4’lü Koalisyon Hükümeti’nin aldığı tedbirler (2)

 Hükümet halkın alım gücünü doğrudan etkileyen et, sebze, balık vb. gibi ürünlerde ithalat izninin verilerek hayatın ucuzlatılmasını hedef alabilirdi. Mersin halindeki sebze fiyatlarını görmeniz için size web adresi veriyorum. https://www.mersin.bel.tr/hal. Yine bu bağlamda Türkiye Cumhuriyeti ile ticari antlaşmalarda TL cinsinden alımları teşvik edici çözüm önerileri çok yerinde olurdu. Turizm, sanayi, hayvancılık ve diğer sektörlerin üretiminde ana etken olan elektrik tüketiminde yapılan zamların bir nebze düşürülmesi düşünülmesi gerekmekte idi. Hem bu sektörlerin rekabet edebilirliğini hem de “döviz krizinin” yaşattığı tahribatı azaltır nitelikte olacaktı. Elektrik maliyetleri bu ülkede yaşayan her hane halkı için de son derece yüksek ve maliyetli olmaktadır. Yapılan bu zam sonrası “döviz krizinin” de etkisi ile KIB-TEK kurumunda tahsilatların azalacağını şimdiden öngörmek yersiz olmaz sanırım. Çünkü halkımızın büyük bir kısmı geçim derdindedir. Yine Pazartesi günkü yazımda da ele aldığım TC-KKTC arasında imzalanan “TC-KKTC Ekonomi ve İşbirliği” protokolü çerçevesinde toplam 2,2 milyarlık bir kaynak var. Bu kaynağı daralan ülke ekonomisi için pek tabi kullanarak insanımızın nefes almasını sağlayabiliriz. Fakat 2018 bütçe gerçekleşme rakamlarına bakıldığında alt yapı hibelerinin yaklaşık %20’si kullanılmış, reel sektör destek kredilerinin %36’sı kullanılmış. Yani yaklaşık 500 milyonluk bir kaynak KKTC hükümeti tarafından kullanılmayı bekliyor. Ayrıca bu kaynağa ek olarak hiç kullanılmayan “reform destekleme” ödeneğinde olan 960 milyon da pek tabi reformlar ışığında KKTC devleti için kullanıla bilinir. Fakat bence TL’nin bu kadar değer yitirmesi sonucunda sadece bu yıllık KKTC 2018 bütçesinde yer alan “reform destekleme” ödeneğinden “reel sektörü destekleme” ödeneğine TC yetkilileri ile istişare edilerek pek tabi de ödenek aktarılması (Reformsuz) mümkündür. Çünkü ortada çok büyük bir “döviz krizi” mevcuttur.  

Yukarıda bahsettiğim gibi hükümetimiz iyi niyet ile bir takım çözüm önerileri ortaya koymuştur. Fakat bu çözüm önerileri aslında hem kamu maliyesinin yapısal bozukluğunu giderici hem de kısa vadeli palyatif çözüm önerileridir. Ama bilmeliyiz ki, KKTC’deki halkın alım gücünü koruyucu ve de ülke ekonomisine sıcak para havale edilmez ise yılsonu kamu maliyesinde bütçe açığı patlayacaktır. Çünkü halk geçim sıkıntısına düşerse devlete ait mükellefiyetlerini yerine getirmeyecektir. Bu da kamu maliyesinde gelirler bacağında daralmaya vesile olacağından kamu maliyesi gider-gelir dengesi giderler lehinde olacaktır. Ayrıca ekonomimiz daralacak ve ufalacaktır. Hükümetimize önerim piyasaya sıcak para pompalama yollarını aramalı ve halkın alım gücünü korumalıdır. 

YORUM EKLE