Adam haksız mı?

   Adam ‘daha ucuz olduğu için’ akaryakıt almak amacıyla kuzeye geçiyor…
   İstemediği halde bayraklarımızın altında ilerliyor…
   Geri dönüşünde Metehan Türk Sınır Kapısı’nda uzun araç kuyruğuna katlanıyor…
   Ve içinden geçenleri yüzümüze bakarken belli ediyor:
   “Siz bir kapıyı idare edemiyorsunuz da Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı mı olmak istiyorsunuz?.. Gidin işinize…”
   Haksız mı?..
   Adam kuzeye geçince ‘lüks arabalarımızı’ görüyor ve doğal olarak “bu derenin suyu nereden geliyor?” diye kendi kendine soruyor…
   Çoğunun altında pahalı araba var ama yolları çukurdan geçilmiyor…
   Adam, çocukluğumuzda duyduğumuz sözleri söylüyor…
   Daha doğrusu küfrediyor…
   Bu nasıl bir yaşam şekli?..
   Altı Tophane, üstü Şişhane…

Kenti nasıl gezecek?..

   Adam en yakın benzinciye girip, deposunu dolduruyor…
   Sonrasında Lefkoşa’nın Türk mahallesinde bir tur yapmayı düşünse de yol gösteren levha bulamıyor…
   Sağa mı dönmeli, sola mı?..
   Hangi yolu takip etmeli?..
   Nereye, nasıl gitmeli?..
   Metehan kapısında turizm ofisi var, kapısı kilitli…
   Yollarda uyarıcı levha yok…
   Bunlar nasıl turist bekliyor?..
   Bunların hükümetleri, belediyeleri ne iş yapıyor?..
   Bunlar bir kalbur samanı ikiye bölemeyen insanlar…
   Bir de Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bakanlar kurulunda 3 koltuk istiyorlar…
   Avuçlarını yalarlar avuçlarını…
   Haksız mı?..

Okka’lı yönetim şekline devam

   Halen okka kullanan bir ülke kaldı mı KKTC dışında?..
   Köyde okka, şehirde kilo uygulaması başka hangi ülkeciklerde var?..
   Olamaz değil mi?..
   Ekonomik durum kötüymüş…
   İnsanlarımız geçinemiyormuş…
   Türkiye para göndermediği için Ciklos ölüm yolu yarım bırakılmış…
   Üç milyon TL’si yokmuş KKTC’nin…
   Diğer yandan milyonlar bırakmak için sınır kapısına dayananlara saatlerce işkence çektirmek suretiyle “Git” diyoruz…
   Değil bir kalbur samanı ikiye bölmek…
   Eşeğe binmesini dahi bilmiyoruz…
   Yazıklar olsun geçen yıllara…
   Hangi umutla bakacağız yarınlara?..

Ve 2 teşekkür

   Birinci teşekkürü tüm ‘halkçı, devrimci, işçi haklarının savunucusu ve de ırkçılık karşıtı’ siyasi parti yetkililerine ve sivil toplum yöneticilerine gönderiyorum…
   Geçtiğimiz hafta sonunda Alayköy yakınlarında yolun dışında yürümekte olan 2 yabancı işçi trafiğe kurban gitti…
   Onları öldüren sürücü olay yerinden kaçtıktan saatler sonra bulunarak tutuklandı…
   Onlar; KKTC’de dayısı olmayan Bangladeşli garibanlar…
   Resmen öldürüldüler…
   Fakat bizdeki halkçılar, insan hakları savunucuları, sözde işçi haklarının kahramanları bu konuda tek kelimelik söz etmedi…
   Onların oy hakkı yok da onun için…
   Bu insanlık anlayışının kahramanlarına teşekkür etmemek olmazdı…
   İkinci teşekkür vergilerimizle faaliyet yapan devletin TAK’ına gitsin…
   Adı Türk Ajansı Kıbrıs…
   Devletin ve tüm halkımızın çıkarlarını koruma, görevimizi yaptığımız için bizlere saldırmak isteyenlere destek verecek kadar ‘yetkilerini ve sorumluluğunu’ karıştırmış, daha açıkçası yolundan çıkmış bu ajansımızı yönetenlere ve saldırı fırsatlarını iyi değerlendiren eski personelimize ve amirine teşekkür etmezsek olmaz…
   Onlarla birlikte, yıllarca geceli, gündüzlü emek verdiğimiz eski medya kurumumuza da bir teşekkür gitmeli…
   TAK’ın haberine öyle bir sarıldılar ki sormayın…
   Ama biz onlara aynı şekilde yaklaşmayacağız…
   Herkesin görüşlerine ve düşüncelerine saygı duymaya devam edeceğiz…
   Ama sevgi dolu yüreğimizi sızlatmalarına da izin vermeyeceğiz… 

YORUM EKLE