Yenilenemezseniz, bedelini ödeyeceksiniz!

    Elektrik fiyatlarına yüklü oranda zam geldi. 
Korkunç bir zam! 
Yapanların insafsızlığını mı yansıtıyor? 
Kesinlikle hayır! 
Bakanlar Kurulu üyelerini herkes yakından tanıyor. Kaçınabilselerdi, bu zammı yapmaktan kaçınacaklarına, kendi adıma ben, zerre kadar bile kuşku duymuyorum.
Öyleyse neden? Hükümet bu zammı neden yaptı?
    Kıb-Tek Genel Müdürü’nün açıklamasını okuduk. Dünyada petrol fiyatları yükselme eğiliminde... Üstelik TL’nin dolar karşısında yaşadığı erime de biliniyor. Bu durumda elektrik üretiminde kullanılan petrolü sağlamak giderek zorlaşıyor. Sonuçta elektriği kullananlara ödettirmek gerekir. Kimilerini biraz kollamaya çalışsanız bile, herkesi kollayamazsınız. KKTC Maliyesi’nin durumu da meydanda... Döviz kurlarının yükselmesi ile birlikte gelirlerinde bir artış olması öngörülüyor ama maaşlar başta olmak üzere giderlerinin de artacağını hesaba katmak gerekiyor. 
    Eğer konumuz elektrikse, geriye bu elektriği daha ucuza üretmek ve dağıtmak seçeneklerini aramaktan başka bir yol kalmıyor.

Eskimiş sistemler
    KKTC’nin elektrik ihtiyacının daha sağlıklı bir şekilde karşılanıp karşılanamayacağı yıllardan beri tartışılıyor. Şimdiki kullanmakta olduğumuz sistemlerin yetersizliği ve pahalı üretime neden olduklarına kuşku yok. Teknecik’teki iki üniteli santral 1980’lerin teknolojisine sahiptir. Ondan sonra yapılan ise bunların yanına evlerimizde kullanamayacak kadar büyük jeneratörler ilave etmekten başka bir şey olmamıştır. 
    Dök petrolü; üret elektriği... Şimdiki üretim sistemi bu...
    Bir de yönetim ve işletme sistemi var tabii... Kıb-Tek, yasa ile kurulmuş bir devlet kurumudur. Yani elektrik devlet eliyle üretilmekte ve dağıtılmaktadır. Her ne kadar özerkleştirmekten söz edilse bile, sonuçta kurumu yönetenler ile devleti yönetenler ayni ekiplerdir; yoldaşlar veya yandaşlardır. Çıkarlar ortaklaşmıştır; çelişkileri sıfıra inmiştir. Çatışma ve bundan kaynaklanacak çekişmeler de yoktur. Kıb-Tek’i yönetenler zaten bu işi gönüllü olarak partililik aşkına ve halka hizmet için yaparlar.
    Kimisi buna “uyum” der ve bundan bir yarar bekler... Ben, bunun atalet ve etkisizlik doğurduğunu düşünürüm. Bir işi yapan ile denetleyen; hizmeti üreten ile satın alan ayni kişi olursa sistemin etkin çalışması beklenemez. Çatışmasızlık, sonuçta durgunluk; durgunluk ise çürüme getirir. Bunu kanıtlayan yeterince olay yaşanmıştır; yaşanmaya devam etmektedir.
    KKTC, Kıb-Tek’in üretim biçimini değiştiremediği gibi, yönetim ve işletme biçimini de değiştirememiştir. Dünyada artık devletlerin en vazgeçilmez kurumları bile bir şirket gibi yönetilmeye çalışıldığı halde, KKTC’de üretim yapan, ürettiğini satan, bunun için büyük satın almalar gerçekleştiren kurumlar bile şirketleştirilememiştir.

Zaman geçiyor
    Bu eskimiş sistemlerin yerine ne koymak gerekiyor?
    Bu soruya yanıt ararken, oldukça teknik olan elektrik üretiminde uzmanlaşmış kişilerin bilgilerine başvurmak daha doğru olacaktır. Ama biz de biliyoruz ki, bugünkü durumda daha ucuz yakıt kullanan üretim üniteleri kullanabileceğimiz gibi; rüzgar ve güneş gibi doğal kaynaklardan faydalanmak da mümkündür. KKTC’de uzun zamandan beri tartışılan bir kaynak ise Türkiye’den kablo ile elektrik getirmektir. Belki de doğrusu, bütün bu çeşitliliği içinde taşıyan bir sistem geliştirmektir. İşte buna uzman desteği ile devleti yönetenler karar verecektir.
    Bu arada, Kıb-Tek’in yönetim ve işletme sistemini de değiştirmek gerekir sanıyorum. Memurları bile performansına göre değerlendirmek gerektiği söylenir ve bir kamu reformunun kaçınılmazlığına vurgu yapılırken, Kıb-Tek’i eskimiş şekli ile sürdürmek doğru değildir. Bu alanda da değişim şarttır.
    Ama zaman geçiyor... Zamanı durduramazsınız... Akan zamanla birlikte eskimeyi, yıpranmayı, çürümeyi de önleyemezsiniz... Sizin yapabileceğiniz şey, zamanında değişmek ve yenilenmektir. Oysa elektrik ile ilgili sorunlar yıllardan beri konuşulup tartışıldığı halde, bugüne kadar harekete geçilmemiş veya geçilememiştir. 
İşte şimdi bunun bedelini ödeme zamanı gelmiştir. 
Ödeyeceğiz! 
Eğer temsili demokrasi ile yönetiliyorsak... Eğer bizzat bizim seçtiğimiz yöneticiler, zamanında yenilenmek konusunda bir şey yapmamışlarsa; bu gecikmenin bedelini ödeyeceğiz. Hasta yatağında yatan, yaşlılığını daha uygun bir ortamda yaşamak isteyen; çocuğuna iyi bir uyku ortamı sağlamaya çalışan; herkes, elektrik üretim ve dağıtım sistemini zamanında yenilememenin bedelini  ödeyecek! Sadece elektriğe takılıp da kalmayın üstelik! Eğitimde, sağlıkta, yenilemekte tereddüt ettiğimiz her alanda bedel ödemeye devam edeceğiz. 

YORUM EKLE