40 yılın değişmeyen hikayesi

   Seçim zamanı geldi...
   Haydi, kamuya tayinler başlasın…
   Örgüt başkanının kızını, ilçe başkanının kuzenini, milletvekilinin eniştesini işe almazsan, bizim bölgede sana oy yok…
   Su Dairesi’ne alamam, Elektrik Kurumu’na gönderelim…
   Ohhh ne güzel, ne güzel…
   Orada maaşlar duble…
   Elektrik de bedava…
   Seçimler bitti…
   İcraat dönemi başladı…
   Hadi bakalım özelleştirin elektriği…
   Sıkar mı?..
   Sendika tehdit mesajlarını yağdırmaya başlar…
   “Gök kubbeyi başınıza yıkarız…”
   Sıkarsa özelleştir bakalım…
   Dur sendikacı kardeş dur…
   Niyetimiz ‘özelleştirme’ değil…
   Biz ‘özerkleşmeden’ söz ediyoruz…
   O da nedir?..
   Şaka ile karışık Sadri Alışık…
   Yani ‘Kıbrıslıca’ bir buluş…
   Tanınmamış bir ülke olunca özel buluşlar prim yapar arkadaş…
   Öyleyse at gitsin…
   Dolusu senin, boşu benim…
   Banka borçları artıyormuş…
   Vatandaş yüksek faturaların altında eziliyormuş…
   Boşverrrr…
   Herkes başına geleni çekecek…
   Önce zam, sonra toplu iş sözleşmesi…
   En düşük maaş 5 bin 500…
   En yükseği 18 bin…
   Bu bir hak değil mi?..
   Elbette haktır…
   Hem de en helalinden…
   Öyleyse alkışlar sözleşmeyi onaylayan elektrik yönetimine…
   Bakan “haberimiz olmadı” demiş…
   Önemli olan MYK’nın ne dediğidir arkadaş…
   Ülkeyi bakanlar mı yönetiyor sanırsınız?..
   MYK’lar var, meclisler var, ilçe örgütleri var, kadın kolları, gençlik kolları var…
   Üç kişilik bir ülkecikte mantardan daha çok parti örgütü var…
   Öyleyse yürüyün be arkadaşlar…
   Yollar yürümekle aşınmaz…
   Kıbrıs bu bataklıktan kurtulmaz…

YORUM EKLE
YORUMLAR
kamal ört
kamal ört - 5 ay Önce

bravo ve sadece BRAVO !