Ülkemizin her iki kesiminde uyuşturucu patlaması yaşanıyor…
Kuzeydeki miktar daha az olmakla birlikte, on binlerce insanı zehirleyecek miktarda uyuşturucu ele geçiriliyor…
Ve işin ilginç yanı, zehir ticareti yapan ‘babalar’ bulunamıyor…
Sadece kurye görevi yapanlar veya alıcı-satıcı rolünde olanlar tutuklanıyor…
Devletin, uyuşturucu baronlarını ortaya çıkaracak gücü yok mudur?..
Devam edelim…
Yüksek miktarda uyuşturucudan tutukladığınız adamı yargılayıp, cezaevine gönderiyorsunuz…
Bir mahkumun devlete aylık maliyeti 70 bin liraya ulaştı…
Uyuşturucu patronlarına hizmet eden adamı yıllarca beslemek zorunda kalıyorsunuz…
Satış yaparak zehirlediklerinin durumu çok daha vahim…
Uyuşturucuya bulaştırılan insanların karakteri değişiyor…
Anormal hareketleri normalmiş gibi görmeye başlıyor…
Parasını harcadığı gibi, sağlığını tehlikeye atıyor…
Uyuşturucu belasına bulaşmazdan önce sineği dahi öldürmekten çekinen bir insan, beyaz zehre bulaştıktan sonra kavgaya tutuşuyor, ailesine bile şiddet uygulayabiliyor…
Korkusuzca hırsızlık yapanlar var…
Sırf uyuşturucu parasını denkleştirmek için her türlü yasa dışılığı göze alabiliyorlar…
Böylece kendi geleceklerini karartıyor, ailelerini de perişan ediyorlar…
Tedaviyi kabul edenler için devlet milyonlarca lira harcamak zorunda kalıyor…
Birileri para kazanacak diye, devlet ağır bir mali yük altına giriyor…
Vergilerimiz yatırımlar yerine, büyük ölçüde sağlık harcamalarına kaydırılıyor…
Nereden bakarsak bakalım, uyuşturucunun bu kadar yaygınlaşması, Kıbrıs’ın tüm güzelliklerini alıp gitmeye başladı…
Ağır trafik kazalarına neden olan sürücülerin önemli bir kısmının da uyuşturucu tesiri altında olduğu ortaya çıkıyor…
Üzücü olan şu ki; Kıbrıs meselesinde Rum tehlikesinden bahsedenler, uyuşturucu tehlikesini görmezden gelebiliyor…
Kurye görevi yapanı tutuklarken, onu görevlendiren şahıslara ulaşılmıyor…
Peki bunu kimler engelliyor?..
Devletin üzerindeki güçler mi?..
Uyuşturucu babaları mı?..
Yüce Meclis, bir an önce tatilini yarıda kesip, ülkenin hayati meselelerini ele almalı ve çok etkili kararlar alarak, vatandaşa güven verecek adımlar atılmalıdır…
Bu sorun sadece iktidarın sorunu değildir…
Hepimizin sorumluluğu vardır…
Çünkü tüm ülke tehlike altındadır…