2019’un özeti ve 2020 beklentileri

2015 yılından itibaren zamana yayılmış olan Türk Lirası devalüasyonu 2018 yılında hızlanmış ve ağustos ayı ortasında tarihi zirvesine tırmanmıştı. Ağustos ayındaki kur şoku sonrasında finansal piyasalarda yaşanan olumsuz hava ekonomiye de sirayet etmişti. Bu itibarla, 2018 yılının ikinci çeyreğinde daralmaya başlayan ekonomi 2018 yılının son çeyreğinden itibaren 3 çeyrek dönem üst üste daralarak ekonomik resesyona sebebiyet vermişti.
Kriz sonrası fırsat faizlerin inmesi
2019 yılında finansal piyasaların toparlanması ve ekonominin yeniden kalkınması adına yaşanan en önemli finansal gelişme faizlerin indirilmesi adımları olmuştur. Yıl boyunca küresel bazda süregelen ABD yaptırımları, vergi kotaları ile perçinlenen ekonomik büyüme endişelerinin neticesinde küresel merkez bankalarının aldıkları kararlarla dolar faizleri 2019 yılında 3 kez faiz indirimi yapılarak % 1,50 - % 1,75 bandına geriledi. Avrupa Merkez Bankası politika faizi sıfırken, Japonya negatif faiz uygulamasına devam etti. Dolayısı ile hızlı şekilde düşürülen global faizlere müteakip olarak Türk lirasındaki devalüasyon sınırlı kaldı ve 2018 kur krizini müteakip zirve yapan Türkiye politika faizlerinin tekrardan indirmesinde önemli bir rol oynadı. Bu bağlamda, sepet kur 30 aralık tarihi itibariyle yıl başına göre % 10,99 oranında önceki yıllara kıyasla nispeten daha az bir oranla değer kaybı yaşadı. Menkul kıymetlerde dış yatırımların 80 Milyar dolardan 45 Milyar dolara gerileyerek 40 Milyar dolar düzeyinde azalması ve iç talep tarafında yurt içi yerleşik kişilerin 2018 ağustos ayından sonra ellerinde tutukları 151 milyar dolarlık dövizi aralık sonuna kadar 193 milyar dolara çıkarmaları Türk Lirası üzerinde baskı yaratmaya devam ediyor. Olumlu gelişme tarafında faizler ılımlı seviyelere kadar geriledi ve krediyle yatırım yapma fırsatı doğmuş oldu. TCMB 25.10.2019 tarihinde politika faizini 250 baz puan daha indirerek % 14’e çekti ve son olarak 13.12.2019 tarihinde politika faizi % 12’ye çekilmiştir. KKTC Merkez Bankası ise TCMB’ye paralel olarak mevduat faizlerini 4 kez indirerek faiz oranlarını % 13,25’den % 7,25’e indirdi ve TL munzam karşılık oranını ise 16.12.2019 tarihi itibari ile % 2,25’e çekti.
2019’da istikrarlı yüksek kazanç sağlayan altın ve borsada son dakika golü
Türk Lirası faiz indirimlerine müteakip döviz kurlarında hafif bir yükselme yaşandı ve yönünü yukarı doğru çevirdi. Türk lirasının cazibesinin azalması ve güvensizliğin devam etmesi sonrasında döviz alımlarının da devam ettiği ve bazı yatırımların ise borsaya çevrildiği gözlemlendi. Faiz ve para piyasasına ek olarak Borsa İstanbul’da işlem gören Türk varlıklarının (hisselerinin) performansının finansal yılbaşından itibaren inişli çıkışlı seyrederken kasım ayından itibaren yükselişe geçtiği gözlemlendi. Borsa, yılsonundan buyana 91.270 puandan yaklaşık bir yıllık zaman zarfında % 25.48 oranında değer kazanarak 30 Aralık 2019 tarihi itibari ile 114.522 puana yükseldi. Küresel küçülme endişeleri ve jeopolitik risklerin artması nedeni ile % 33,71 oranıyla en yüksek gelir getiren finansal araç ise gram altın oldu.
