Diyalog Gazetesi

Pandemi sürecinde ‘bunu öğrendik’

GENÇ VİZYON

Genç Vizyon’a konuşan Gıda Güvenliği ve Mikrobiyolojisi Uzmanı Dr. Hüseyin Değirmenci, yerli üretimin önemine dikkat çekti

Genç Vizyon - Cemre AKAR

 Gıda Güvenliği ve Mikrobiyolojisi Uzmanı Dr. Hüseyin Değirmenci, pandemi sürecinde yerli üretimin ne kadar önemli olduğunun daha iyi anlaşıldığını söyledi.

Genç Vizyon’a konuk olan Değirmenci “İçinde bulunduğumuz pandemi ve bunun yol açtığı ekonomik kriz, ülkelerin yerel üretimlerinin ne denli yaşamsal öneme sahip olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Salgın kapılarımızı kapattığında bunun önemini bir kez daha anlamış olduk. Üretimin sığınabileceğimiz en güvenli liman olduğunu gördük” dedi.

Değirmenci sorularımızı şöyle yanıtladı:

Soru: Yerli üretimde bundan sonra nasıl bir strateji izlenmeli?.

Yanıt: Covid-19 virüs salgınının pandemiye dönüşmesi ile ülkeler kendi içine kapandı ve öncelikleri değişti. Dolayısıyla bu tür kriz yaratacak durumlarda ülkelerin mutlaka bir B-C-D planı olması gerektiği ortaya çıktı. Sağlık ve tarım konusunda devletçi politikaların vatandaşına daha iyi hizmet verdiği, özelleştirmenin insan sağlığını tehlikeye attığını görmemize neden olan Covid-19, ülkelerin ulusal politikalarını yeniden gözden geçireceği ve küresel olmaktan çok ulusal olmasını sağlayıcı tedbirler alacağını söyleyebiliriz.
Salgın sürecinde alınan tedbirler sonucunda bazı ürünlerin yurt dışından temin edilebilmesi çok zor hale gelmiştir. Bununla birlikte, salgın sürecinde ayrıca gıda ürünleri gibi bazı ürünlerde önemli ölçüde talep artışı olmuştur. Bu süreçte, yerli üretimin bir ülkenin sürdürülebilir ekonomik performansında ne kadar önemli olduğu anlaşılmıştır. Başka bir deyişle, ekonomik anlamda her açıdan kendi kendine yetebilen bir ülkenin bu tür problemlerle daha kolay bir şekilde başa çıkabildiği görülmüştür. Salgın sonrası süreçte de ülkelerin yerli üretime çok ciddi önem vermesi beklenmektedir. Özellikle kritik öneme sahip olan ürünler için ülkelerin kendi kaynakları ile üretim sürecine girmesi muhtemeldir.

Araştırma faaliyetleri artırılmalı

Soru: Yerli üretimi artırma ve ürün çeşitlerini geliştirme konusunda nasıl bir yöntem izlenmeli?

Yanıt: Bu süreçte tecrübe edinilen başka bir konu da araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin ne kadar önemli olduğudur. Salgın sürecinde, solunum cihazı ve maske filtreleri gibi belirli ürünlere olan talep radikal ölçüde artmıştır. Teknik yeterlilik içeren bu ürünlerin yeterli miktarda temin edilemediği görülmüştür. Bu kapsamda, araştırma ve geliştirme faaliyetlerine önem veren ülkelerin salgın ile mücadelede diğerlerine kıyasla bir adım önde oldukları anlaşılmıştır. Öte yandan, bu salgının tedavisine yönelik aşı geliştirme sürecinde de bu hususun önemi netleşmiştir. Bu süreçten acı ders çıkaran ülkelerin gelecekte araştırma ve geliştirme faaliyetlerine daha fazla yatırım yapmaları muhtemeldir.
Salgın sonrası şirketlerin yönetim şekillerinde değişikliklerin muhtemel olup, şirketlerin belirli bir kısmının bu süreçte faaliyetlerine devam edebilmek için uzaktan çalışma sistemini uygulamış, belirli bir teknolojik yatırım ile birlikte personelin evinden çalıştığı ve şirketin iş süreçlerinin devam edebilmesinin mümkün olabildiği görülmüştür.

Soru: Ekonomik problemlerin salgından çok daha fazla süreceği yönündeki iddialar konusunda ne düşünüyorsunuz?

Yanıt: Coronavirüs süreci ile yakın gelecekte küresel ekonomi adına çok umut vadedici gelişmelerin beklenmemekte olup, dünya ekonomisinde durgunluk yaşanması kaçınılmazdır.
Bu durumun çok ciddi bir ekonomik buhrana yol açıp açmayacağını şimdiden net bir şekilde söyleyebilmek mümkün değildir. Belirtilen ekonomik problemlerin boyutunun ne şekilde olacağını ülkeler tarafından alınan tedbirler belirleyecektir. Salgından dolayı ekonomik aktiviteler çok ciddi ölçüde yavaşlamıştır. Bu durumun da işsizlik sorununu artırması muhtemeldir. Diğer bir ifadeyle, yakın gelecekteki en önemli makroekonomik problemlerden biri işsizlik olacaktır. Önümüzdeki günlerde ülkelerin işsizlik ile mücadele edebilmek için farklı tedbirler almaya çalışacaklarını göreceğiz. 

Tarım ön planda

Soru: Bundan sonraki süreçte ülkelerin tarıma daha fazla önem vereceği söyleniyor. Ne dersiniz?
Yanıt: Salgın sonrası süreçte de ülkeler, edindiği bu acı tecrübelere yönelik birtakım yeni aksiyonlar alacaklardır. Bu çerçevede, ülkelerin önemli bir çoğunluğu da tarım sektörüne daha fazla önem veriyor hale gelecektir. Bu amaca yönelik olarak, ülkeler tarımsal üretimde daha etkin olabilmek için ciddi çalışmalar yapacaklardır. Bu süreçte, tarımsal üretimin salgın öncesi döneme kıyasla çok daha fazla önem kazanacağı ortadadır. Bunun sonucunda da hem insanların hem de ekonominin bir kısmının kırsala kayacağını söylemek yanlış olmaz. Atatürk’ün dediği gibi.

Soru: Son olarak yerli üretimde tarımsal arazilerin öneminden söz eder misiniz?
Yanıt: Covid-19 virüs salgını, ülkelerin gıda üretiminde kendine yeterlilik politikalarını daha çok öne çıkarmasına neden oldu. İnsanların tüketim alışkanlıklarında değişiklik olmaya başladı ve olacaktır. Ülkeler gıda güvenliği ve sağlıklı gıdaya ulaşım konusunda yeni politikalar geliştirilmeye çalışılacaktır. Ülkeler öncelikle yerel üretime önem verecek ve vermeleri gerekecektir. Hükümetler, tarım arazilerini koruyucu politikaları devreye koyacak ve çiftçileri yerinde tutabilmek için tarımsal destekleme politikalarında değişikliğe giderek tarımsal üretim yapmalarını sağlayıcı tedbirler alacaktır, almalıdır. Böylesine büyük etkileri olan kriz dönemlerinde alınacak her türlü önlemde, yapılacak her uygulamada konunun tarım ve gıda boyutu, gıda güvenliği düşünülerek ve tedarik zincirinin kopmaması için gerekli tedbirler alınmalıdır. Böylesi zor dönemlerde, kamu politikaları paketi belirlenirken paket içinde tarım ve gıda politikalarına öncelik verilmesi halkın refahı ve güvenliği için önemli ve gereklidir. 

Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.