Diyalog Gazetesi
2026-01-05 10:22:08

AB dönem başkanlığı fiyaskosuna hazırlıklı olun!

Hasan ERÇAKICA

05 Ocak 2026, 10:22

Rum tarafı, yeni yılla birlikte Avrupa Birliği Konseyi Dönem Başkanlığı’nı da üstlenmiş oldu. Bu dönem altı ay sürecek ve Haziran sonunda bitecek. Kıbrıslı Rum lider Hristodu-lidis ve AB’deki destekçileri bu döneme büyük önem veriyorlar. Bu dönemde, uluslararası alanda önemli roller üstlenmeye çalışacaklar; Lübnan, İsrail ve Ürdün gibi kimi bölge ülkelerinin AB ile ilişkilerinde “motor güç” olarak rol kapmaya ve böylece bu ülkelerle iş birliklerini güçlendirmeye önem verecekler.
Hristodulidis, dönem başkanlığı süresince Kıbrıs sorununa da bir “dönüm noktası” ya-şatmak amacındadır! Kıbrıs sorununu bir “Avrupa sorunu” haline getirmek ve AB’nin bu sorunu sahiplenmesiyle birlikte BM kararları ile AB ilkeleri temelinde çözmek gibi bir he-defi olduğundan söz edip duruyor.
Hristodulidis, bu hedefine ulaşabilmek için AB dönem başkanlığını araç olarak kullan-maya ve Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Dışişleri Bakanı Fidan’ı kendi başkanlıkla-rındaki toplantılara davet etmeye veya Türkiye-AB ilişkilerini Kıbrıs konusunda bir pazar-lık olarak değerlendirmeye de kalkışacak.
İşte fiyasko denilen şey tam da bu noktada ortaya çıkacak! 
Hristodulidis, Türkiye’nin uluslararası alandan yalıtılması ve Kıbrıslı Türklerin yok sayıl-ması yoluyla Türk tarafı üzerinde baskı kurmayı ve Kıbrıslı Türkleri “federal çözüm” adı altında kendi sistemine dahil ederken Kuzey Kıbrıs’ı da yönetimi altına almayı hayal edi-yor.
Bu hayal nedeniyle, Tufan Erhürman’ın seçilmesi ve yeni bir metodoloji önermesiyle bir-likte ortaya çıkan fırsatı değerlendirmekten de ısrarla kaçınıyor. Bu hayal, Erhürman’ın çabalarının boşa çıkmasının da nedeni olabilir. Böyle bir hayal peşinde koşarken Erhür-man’ın dört maddelik metodolojisine ciddiyetle yaklaşması elbette beklenemez. O’nun yolu başka; Erhürman’ın önerdikleri bambaşka!
Hristodulidis’in dönem başkanlığı süresince Türkiye’ye karşı kazanımlar elde etme ça-basına karşı çıkışlar da başladı bile… NATO ve AB bürokrasisinin bu çabadan rahatsız olduğu Avrupa basınına yansımaya başladı. Macaristan da Türkiye’yi kollayacaktır. Tür-kiye ile ilişkilerinin geleceğini Hristodulidis’in hayallerine kurban etmesi beklenemeye-cek olan Almanya, dönem başkanlığının Türkiye’ye karşı bir silaha dönüşmesine engel olacaktır. İtalya ve İspanya gibi etkili AB üyeleri de bu hayallere kapı açmayacaklardır. 
Bütün bu engeller Hristodulidis’in çabalarının Türkiye-AB ilişkilerinde yeni gerginliklere neden olmayacağı anlamına gelmiyor ama… Erdoğan’ın yönetimin tarzını dikkate alma-yan “baskı uygulama” çabaları, gerginliklere ve karşı tepkilere neden olarak bu “dönem-sel fiyaskonun” ortaya çıkmasında etkili olacaktır sanırım.
Hristodulidis’in AB Dönem Başkanlığı, gerek Kıbrıs sorunu, gerekse Türkiye-AB ilişkileri bakımından tam bir fiyasko olacak!

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.