Diyalog Gazetesi
2026-07-24 08:45:17

Haklılığımızı ve gerçekleri kabul ettirmeye çalışmalıyız

Dr. Orhan AYDENİZ

24 Temmuz 2026, 08:45

Birleşmiş Milletler’in genel kurulunda iki uluslararası hukukçu (Elihu laterpatch ve Monreo Leigh) bildiri yayınlayarak, BMGK’nin 1983’te aldığı 541 ve 1984’te aldığı 550 sayılı kararların uluslararası hukuka aykırı olduğunu, KKTC halkının self determination hakkının olduğunu ve BM Güvenlik Konseyi’nin KKTC’yi tanıması gerektiğini belirttiler. 1. Kim bu hukukçular?
Sir Elihu Lauterpacht:
Cambridge Üniversitesi’nde uluslararası hukuk profesörü. Uluslararası Adalet Divanı’nda birçok davada avukatlık yaptı. Lauterpacht ailesi uluslararası hukukun “dev” isimlerinden. Monroe Leigh: ABD Dışişleri Bakanlığı eski Hukuk Müşaviri. Amerikan Uluslararası Hukuk Derneği başkanıydı. Devlet pratiğini bilen bir hukukçuydu. İkisi de “BM Güvenlik Konseyi ne derse odur” demeyen, uluslararası hukukun temel ilkelerine bakan akademisyenlerdi.
2. Ne dediler? 1983-84 sonrası görüşleri
KKTC 1983’te ilan edilince BMGK 541 ve 550 sayılı kararlarla “yasadışı, tanınmayın, geri çekilin” dedi. Bu kararlara karşı Lauterpacht ve Leigh BM Genel Kurulu’nda sözlü/görüş bildirileri sundular. Özet argümanları:
1. Self-determination / Kendi kaderini tayin
: KKTC Türkleri 1963’te ortaklıktan zorla atıldı. 20 yıl ambargo ve izolasyon altında yaşadılar. Lauterpacht’a göre “bir toplum kendi devletini kurma hakkını” kaybetmez. 1960 Anayasası bozulunca Türklerin de kendi kaderini tayin hakkı doğdu. 2. BMGK 541-550 kararları uluslararası hukuka aykırı: BMGK’nın “tanımayın” demesi, devletlerin tanıma yetkisine müdahale. Lauterpacht’a göre tanıma siyasi bir tasarruftur, BMGK emredemez. Konsey 541’de “hukuken geçersiz” dedi ama Uluslararası Hukuk’ta “yeni devlet” ilanı otomatik geçersiz olmaz, etkinlik + halk iradesi gerekir. 3. Tanıma çağrısı: Leigh, BMGK’nın tarafsız kalması gerektiğini, Rum tarafının tek temsilciliği tescilinin 1964’teki fiili durumdan geldiğini, hukuk gereği olmadığını söyledi. İkisi de “Konsey KKTC’yi tanımalı” demedi direkt, “tanımamak için hukuki zorunluluk yok, tanıma yolu açık” dediler. 4. 1960 Cumhuriyeti fiilen bitti: Rum tarafı tek taraflı anayasayı değiştirip ortağı attı. Hukuken “iki ortaklı devlet” bitti. Kısaca: Biri akademik otorite, biri devlet pratiği otoritesi. İkisi birleşince Türk tarafının eline “BMGK kararı hukuken bağlayıcı değil” argümanı geçti.
İronik taraf:
Lauterpacht, babası Hersch’in “sovereignty” egemenlik teorisini savunuyordu. O da “devlet varsa tanıma onu yaratmaz, sadece tescil eder” diyordu. KKTC için “varlık var, tanıma eksik” demesi oradan geliyor Karşı görüş ne diyor? BMGK ve uluslararası toplumun çoğu şu gerekçeyle 541-550’yi savunuyor:
1. 1960 Anlaşmaları:
KKTC ilanı Garanti ve İttifak Anlaşmalarına aykırı. Garantör devlet tek başına anayasal düzeni değiştiremez. (Gerçek: Kıbrıs anayasal düzenini 1963’te Rum değiştirdi). 2. Toprak bütünlüğü: BM Şartı Madde 2/4. Zorla toprak bölünmesi meşru değil. Güvenlik Konseyi bunu korumakla yükümlü. (Gerçek: İki kesimlilik Liderler arasındaki doruk anlaşmasında kabul edildi. Ayrıca 1974 de gönüllü olarak oluşan iki kesimlilik Viyana Anlaşması ile tescil edildi.)  3. Pratik: Ortadoğu’da, Afrika’da her ayrılıkçı hareket “KKTC emsali” diyecek. BM sisteminin temeli sarsılır. (Gerçek: Yugoslavya federasyonunda dili, dini milleti aynı olan Makedonya ve Sırpların kendi devletlerini kurmalarına neden karşı çıkan olmadı?)
Lauterpacht-Leigh haklı olduğu nokta = “self-determination mutlak değil ama yok da sayılamaz”. 1963’te ortaklık bitti, Türkler 11 yıl gettoya kapatıldı. Bu durumda “20 yıl bekle, federasyon dayatması kabul et” demek de hukuken zayıf.
BMGK’nın görüşü = “tanımayı emredemeyiz ama yeni bölünmeyi de teşvik edemeyiz”. (Gerçek: Kıbrıs, 1963 Rumların Kanlı Noel saldırıları nedeniyle bölündü.
Benin savunduğum görüşe göre: “önce iki devlet tanı, sonra konfederasyon” modeli aslında Lauterpacht’ın mantığıyla uyuşuyor: Hukuk önce “fiili durumu ve halk iradesini” görür, sonra “çözüm formülü” yazar.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.