Diyalog Gazetesi
2026-04-20 09:42:31

Erdoğan’ın Kıbrıs mesajı

Reşat AKAR

rakar@diyaloggazetesi.com 20 Nisan 2026, 09:42

  Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz hafta içinde KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’la görüşmesinin ardından, İstanbul’da düzenlenen Parlamentolar Arası Birlik 152. Genel Kurulu’nda konuştu…

Erdoğan’ın konuşmasında İran ve Lübnan savaşlarının yanı sıra Kıbrıs sorunu da vardı…

Cumhurbaşkanı Erdoğan; 1963'ten bu yana gündemlerinde olan Kıbrıs meselesinde adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme varılması zamanının çoktan geldiğini söyledi…

Mesaj son derece anlamlı ve açıktı…

Kuşkusuz anlayabilenler veya anlamak isteyenler için…

Kıbrıs Türklerinin maruz bırakıldığı hukuksuz izolasyonun artık sona ermesi gerektiğini de söyleyen Erdoğan “Sizlerden de bu konuda destek beklediğimizi dile getirmek istiyorum” dedi...

Erdoğan; İstanbul’daki toplantının ardından Antalya’ya geçti ve Diplomasi Forumu’nun açılış konuşmasını yaptı…

Burada yeniden Kıbrıs konusuna değinme ihtiyacı duydu ve adada iki devlet olduğuna dikkat çekti…

Bazı kesimler; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasını farklı noktalara çekmek istedi…

Özellikle adada çözüm yanlısı olduğunu iddia edenler, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ‘iki devletli çözüm’ istemekle suçladı…

Halbuki; verilen ilk mesajda ‘Kıbrıs sorununun çözüm zamanının çoktan geldiği’ belirtiliyordu…

Bazı fanatik unsurların yanlış değerlendirme yapmasını önlemek amacıyla bir gün sonra da ‘iki ayrı devletin varlığından’ söz etti…

Yüzde 65’i aşkın oyla ‘evet’ dediğimiz Annan Planı’na dönelim…

Orada ‘iki kurucu devletten’ söz ediliyordu…

Siyasi gözlemciler, Sayın Erdoğan’ın ‘iki devletten’ söz etmesini, Annan Planı’nda yer aldığı şekilde değerlendiriyor, bunun dışındaki iddiaları ‘diplomatik taktik’ olarak değerlendiriyor…

Yarım asrı aşan bu sorunun çözümüne karşı olan çevrelerin beklentileri göz ardı edilemez…

Toplumun bir kısmı ‘federasyon’ ifadesini duymak istediği gibi, bir kesimi de ‘iki devlet’ ifadesinden mutlu oluyor…

Neticede; çözüm olması halinde ‘iki kurucu devletçiğin’ ortaklığına dayalı tek devlet olacak…

Dışta tek temsiliyet, içte herkes kendi sorumluluklarını yerine getirecek…

Mesela; sağlık ve sosyal fonlar ‘kurucu devletçiklerin’ yetkisinde olacak…

Fazla heyecana gerek yok…

Kıbrıslı Rumlar, kendi vergileriyle ayakta duran sağlık hizmetlerini bizlere bedavadan sunmaz…

Aynı şekilde 40 yaşında emekliye çıkardıklarımıza kendi fonlarından ödeme yapmaz…

Kıbrıs Türk devletçiği, bu iki önemli konuda kendi olanaklarıyla ayakta durmaya çalışacak…

Eğer durabilirse… 

Yorumlar (3)

Ege’de Bir Sahil Kasabası 6 Saat Önce

Yarın Metin Bey’in yazı günü. Bu yorumu bir kere daha hatırlatmak istedim. “Ege’de Bir Sahil Kasabası Bir kez daha buraya yazmak zorunda kalıyorum. Metin Bey’in (Münir) sayfasına lütfen daha fazla özen gösterin. O sayfanın hâlâ yüksek bir okuyucu kitlesi var. Hep 2021 yılından yazı paylaşıyorsunuz. Farklı yıllardan yazı çeşitliliği istiyoruz. Ve dün (Salı günü) de yazı paylaşmadınız. Daha önce paylaşmadığınız bir yazısını paylaşmanızı ve sayfaya daha fazla özen göstermenizi bekliyoruz. İyi günler.”

Atlantik 5 Saat Önce

KKTC ile nerelere gideceğimizi neler istediğimizi yukarıdan aşağıya gerçekten bilenimiz mi var yani ? Kıbrıs’ta İki ayrı Egemen devlet diyenlerimiz ile Karşı çıkanlarımız ! Dünyanın istediği Federal çözüm isteyenler ile İstemeyenlerimiz ‘ KKTCyi Yönetenlerimizin ise KKTCyi Tanitmaya yönelik her türlü adımı atmakta dursunlar ‘ KKTC Cumhurbaşkanımız İkisi arası bir tavır izlemeye yönelmiştir ! Birleşmiş Milletler kürsüsünden Dünyaya KKTCyi tamıyın diyen Sayın Erdoğan Bugün artık KKTCyi Tanıyın dememekte olup 1963’ten beri çözümsüzlüğün Çözülmesi gerekiyor diyor ! KKTC hükümeti Dış işleri Bakanımız egemen İki Devletli çözüm için KKTC Cumhurbaşkanımızı zorluyor Muhalefet Külliyesi ise Federal bir Cözüm diyor ! KKTC ile Kıbrıslı Türkler gerçekten kimin arkasında koşacaklarını biliyorlar mı acaba !

Öz 2 Saat Önce

Annan Planı iki oluşturucu devlet ve uluslararası alanda tek egemenlik diyor. Erhürman egemenlik derken neyi kastettiğini açıklamalı. Crans Montana’da uzlaşmaya varılan noktada mı? Değil mi? TC Tatar ile “İki egemen devlet “ diye yola çıktı, en güvendiği Türk Cumhuriyetleri ile duvara tosladı. İslam İşbirliği Teşkilatına güvendi, güvendiği dağlara kar yağdı. Gerek Erhürman, gerekse TC yetkilileri net olmalı. Crans Montana’da görüş ayrılığı noktaları şunlardır deyip, o konularda uzlaşma aramalıdırlar

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.