek insanlar, kendilerinden önce kim ne yapmış; nelerle karşılaşmış; kar mı, yoksa zarar mı etmiş diye öğrenmeye çalışırlar. Yatırımcıların “iki çift tatlı söze” kanmayacaklarını; kendilerinden önce bu yolu yürümeye çalışanların deneyimlerini dikkate alacaklarını bilmemiz gerekir.
Merit Royal’e gelen iş insanları, Cumhurbaşkanı Akıncı ile Başbakan Erhüman’a, “bize yatırım yaptığı için memnun olan ve sizin adınıza bizi davet edecek bir iş insanı gösterebilir misiniz” diye sorsalardı ne yanıt alırlardı acaba?
    Merit Royal’e toplanan iş insanları, “önemli, örneğin 100 milyon dolarlık bir yatırım, kaç yılda sonuçlandırılabilir” diye sorsalardı net bir yanıt alabilirler miydi?
    Alarko Holding’in iki kurucusundan biri olan İsak Alaton, bir ziyaretimde elime bir kartvizit tutuşturmuş ve “bu adama iyi bakın” demişti. “Bunun gittiği yere çoğu gider; kaçtığı yerden çoğu kaçar.” İstanbul doğumlu Musevi bir iş insanından söz ediyordu. O iş insanı şimdi adada değil; kaçtı! 
Bu yazının başlığını bu duygu ve düşünceler altında belirledim: Yatırımcı isteyen, öncelikle elindeki yatırımcılara iyi bakmalıdır. Gerisi belki de kendiliğinden gelecektir.  

YORUM EKLE