Rusya-Ukrayna ve İsrail-Hamas savaşı on binlerce can kaybına, yüz binden fazla insanın sakat kalmasına ve milyonlarca insanın yerini, yurdunu terk etmesine yol açtı…
Ortadoğu’da ‘yeni düzenleme’ çerçevesinde ciddi gelişmeler de yaşandı…
Bunların başında ABD’nin, Güney Kıbrıs’a uygulanan silah ambargosunu 47 yıl sonra kaldırması,
Baf’ta hava, Tatlısu’da deniz üssü kurma kararı almasıdır…
Baf askeri havaalanından kalkan Fransız uçaklarının Lefke’deki Türk köylerinin üzerine alçak uçuş yapması da küçümsenecek bir olay değildir…
Siyasi ve askeri gelişmelerin yanı sıra Güney Kıbrıs’ın, dünya çapında en güçlü şirketlerle birlikte yürüttüğü doğal gaz sondajlarında zengin yatakların ortaya çıkması sadece ticari açıdan değil, siyasi ve askeri açıdan son derece önemlidir…
Kıbrıslı Rumların, doğal gazdan elde edilecek gelirleri bizimle paylaşması çok zayıf bir olasılıktır…
Yine de umudu kesmeyelim…
Kıbrıs’ın kuzeyinde derinleşen bir ekonomik kriz vardır…
Özellikle kuzeyde iş yapan yabancı emlakçıların tutuklanması sonrasında inşaat sektöründe başlayan krizin bu yıl içinde daha da derinleşeceğini anlamak zor değildir…
Gerek inşaat, gerekse buna bağlı sektörlerde meydana gelecek ekonomik kayıpları toparlamak ve iflas noktasına gelen iş yerlerini yüzdürebilmek hiç de kolay olmayacak…
Halkın sağlığı da bozuldu
Geride bıraktığımız 2025 yılını değerlendirirken; gelecek endişesi yaşayan ve aşırı pahalılığın etkisinde kalan halkımızın ciddi sağlık sorunlarıyla yüzleşmesi dikkat çekicidir…
Her 10 kişiden 7 veya 8 tanesinin sağlık sorunlarıyla boğuşması hepimize mesaj vermelidir…
Özetlemek gerekirse; üzücü olaylar yaşadık 2025’te…
Kötü hastalıkların, ölümlü ve ağır hasarlı trafik kazalarının hız kesmediği bir yıl oldu…
Aynı şekilde şiddet, soygun, hırsızlık, dolandırıcılık ve uyuşturucu olaylarında adeta patlama yaşandı…
Mahkemelerin gündeminde binlerce dava dosyası vardır…
Bunların çoğunluğunu alacak-verecek ve uyuşturucu davaları oluşturuyor…
Borçlu insanlar, kredi taksitlerini ödeyemez noktaya geldi…
Gelişmeleri ciddi bir şekilde tahlil ettiğimiz zaman, 2026’da bu tür davaların daha da artacağını söylemek yanlış olmaz…
Yine seçim var
Önümüzdeki aylarda nelerin yaşanacağını bilemez haldeyiz…
Bu yıl içinde KKTC’de yerel seçimler vardır…
Ancak erken genel seçim de olabilir…
Ayrıca Kıbrıs sorununun çözümüyle ilgili müzakerelerin başlaması için yoğun çaba harcanıyor…
Garantörler de masada olacak…
Ya kalıcı bir çözüm, ya da kalıcı bir bölünmüşlük…
Kıbrıslı Türklerin ve Rumların kalıcı bir çözüm üzerinde uzlaşması; karanlık Ortadoğu halkına umut verici bir gelişme olacak…
Sağlıklı bir yıl geçirmenizi dilerken, her zaman olduğu gibi ‘birlik, beraberlik ve dayanışmanın’ önemine dikkat çekmek istiyoruz…
Bunu başarabilirsek, sorunların çözümünü de başaracağız…
Mutlu yıllar…



Kıbrıs’ın ve özellikle kuzey Kıbrıs’ın medeni bir ülke olabilmesi için Çözüm ve AB ne tam katılımı şart.Tüm Kıbrıslılar bunu biliyorlar ve istiyorlar.Aslında çözüm de zor değil. Peki çözümü istemeyenler kimler? Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti diyenler istemezler ve Kıbrısın toprak bütünlüğüne karşıdırlar. Irak’ın toprak bütünlüğünü isterler ama Musul ve Kerkük’ü almak isterler. 12 adalar ve Batı Trakya’da gözleri vardır.Suriye ‘de aynı. Lozan anlaşmasını imzalamışlardır ama yayılmacı bir düşünce yapısı söz konusudur. Kıbrısta da durum budur, Nüfus yapısı bu nedenle değiştirilmiştir. İşte bundan dolayı anlaşma olmaz, Bu gidişin sonu halkın refahı ve mutluluğu değil, ilhaktır.Maalesef gidiş de o yöne doğrudur,