Almadan vermek!

Cenevre öncesinde KKTC’de yakılan barış ateşlerinin işe yaramayacağı belli değil miydi?
Hatırlayacaksınız, Annan referandumu öncesinde KKTC’nin her bölgesinde yakılan barış ateşlerinin cazibesi bir başkaydı!
BM’ler ve de AB başta olmak üzere ada Türklerine rüya alemlerini anımsatan sözler vermişti. Ambargolar kalkacak, dünya ile kucaklaşma gerçekleşecek, hatta göç edenler havuzlu villalarda yaşatılacaktı!
Annan Planı’na hayır oyu verenler ise sözde cezalandırılacaktı!
O günlerde verilen vaatlerin kimi insanlara cinnet geçirttiğini söylemek mümkün. Adam bir daha göç yaşayacağını, işinden gücünden olacağını bile, bile gitti ve referandumda plana ‘evet’ mührünü vurdu! Güzelyurt bölgesinin Güneye bırakılacağını bile, bile bunu yaptı, ‘evet’ dedi.
KKTC’de demokrasinin olmadığı iddiaları yapılır. Cenevre öncesi barış ateşi yakanlara ‘durun, ne yapıyorsunuz, yakamazsınız’ diyen çıktı mı?
Bırakalım bugünü, 2003’te bile Güneyde barış ateşi yakmaya teşebbüs edeni o ateşin içinde yakıp, kavururlardı.
Hiç unutmam Annan Planı referandumunun hemen öncesinde birkaç gazeteci arkadaşla ortamın havasını koklamak için Güneye geçtik.
Tesadüf bu ya güney Lefkoşa’da sanırım Cimnasyo diye isimlendirdikleri sahada maç çıkışına denk geldik. İnanır mısınız canımızı kıl payı kurtarabildik. 
Araba plakasından Kuzeyden geldiğimizi anlamışlar üzerimize saldırmışlardı.
Çözümün adına barış demeyelim de, uzlaşı diyelim! Adanın tek hakimi konumunu elde edemedikleri bir anlaşmaya onay vermeyeceklerini o bizdeki barış ateşçileri de bilmektedir ama kimisi nemalandırılarak, kimisi utandırılarak, kimisi kandırılarak bir yola çıktılar artık!
                                                  ******
Aşırı askeri harcamalardan dolayı 2008’de önce finansal kriz olarak başlayan ve daha sonra ekonomik etkilerinin de görülmesiyle finansal krizden borç krizi haline dönmüş olan kriz Yunanistan’ı etkisi altına alırken Güney Kıbrıs bundan son derecede etkilenmiş, Yunan Bankalarındaki mevduatlar sıfırla çarpılmış, iflaslar yaşanmış, işsizlik oranları tavan yapmıştı. Bütün bunlara karşın Güneyde Yunan aleyhtarı hiçbir eyleme gidilmemiş, tabir yerinde ise kol kopmuş ama yen içinde kalmıştı.
Pandeminin de etkisiyle KKTC ekonomisinin çok zor günler geçirdiği ortada. Almadan vermeyi şiar edinmiş Türkiye’den finansal destek sağlanmadığı takdirde devlet çalışanlarının, emeklisinin ödenemeyeceği aşikar. Her ay sonunda yaşanır hale gelen bu durumun sonu nereye kadar gidecek.
O barış ateşi etrafında kümelenen ve devletten bir şekilde maaş çeken kesimlerin maaş alamaması halinde takınacakları tavrı doğrusu çok merak ediyorum. Hoşça kalın!

YORUM EKLE

banner471

banner459

banner468

banner460