Diyalog Gazetesi
2026-05-11 09:28:40

Ateşle oynamak yerine çözümü başarmak

Reşat AKAR

rakar@diyaloggazetesi.com 11 Mayıs 2026, 09:28

Rum toplumun genç lideri Nikos Hristodulidis, Kuzey Kıbrıs’taki seçimlerden sonra ‘seçilecek yeni liderle’ hemen görüşmeye hazır olduğunu söylüyordu…

Türk toplumun yeni lideri seçildikten sonra ‘zorlamalarla’ görüşme yapsa da, bugüne kadar Kıbrıs sorununun çözümü konusunda umut verici tek bir adım atmaması dikkat çekicidir…

Kuzeydeki seçimlerden önce yeni kapıların açılmasından söz ediyordu…

Şimdi yeni kapı açmamak için kabul edilmeyeceğini bile bile bazı şartlar ortaya koyuyor…

Metehan Sınır Kapısı’nda üçüncü şeridi dahi aylarca oyaladığını görmezden gelemeyiz…

Bütçesinde fazlalık veren bir hükümetin başkanı, Metehan Sınır Kapısı’nda personel eksikliğini gerekçe gösterecek kadar inandırıcılıktan uzaklaştı…

Kıbrıs’ta, Türk toplumunun yeni lideri ile bir saat görüştükten sonra, bölge ülkeleriyle tek başına stratejik anlaşmalar yapıyor, ABD’den NATO üyeliği istiyor, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’dan asker desteği talep ediyor…

Peki bunları neden yapıyor?..

Sorunun cevabı gayet basit…

Lüks ağırlamalarla yanına aldığı AB yetkililerine bir taraftan çözümden yana olduğunu ve görüşme yaptığını gösteriyor, diğer yandan silahlanarak ‘olası gelişmeler karşısında’ saldırı planları yapıyor…

Hristodulidis’i bu konuda teşvik ve tahrik edenlerin başında kilise geliyor…

Aşırı milliyetçi ELAM’ı da kilise finanse ediyor…

ELAM’ın “Tüm Türkler dışarı” sloganıyla destek topladığını hepimiz biliyoruz…

Bizleri gün gele bu adadan kovabileceklerini düşünüyorlar…

O yüzden de gözü kapalı bir çözümü desteklemiyoruz…

Kalıcı bir çözümün her iki toplumun da yararına olacağını her fırsatta dile getiriyoruz…

Hayallere dayalı siyasetin Kıbrıs’a büyük zararlar verdiğini hiç kimse unutmamalı…

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluşundan sadece 3 yıl sonra başlayan toplumlararası çatışmalar ve gerilimin bunca yıl devam etmesi, asla gerçekleşmeyecek hayallerin bir ürünüdür…

Yani Türkiye’nin gün gele ‘iç problemler’ yüzünden sıkıntıya gireceğini, Kıbrıs’la ilgilenemeyeceğini ve tam da o dönemde ‘stratejik anlaşma imzalanan ülkelerle birlikte’ adanın kuzeyini ele geçirme senaryoları son derece tehlikelidir…

Kanlı hesaplaşma senaryoları Kıbrıs’ın güzel insanlarına yakışmıyor…

Son 23 yılda karşılıklı geçişler nedeniyle dostluklar kuran insanları yeniden çatışma noktasına getirmek ve tüm insanların geleceğini karartmak akıl işi değildir…

Kıbrıs’ta bir çözüm olması halinde tüm tarafların kazançlı çıkacağını, toprağın çok daha fazla değer kazanmasıyla insanların bugünkünden çok daha iyi şartlarda yaşayacağını düşünmeli…

Kıbrıslı Türkleri ‘çözüm istermiş gibi’ davranışlarla kandırma siyaseti artık etkili olmuyor…

Sorunun çözümü için cesur ve kararlı adımlara ihtiyaç vardır…

Alithia gazetesinin dünkü manşetinde vurgulandığı gibi ‘Türkiye’ye karşı silahlanmak’ akıl işi değildir…

Kıbrıs Rum liderliğini uyarıcı nitelikteki bu yorum haberi yayınlayan Alithia’nın yürekli yayın yönetmenini kutluyoruz… 

Yorumlar (2)

