2020 bütçesi

2020 yılı bütçesi Mecliste ele alınmaya başlandı. Bu bütçe ele alındığında, ekonomide içinde bulunduğumuz çıkmazı bize göstermektedir.
Bakın, Ticaret Dairesi İthalat verilerine göre; Temmuz ayına kadar toplam ithalatta 2018’e göre %23 gerileme var. Bu önemlidir. Çünkü düşen rakamlar, üretim için olan ham madde, yatırım makineleri ve yarı mamul mallarla ilgilidir. UBP- HP Hükümeti de bu alanda olumlu bir gelişme olamayacağı inancı içinde olduğunu Meclise sevk ettiği bu 2020 bütçesi ile göstermiştir.
Çünkü, bütçe gelirleri içinde çok önemli bir kalem olan İthalattan alınan vergilerin toplamını ifade eden, Uluslararası Ticaret ve Muamelelerden Alınan Vergi öngörüsü, bunu resmen göstermektedir. Neden mi? Bakın bu vergi, yani ithalattan alınan vergilerin toplamı, 2019 Bütçesinde 1.142 milyar TL olarak öngörülmüştü. Şimdi 2020 Bütçesinde İthalattan alınan bu vergilerin toplamına dönük olarak UBP- HP Hükümetinin öngörüsü 1.149 milyar TL’dir. Yani durgunluğu kabul etmeyi bir yere bırakın, resmi enflasyonun % 10 olarak ilan edildiği bu günlerde, bu alanda öngördüğü gelir artışı, %10’luk enflasyon kadar bile değil. Yani bu reel olarak daha da küçülme içine gireceğimizin açık ilanıdır.
Ancak bir başka bilgi ile de olaya bakmamız gerekiyor. Maliye Bakanlığının yayınladığı Bütçe Gerçekleşme verilerine göre; Ekim 2019’a kadar Uluslararası Ticaret ve Muamelelerden alınan vergilerin toplamı 695 milyon TL oldu. Şimdi Kasım ve Aralık ayı gelirleri ile birlikte bu rakam 2019 için öngörülen gelir tutarına gelir mi? Bu gidişle bunun zor olacağına inanıyorum. 2018 içinde gerçekleşen %20’yi aşkın enflasyon ve 2019’daki %10 enflasyon ışığında konuya bakarsanız, zaten 2019’da TL bazında gerçekleşen bu gelire karşın, reel olarak ciddi bir kayıp içinde olduğumuz açıktır. 
Ayni şey FIF içinde var. 2019 Ekim ayına kadar Maliye Bakanlığı gerçekleşme verilerine baktığımızda Fiyat İstikrar Fonu geliri, 634 milyon TL oldu. 2020 Bütçesi için öngörülen FİF geliri ise 770 milyon TL'dir. 2018 ile 2019 enflasyonu açısından bakarsanız, bunda da reel olarak, ciddi bir erozyon içinde olduğumuz açıktır. 
Hele Ticaret Dairesinin ithalat istatistiklerine baktığımızda, taşıt araçları ithalatının, 2019 Temmuzunda bir önceki yılın aynı dönemine göre, %23 azalmış olması. Aynı zamanda yakıt ithalatının bu dönem içinde %9 azalmış olması son derece dikkat çekicidir. Hele Güneyden yapılan yakıt alışlarının arttığı bir dönemde, yakıt ithalatının %9 azalması iç tüketimdeki ciddi kaybı gösterir. 
Ayrıca, Türkiye destek ve katkıları da dikkat çekicidir. TC Yardımı olarak Savunmaya verilen destek 2018 yılında 189 milyon TL olarak gerçekleşti. Bu kalemdeki destek 2019 Eylül ayında 426 milyon TL oldu. Ancak reel sektöre destek konusunda 2019 içinde bir küçük katkı dahi gelmedi. Şimdi UBP-HP Hükümeti 2020 Bütçesine TC Desteği için 860 milyon TL öngördü. 
Yerel kaynaklardan enflasyonun gerisinde öngörüler yapan hükümet, bir tek bu kalemde uçtu. İnşallah gerçekleşir. Ancak kendi ekonomisinin büyümesinden ötürü, reel gelir öngörmeyen hiç bir yapı, ülke insanına ve ekonomisine ciddi bir katkı veremez.
Bu Bütçede; Eğitim, Sağlık, Yollara dönük ciddi bir yerel katkı hemen hemen hiç yok. Ayrıca Tarım sektörüne dönük olarak enflasyonun 2018 ve 2019’da kırıp geçirdiği ve maliyet artışı yarattığı gerçeğine de bir cevap yok. Ayni şekilde esnafa, iş dünyasına da bu ağır enflasyon koşullarında hibe veya düşük faizli kredi desteği sunmak için de bir ciddi işaret yok. Kısacası, 2020 Bütçesi enflasyona yenik düşen ve bu yenilgiden de çıkış için bir umut vaat etmeyen bir içeriktedir. Hele ülkeye 2 milyon turist getireceğiz mesajları veren, aynı zamanda en büyük gücümüz diye nutuklar atılan, üniversite sektörüne dönük de ciddi destek yok. Kısacası bu 2020 bütçesi, mevcut olanı iyi kötü idare edelim,” da dur bakalım ne olacak” anlayışı bütçesidir. 

YORUM EKLE