Acı gerçekler!

Öyle bir duruma getirildik ki KKTC’de kimin iktidarda, kimin muhalefette olduğu ve olacağı vatandaşı artık pek alakadar etmiyor. 
İçte, ekonomik çöküntülerin önlenemez hale gelen yükselişi, dışta giderek kötüleşen genel konum ve politikalar, geleceği pek de aydınlığa götürmüyor.
İktidarda ya da muhalefette olsun “koyun can derdinde, kasap yağ” ifadelerini anımsatan politikacı manzaraları, “ben daha iyisini yaparım” kavgaları!
Halbuki iktidar günlerinde marifetlerini göstermeyen siyasi yapıların kalmadığı bilinen bir gerçek. 
Bir de vatandaş balık hafızalı olmasa, isabetli tercihlerle geleceğin çok daha iyi olabileceği gerçeği anlaşılsa, çok daha huzurlu olabileceğiz.
Hele ekonomik zorluklardan da öte bizleri bekleyen kötü ortamların eşiğinde olduğumuz bir görüle bilinse, sorunların üstesinden gelebilmek için millet kavramı diriltilse! 
Yeni nesiller bilmiyor unutuldu diye düşünüyorum, otuz Kıbrıs Lirası ile yaşam kavgası veren bir toplumun uzantılarıyız. 
Ne var ki ülkedeki adaletsiz uygulamaların da etkisiyle öylesine tatminsiz bir toplum olduk ki, akrepler gibi kendi kendimize zehir şırıngalıyoruz.
Aile kavramında çok büyük zafiyetler yaşıyoruz.
ABD Güney Kıbrıs’a olan desteğinin dozunu giderek artırıyor. Bununla da kalmıyor, Türkiye’ye karşı olduğu aşikar, on iki adaları birer üs haline getirmiş durumda. 
Türkiye güçlü olmak zorunda! 
İçte, dış güçlere teslim olmamıza zemin hazırlayanlar saklanma, gizliden, gizliye işler çevirme yöntemlerini bir tarafa bırakmışlar, açıktan, açığa zehir salgılıyorlar. 
Sayıları her geçen gün artan, büyük çoğunluğu KKTC maliyesinden maaş çeken, önemli yerlerde görev yapan bu kişiler Rum tezlerine destek vermek için canla, başla çalışıyor. Genç nesillere bu zehri aşılayabilmek için çeşitli başlıklarda tezgahlar kurmaya devam ediyor.
Sözüm ona, KKTC’yi yaşatma savaşı verenler, Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünden bahsedenler ise yıllardır bu gibi çabaların önünü kesebilmek için ne yaptı? 
Yasalarla, KKTC’nin varlığını dinamitleyenleri durdurma hamlesi yapıldı mı? Aksine “vurun abalıya” mantığına ses çıkarılmadığı gibi aksine, yapılan yanlış ve adil olmayan icraatlarla böylesi faaliyetlerde bulunanların güçlerine güç kattı! İktidar koltuğundaki sürelerini uzatmak adına vatandaşın nefretini çoğalttı.
Benzer hatalar ne acıdır ki günümüzde de devam ediyor!
İktidarda bulunan siyasi yapılar KKTC’nin olumsuzluklarına gözlerini kapamış, kulaklarını tıkamış bir halde, kim genel başkan olacak kavgalarını sürdürmeye, KKTC’yi değil yaşatmak, uçurumun eteklerine taşımaya devam ediyor.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Turkish power
Turkish power - 10 ay Önce

Olay TC değil TC nin rusyayla iliskileri TC de kendini abd ve israile pazarlayıp kıbrıs libya suriye irak pkk pyd feto mavi vatan doğu akdeniz karabağ vs de abd nin suyunda gitse senden iyisi olmaz rum yunan girmiş ab şemsiyesinin altına gelen ağam giden paşam havasında TC nin böyle bir seçeneği yok mücadele edip haklarını korumak zorunda onun için kimse ütopyaları klavye basında sallamasin

Magusalı
Magusalı - 10 ay Önce

1974 den beri Kıbrıs ile ilgili hem TC hem de Kıbrıs liderliği hata yapmışlardır. Rumlar’ı kendi elimiz ile AB yele bütünleştirdik.

banner464

banner472