Diyalog Gazetesi
2026-04-18 09:37:03

Böyle gelmiş, böyle mi gidecek?

Reşat AKAR

rakar@diyaloggazetesi.com 18 Nisan 2026, 09:37

  Kıbrıs sorunuyla ilgili belirsizlikler devam ediyor…

 “Bu kez olacak” dediğimiz anda ortaya başka sorunlar çıkıyor…

 Ve umutsuzluk başlıyor…

Böylesi bir durumda Kıbrıs sorununun bir asır daha geçse de çözümsüz kalacağı düşünülüyor…

Kıbrıslı Türkler en fazla Rumların ırkçı yaklaşımlarından, Enosis hayallerinin devamından şikayet ediyorlar…

Geçmişte olanları düşündükçe haksız oldukları söylenemez…

Kıbrıs’ın 1960’tan sonrasındaki yılları acılarla dolu geçti…

Rumlar; adayı Yunanistan’a bağlayabilmek için 3 yıl gibi kısa bir sürede hem ortak devleti yok etti; hem de Kıbrıslı Türklere yönelik acımasız kanlı saldırılar düzenledi…

O günleri yaşayan ve gerçekleri bilen Türklerin de Rumların da sayısı gittikçe azalıyor…

Dolayısıyla genç Rumların hemen hepsi, Kıbrıs sorununun 1974’te “Türkiye’nin işgaliyle” başladığına inanıyor…

Rum eğitim sistemi ve kilisenin etkisiyle maalesef Rum gençleri, Türkleri düşman olarak görüyor…

ENOSİS’in ilk 11 yılda gerçekleşememesi üzerine Yunanistan’daki askeri Cunta’nın 15 Temmuz 1974’te düzenlediği darbe ve buna bağlı olarak 20 Temmuz Türk Barış Harekatı nedeniyle bu kez Kıbrıslı Rumlar ağır darbeler yedi…

Kıbrıslı Rumlar adanın güneyinde, Türkler ise kuzeyinde toplandı…

İlk yıllarda en önemli sorunumuz tam teşekküllü bir devlet hastanesinin kurulmasıydı…

Bizdeki bazı sözde ‘ilerici-devrimci’ gençler bunu bilmiyor veya öğrenmek istemiyorsa da Dr. Burhan Nalbantoğlu ve diğer kentlerdeki hastaneler Türkiye’nin mali yardımlarıyla inşa edildi…

Cihazların tamamına yakını Türkiye tarafından hibe edildi…

Fakat; bizler gerek hastanelerimizi, gerekse diğer kurumlarımızı günün koşullarına göre geliştiremedik…

Tam tersi hazır bulduğumuz bazı sanayi tesislerini iflasa sürükledik…

Peki Rumlar ne yaptı?

Rumlar 1974 sonrasında evini, köy ve kentini terk etmek zorunda kalan 200 binin üzerinde insana iskan olanağı sağladı…

Yeni yaşam bölgelerinde yeni hastaneler yaptı…

Lefkoşa’daki günün koşullarına uygun bir hastane inşa ederek, eskisini terk etti…

Sınır kapılarının açılması sonrasında ilk 10 yıllık sürede binlerce Kıbrıslı Türk’e de ‘bedava’ sağlık hizmeti verildi…

Ta ki güneyde ekonomik çöküntünün yaşanmasına kadar bu uygulama devam etti…

Sonrasında güneyde sigorta yatırımı olmayanlara artık bedava sağlık hizmeti verilmeyeceği bildirildi…

Ve alışkanlık haline getirdiğimiz ‘bedava hizmetlerden’ mahrum kalmaya başladık…

Rum Yönetimi, Avrupa Birliği’nin desteğini de alarak sağlık, eğitim, ulaşım ve turizm alanında önemli reformlara imza atarken, Kıbrıs’ın kuzeyinde eğitim, sağlık ve kamu hizmetlerinde gerekli düzenlemeler yapılmadı…

Yeni sistemde neler var?

Güneydeki yeni sağlık sistemi çerçevesinde Rum halkı evinden internet bağlantısıyla doktordan randevu alabiliyor…

Hastane yetersiz kaldığı takdirde özelden hizmet alabiliyor…

Ayrıca sadece bir Euro ödemek şartıyla ilaçlarını mahalledeki eczaneden temin edebiliyor…

Özetlemek gerekirse; Kıbrıs’ın bir tarafında tamamen Avrupa kuralları uygulanırken, diğer kesimi bunun çok gerisinde bir yaşam sürüyor…

Peki bu şekilde devam edilebilir mi?..

Kıbrıs’ın önemini bilenler buna daha uzun bir süre müsaade eder mi?..

Cevabını size bırakıyorum…

Yorumlar (2)

Atlantik 7 Saat Önce

Yılların kronikleşmiş yönetimi ile Ekonomi çöküntü yaşayan KKTC ile gerçekten bugün kim Birleşmek veya Ortak olmak istesin ki ! AB Üyesi Avrupa Ülkesi Güney Kıbrıs neden Afrika Ülkesi KKTC ile Birleşmek veya Ortak olmak istesin ki ! Uganda’nın bile tanımadığı KKTCyi bugün geldiği vahim hali ile Tüm yolsuzluklardan Sahtekarliklardan Usulsüzlüklerden Çalmalardan Çırpmalardan ve Pislikt içinden kurtarıp Bir Avrupa Ülkesi yapabilecekmiyiz acaba ! Avrupalı Rum Komşularımız için KKTC’deki yağmalayıp Sattığımız Mülklerini geri isterlerse gelip KKTC ile anlaşsınlar diyenlerimiz ‘ Toprağın zaman aşaması olmadığını bilmiyorlar mı yani ! Bugün KKTCyi getirdiğimiz noktada Brakın Bizlerle Birleşmek veya Ortak olmak istemeyenleri ‘ Kendi Gençlerimizin İngilizlerin Avrupalı Turistlerin ve Yatırımcıların terk ettiği KKTCnin tutulabilecek yeri mi kaldı acaba ! Hayatın Pahalılıktan ve Pislikten girilemeyen KKTCden Avrupa Ülkesi Güney Kıbrıs’a kaymasına niye Süpriz oluyoruz acaba ! Yönetilemeyip var olanı yok etmekten başka bir iş yapamayan KKTCnin geleceği için gerçekten Kimimiz ümitlenebilir ki ! Yıllar önce büyük ümitlerle kurup Dünyaya ilan ettiğimiz KKTCnin geldiği bugünkü vahim halini Falcı Elmaziye Hanımın bile Bilebilmesi mümkün değildi !

Tamer Karadeniz 2 Saat Önce

Su Dairesi ve belediyelere deniyor ki: Bu su, bu da ucreti. Siz da satin millete bizden aldiginizin 5-10 katina yolunuzu bulun. Ama bakimi, tamiri mamiri size ait. Bunu bile beceremiyorlar ki.. Akil yok, plan yok.. Mammalanma var, mesai var, taseron tamircilerden cikar saglama var, var da var..

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.