Açın kapıları, aç insan kalmasın

  Hükümetin, dövizdeki artışa karşı almış olduğu önlemler Meclis’te ilginç tartışmalara yol açtı…

   Bir yandan elektrikte tasarruf çağrısı yapılırken, diğer yanda milletvekilleri koca bir günü boş tartışmalarla geçirdi…
   Klimalar sönmedi…
   BRT’nin yayınları zaman zaman kararsa da kesilmedi…
   Önlemler arasında BRT’nin mesela tek kanala düşürülmesi, radyo sayısının azaltılması, devlet kurumlarında ek mesailerin sonlandırılması hiç gündeme gelmedi…
   BRT gibi aşırı istihdamdan patlama noktasına gelmiş kamu kuruluşlarında tasarrufa gidilmesi tartışılmadı…
   Elektriğin ve telefonun bir an önce özelleştirilmesi ve devlete sıcak para girişinden söz eden olmadı…
   Maliye Bakanı 5 günden beri işe bisikletle gittiğini söylerken 5 bine yakın Resmi Hizmet Aracı’nın elden çıkarılması, önlemler paketi arasında yer almadı…
   Para sıkıntısı çeken, doğal kaynakları ve altın rezervleri bulunmayan, aşırı derecede borçlu küçücük bir ülkede 5 bine yakın resmi hizmet aracının bulunması kabul edilemez…
   Bu kadar çok araca şoför bulacaksınız, sigorta ve ruhsat çıkaracaksınız…
   Akaryakıt ve tamirat parası ödeyeceksiniz…
   Müthiş bir savurganlık…
   Güney Kıbrıs’ta polis, itfaiye ve orman dairesi dışında tek bir resmi hizmet aracı yoktur…
   Bunu defalarca gündeme getirmemize karşın, gelmiş geçmiş Maliye bakanları bir türlü onlardaki uygulamayı örnek almak istemedi…
   Mesele “O aldı, ben niye satayım” meselesidir…
   Ama diğer yandan, böylesi ağır bir kriz karşısında bisiklete biniyorsanız, devlet kurum ve kuruluşlarında savurganlığın kökünü kurutmanız gerekiyor…

Açın kapıları

   Bazı ithal ürünlerinin yanı sıra, tapu harçlarında indirim düşüncesi olumlu olmakla birlikte, marketlerde saat başı fiyatların değişmesi karşısında herhangi bir denetimin yapılmaması dikkat çekicidir…
   Bugün markette 10 liraya aldığınız bir ürün için ertesi gün 15 lira veriyorsanız burada garip bir durum vardır…
   Gelmiş, geçmiş hükümetlerin ‘denetim’ konusunda başarısız olduklarını bilmeyen yoktur…
   Dün öyleydi, bugün de aynıdır…
   Hâlbuki bir yandan denetim, diğer yandan özellikle ‘zorunlu gıda maddelerinin’ Türkiye’den sıfır gümrükle ithali konusunda günlerce düşünme, tartışma veya kaşınmaya ihtiyaç yoktur…
  “Açıyorummmmmm. Açtımmmmmm” diyerek kapıları açacaksınız…
   Mersin, Anamur, Taşucu hallerinde ‘birinci sınıf’ domates Bir TL, ikinci sınıfı da 50 kuruşa satılıyorsa, siz KKTC halkına 7 liradan ‘üçüncü, dördüncü sınıf’ domates yediremezsiniz…
   Herkese bir ışık tutması amacıyla rakamları bugün yayınlıyoruz…
   Niyet varsa “Yandık, battık, bittik” konumundan, ‘işte yaptık, ettik, başardık’ pozisyonuna geçebilirsiniz…
   Açın kapıları rahat bir nefes alalım… 

YORUM EKLE