% 4,25’lik politika faizi indirimi ve değişen para politikaları 

  25.07.2019 tarihinde T.C. Merkez Bankası Para Politikası Kurulu yeni başkanlık görevine atanan Murat Uysal başkanlığında toplandı ve toplantı sonucunda politika faizini 425 baz puan (%4,25) indirme kararı aldı. Önceki haftaki yazımızda faiz indirimlerinin kapıda olduğunu detaylı şekilde açıklamamıza takriben bu hafta faizlerin indiğini gözlemledik. Ancak, faiz indirim kararı beklentisi 250 baz puan (% 2,5) civarındayken, beklentilerin üzerinde bir indirim söz konusu oldu. Böylelikle, T.C. Merkez Bankası politika faizi % 24’den % 19,75’e çekmiş oldu. 
  Enflasyon geçen yılın ortalarında hızlanarak Ekim'de yıllık yüzde 25.24 ile zirve görmesinin ardından kademeli olarak hız keserek Haziran'da yüzde 15.72'ye kadar çekildi. İç talebin azalmasıyla birlikte hızla azalan ithalat rakamları ithalat - ihracat dengesini olumlu yönde etkileyip karşılama oranını % 70’lerden % 90 lara kadar çıkardı. Buna ek olarak dengenin yukarı seyrinden dolayı cari açık da azalarak 58 milyar dolardan 2,37 milyar dolara kadar gerilemiştir. Ayrıca, Türkiye’nin risk primlerinin (CDS) 500 puanlardan 360 puana gerilemesi de faiz indirimine destek olur niteliktedir. Böylece, % 24 oranındaki politika faizinin de azaltılması yönünde olumlu bir atmosfer yaratmıştır. 
  Merkez Bankası faiz indirim kararı bankalar arası para piyasalarında işlem gören % 23,8 civarında seyreden TL libor faizlerini % 4 civarında düşürecektir. Akabinde, bankaların müşterilere uyguladığı mevduat ve kredi faizlerinin de benzer oranlarda indirim söz konusu olacaktır. Mevduat sahipleri Türk Lirası tasarruflarından daha az gelir elde etmeye başlayacak ve kredi kullanımlarında yavaş yavaş canlılık yaşanmaya başlayacaktır. Ülke risk primleri ve enflasyonda düşüş devam ederse faizlerde yıl sonuna kadar ek indirim kararları görebiliriz. Zira, faiz indirimi sonrasında dahi Türkiye ve KKTC faiz oranları dünyada en yüksek faiz veren ülkeler arasında 6. sırada bulunuyor. % 13,8’lere tırmanan işsizlik oranlarının istihdam sağlanarak azaltılması ve ülkedeki yatırımların artması için faiz oranlarının indirilmesi ve Türk Lirasının istikrar kazanması gerekmektedir. 
  Merkez kararı sonrası kur ilk tepki olarak 5.70'ten 5.7681'e yükseldi, ardından ani şekilde düşüşe geçti. ABD Merkez Bankası FED’in faiz kararı 30-31 Temmuz’da belirlenecektir. Bu toplantıdan 25 baz puan veya 50 baz puan gibi bir indirim beklenmektedir. Böylelikle, Dolarda parasal genişleme hedeflenmesi yabancı yatırımcıların risk iştahını artırarak Türkiye’nin de içinde bulunduğu gelişmekte olan ülkelere döviz yatırımını teşvik edecek ve haliyle Türk Lirasını da destekleyecektir. Bu bağlamda, döviz kurlarının ilerleyen dönemdeki seyri için ABD faiz indirimi kararı önem arz etmektedir. 
  İlerleyen dönemde yabancı ve yerli yatırımcının ve tüketicinin güvenin kazanılması için adımlar atılmalıdır. Yargı, yürütme ve denetim kurumlarının özerkliği desteklenmelidir. Enflasyonu döviz kurları ve petrol fiyatları gibi dış etkenler haricinde etkileyen gıda, tarım, hizmet, eşya gibi üretim alanlarını rahatlatacak reformlar yapılmalıdır. İthalat ve ihracat dengesi korunarak önemli bir ekonomik gösterge olan dış borçların da azaltılması için politikalar üretilmelidir. Ekonomik programlar ve reformlar sağlıklı ve sürdürülebilir bir ekonominin temellerini atmak ve finansal istikrarı sağlamak için son derece gerekli ve ilerisi için belirleyici olacaktır. 

YORUM EKLE