Akıncı’ya güvenelim

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı kritik yoğunlaştırılmış müzakereler öncesinde Ankara’da bir dizi görüşme yaptı…
Tabii ki bu görüşmeler çok önemliydi… 
Akıncı Kıbrıs Türk halkının ne istediğini çok iyi biliyor… 
Çözümü gerçek anlamda istiyor ve bu çerçevede adımlar atıyor…
Ancak toplum ne kadar arkasında?
Bu soruyu yanıtlamadan önce resme genel bir bakış yapalım dilerseniz… 
Azınlık sağ ve sol grupların söylemleri kendilerine göre önemli olabilir…
Ama asıl önemli olan toplumun genel eğilimlerini müzakere masasına yansıtmaktır…
Kanaatimce Sayın Akıncı bu hassasiyetleri iyi biliyor ve o çerçevede müzakere yapıyor…
İşte güvenlik ve garanti konusu…
Sayın Cumhurbaşkanı Kıbrıslı Türklerin bunu istediğini söylüyor ve Rum meslektaşına yüksek sesle mesajlar veriyor…
Sayın Akıncı’ya bu konuda hem “aşırı” sağdan hem de “aşırı” soldan yapılan eleştirileri anlayamıyorum…
Güvenlik ve garantiyi savunduğu için aşırı solcuların “Türkiye’nin güdümünde” suçlamasıyla karşı karşıya kalıyor… 
Oysa bunu talep eden bizzat bizleriz…
“Kıbrıslı Türkler kadar Kıbrıslı Rumların da kabul edebileceği bir anlaşma arıyoruz” ya da “Bu coğrafyada Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum kayıplar oldu” söylemiyle aşırı sağcıların saldırısına uğrayabiliyor…
Aslında iki uç kısmın da şiddetli eleştirilerine maruz kalması bence Sayın Akıncı’nın toplumun genel eğilimlerine cevap veren bir politika güttüğünü gösteriyor…
Çünkü aşırı uçlar toplumu ikiye ayırmak için ellerinden geleni yapıyorlar… 
Bu yazıyı kaleme almamın sebebi, aşırı sağcıların tahriklerine, aşırı solcuların hayalperestliğine dikkat çekmek içindir…
Kıbrıslı Türklerin dünya ile buluşabilme süreci Türkiyesiz yürütülemez, çok net ve açıktır bu… Ancak Türkiye ile kol kola yürürken, oradan buraya dayatılan bir takım hukuksuzluk ya da kültürel yozlaşmaya neden olabilecek icraatlara da onay verilmesi söz konusu olamaz!..
Sayın Akıncı da aynen bu tutumu sürdürüyor… 
Bu nedenle Cumhurbaşkanı Akıncı’ya bu bir buçuk aylık kritik süreçte destek olmamız kaçınılmazdır…
Hükümetin başı da gereksiz tartışmalara yol açacak söylemlerden kanaatimce vazgeçmelidir… Hedef, Kıbrıs’ta adil, kalıcı ve yaşayabilir bir çözümdür.
Bu çözümü istediğimiz şekilde sağlayabilecek isim de Mustafa Akıncı’dır…
Spekülasyonlara kulak tıkayalım ve liderimize güvenelim…
Aşırılar istediği yorumları yapsın, bizler halk olarak desteğimizi Sayın Cumhurbaşkanı’na verirsek, O’na güvenirsek, O da Türkiye ile birlikte elinden geldiğince karşı tarafın hassasiyetlerini de gözeterek çözümü yakalayabilecektir…
Ancak Rumların süreç içerisindeki tutumları ortada; bu nedenle “Çözüm olur mu?” sorusuna karamsar cevap veren taraftayım… 
Kıbrıs’ın kuzeyinde yıllar içerisinde yaratılan bu düzen artık yaşanamaz noktaya geldi… 
O nedenle çözümü ısrarla isteyenlerden biriyim…
 Zira bizler iç politikada yıllardır hatalarımızdan ders almıyoruz, Kıbrıs’ın kuzeyini cennet bir parça yapabilmek elimizdeyken, popülizme kurban gittik, gidiyoruz da…
Siyasileri suçlayıp kendimizi tereyağından kıl çeker gibi sürecin dışına itiyoruz ama o şikayet ettiğimiz politikacıları küçük çıkarlar uğruna bizzat bizler seçiyoruz…
Bir milletvekilinin cenazenize gelmesi hiçbir şey kazandırmaz, aksine o sırada mecliste mesai yapsa daha yaşanılabilir bir vatan için çalışsa hepimiz için daha iyi olmaz mı?
Madem ki doğru kişileri seçip, bu küçük toprak parçasında adalet temelinde eşit bir şekilde yaşamayı beceremiyoruz, tek yol Kıbrıs sorunun çözümüne kalıyor… 
İşte o noktada güvenebileceğimiz bir liderimiz olduğu için şanslıyız…
Ha keşke Sayın Akıncı’nın hassasiyetlerine sahip bir Rum lider olsa, Kıbrıslı Türkler kadar çözümü isteyen Kıbrıslı Rumlar görsek de bizde çözüm için motive olabilseydik!..
Keşke!..
YORUM EKLE