Atlantik 2 Ay Önce

KKTCyi 40 yılda getirdiğimiz noktada Kendi kendimizden başka halen Rumlar AB’yi ve geleni gideni neden Suçluyoruz ? Güzelim Ülkemizin bu vahim hale gelmesini KKTCyi gelmiş geçmiş Yönetemeyenlerimiz değilmidir yani ? Yönetim beceriksizliğinden Çökerttiğimiz KKTCyi Eokacilar. Elamcilar faşist Rumlar veya Avrupa mı Çökertti yani ? Maazeret arayıp Başkalarını Suçlamayıp Kendi kendimize bakalım ! KTHY ile de Altın yıllarını yaşadığımız Ülkemizi bugünkü vahim haline nasıl getirdik onu konuşmamız gerekirken Neden devamlı Eokayı Rumları Avrupayı konuşuyoruz acaba ? Yönetim beceriksizliğimizin arkasına saklanıp Dünyayı suçlamakla ne kazaniyoruz ki ? Yıllar önce zenginlikler içinde kurduğumuz KKTCnin geleceği Bugünkü vahim hale gelmesi içinmiydi ! Hayal kurmayı bir tarafa bırakmalıyız ‘ 40 yılda var olanı yok edip batırıp talan ettiğimiz KKTCnin 40 yıl sonraki varlığını konuşabilecekmiyiz acaba ! Dikili taş önünde her geçen gün vatan millet bayraklarla milli nutuklar atıp Dünyaya meydan okuyup Kıbrıslı Türkleri Dünyadan koparan KKTC yöneticilerimizi ‘ Mahşer günü nerelerde bulabileceğiz acaba ?

Öz 2 Ay Önce

En kolay savunma hücumdur. Sanki bize İngiliz koloni idaresi nüfusumuzun az olmasına rağmen kendi de üye göndererek kararlarda Rumlarla denge sağlamadı.Kolonizasyon BM yasaklandıktan sonra Rumların plesibitine karşı çıkarak, %18 nüfusa %30 hak ve veto hakkı veren bir devlet kurmadı. 1974 e kadar İngilizlerin Rumlara karşı bize bahşettiği , nüfusumuza göre pek de adaletli olmayan paylaşımdan taviz vermemek için uğraştık. Bu ortaklık Rumlar için çok zordu ve yürümedi. Onlar yürütmedi, biz de onlara yardımcı olduk. Karma yerleşim yerlerini boşaltıp adanın yüzde. 3 üne toplandık. Artık Vatandaşlık haricinde KC nden uzaktık. Rumların da canına minnet. K/Türkler göç etmeye başlamıştı. Aleko göç edenlere maddi ve iş bulma yatırdımı da yapıyordu. ( şimdi botlarla kaçak gidenler düşünüldüğünde,işsizler için harikaymış) Biz bu %3 de daha eğitimli, daha birbirlerine bağlı ve saygılı, daha eşit,, asayiş berkemal vaziyette idik. Derken Yunan cuntası kimine göre Amerika’nın oyunu ile Samson vasıtasıyla Devleti silah zoruyla yıkmaya çalıştı Türkiye garantörlük hakkı çerçevesinde müdahale etti. Cenevre görüşmeleri oldu. Bir netice çıkmadı. Çıkmayacağı belli idi. İki taraf da durumdan memnun değildi. Yıllardan beri %18 ile talep edilen TAKSİM gerçek oluyordu ve ikinci harekat ile bu oldu. Bundan sonra iş %18 ile %37’toprağa nasıl sahip olunur hesabı yapılmaya başlandı. Nüfus taşındı. Rumlar 1960 anlaşmasına dönün, iki bölge, iki toplum, tek vatandaşlık kabul etti. Biz bugün kabul edebiliriz dediğimizle durmayıp, Rumların da daha fazla taviz beklentisinden dolayı uzlaşmaya yanaşmamaları yüzünden , KC doğan haklarımızı daha da genişlettik. Otonom yönetim, Federe devlet, federasyona açık KKTC, Tatar zamanında Eşit Egemenl 2 devlet. Bu biraz fazla maksimalist olunca hatta bazı çevrelerce ilhsk dillendirince, Metodolojik Federasyon, Konfederasyon, adına ne dersiniz deyin ,bir pozisyona geldik. Bu durumda duracak mıyız? Hristodulidis Fransa ile askeri stratejik anlaşma yapmış, Elam var, NATO ya girmek istiyorlar,Mısır,Ürdün, İsrail,Lübnan ile anlaşma yapmışlar, Amerika ile de iyi ilişkiler kurmuşlar,AB dönem başkanlığı. Hep bunlar bize karşı! Bahane çok. Ne imiş bizi yok edecek ler, bizi keseceklermiş. Onlar dünyaca tanınmış bir devlet. Bu devlette bizim de hakkımız var. K/Türkler için haklarımızı ısrarla talep edeceğimize, hala hele AB girdikten sonra inandırıcılığı kalmayan konular ile görüşmeleri zehirleme peşindeyiz

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.