2020’de düşük faiz ve hayat pahalılığı ortamının devam etmesi kuvvetle muhtemel
Dış faktörlerde finansal piyasalara olumlu yansıyan taraf ise düşük politika faizleri. Amerikan Merkez Bankası (FED) 2019 yılında yaptığı 3 faiz indirimi sonrasında yılsonu itibari ile faizin sabit tutulması yönünde sinyaller vererek, 2020 yılında indirime gitmeyeceğini basına açıkladı. Bu vesile ile Türk Lirası faizlerinin de düşük seviyelerde kalması ve kredi kullandırımlarının artarak yatırımların ve ekonomik büyümenin desteklenmesinin önün açık kalacağını söyleyebiliriz. Zira, ABD ve AB tarafı da 2020 yılında para politikasında değişim düşünmüyorlar. Böylece, dövizde yaşanan gevşek para politikası da Türk Lirasında finansal bağlamda değer kaybı riskini de azaltacaktır. Düşük faiz ortamı ve TL’nin istikrarlı gitmesi sonucunda ılımlı bir enflasyon seyri ile ekonomiye ve Türk Lirasına olan güven artabilir. Bu fırsatın siyasi istikrarla ve rasyonel maliye politikaları ile desteklenmesi önem arz etmektedir.
2020’de jeopolitik riskler ön planda olacak!
2020 yılında Türk Lirasının performansı, faizlerdeki gelişmeler ve ekonomik büyüme trendi jeopolitik risklerin gölgesinde seyredeceğe benziyor. Zira, Suriye’de savaş sonrası çatışmalar hala devam etmekte ve mülteci krizi sorunu artarak ilerlemektedir. Bu hususta Türkiye daha fazla mülteci akımını karşılayamayacağını beyan ederken, Almanya Başbakanı Angela Merkel AB adına konuyu görüşmek üzere Türkiye’ye gidiyor. Buna ek olarak 2020 yılı başlarında Türkiye deniz sınırı ve güvenlik antlaşması yaptığı Libya’ya askeri destek göndermeye hazırlanıyor. Hükümetin bu kararının ocak ayı başında meclis kararı ile desteklenmesi hedeflenmektedir. Türkiye uluslararası tanınmış Libya hükümeti ile antlaşma yapmasına rağmen, hükümete muhalif olan General Khalifa Haftar güçleri Rusya, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve Ürdün tarafından açıkça destekleniyor. Yapılan antlaşmaya Yunanistan ve Kıbrıslı Rumlar da İsrail’le birlikte tavır alıyorlar.
ABD tarafında Suriye’ye girme ve Rusya’dan S-400 füzesi alınması sonrasında ABD Senato komitesi de ABD Temsilciler meclisinin aldığı yaptırım kararı üzerine hazırladığı yaptırım listesini onayladı. Başkan Trump’a sunulacak olan yaptırım listesi uygulanacak olan yaptırım türlerine göre yapabileceği olumsuz etki şekillenecek. Dolayısı ile ABD tarafından oluşan politik riskler ve bunların finansal piyasalara yansımaları 2020 yılında da peşimizi bırakmayacağı anlaşılıyor.
2020 yılında Doğu Akdeniz’de ısınan suların ve sürtüşmelerin artarak devam edeceği öngörülmektedir. Suriye Başkanı Beşar Esad’ın danışmanı Bouthaina Shaaban 26 Aralık 2019 tarihinde Suriye’nin Rusya şirketleriyle ortak olarak Doğu Akdeniz’de gaz arama çalışmalarına başlayacağını duyurdu. Böylelikle, Doğu Akdeniz’deki enerji denklemine ABD, AB, Katar, Türkiye, Kıbrıs Cumhuriyeti, KKTC, Yunanistan, İsrail, Mısır’dan sonra Suriye ve Suriye üzerinden Rusya da müdahil oldu.
Herkesin yeni yılını tevazu ile kutlar, Türkiye ve KKTC’nin iyi bir finansal ve ekonomik yıl geçirmesini temenni ederim.

YORUM EKLE