Diyalog Gazetesi
2026-01-26 10:39:59

Her taraf su doldu ama suya da zam geldi!

Hasan ERÇAKICA

26 Ocak 2026, 10:39

Türkiye’den borularla taşınan suya zam gelmiş… Tam bir açıklık olduğundan söz edeme-yiz ama bazı haberlere göre 2025 yılının Ocak ayında 10,50 TL/ton olan fiyat, 24,50 TL/ton oldu.
Olacaksa olsun! En pahalı su, olmayan sudur! 
Ama var!
Günlerdir yağışlarla nasıl baş edeceğimizi düşünüyoruz. Belediye başkanları, su baskın-larına müdahale etmek için uykusuz bekliyorlar. Belediye Başkanı Harmancı, Lefko-şa’nın gazetelere düşmemesinden haklı bir övünç duyuyor. Yer altına milyonlar attı ve su baskınlarını önlemekte başarılı oldu.
Dağ yamaçlarındaki belediyeler de övünüyorlar. Suyun yolunu açtılar; su şarıl şarıl aka-rak denize kadar ulaştı. Bazı yerlerdeyse yatırıma devam etmek gerekiyor. Suyu denize sorunsuz bir şekilde ulaştırmak için daha çok paraya ihtiyaç var!
Tam bir akıl tutulması yaşıyoruz! 
Suya ihtiyacımız var ve Türkiye’den denizi aşan borularla su getiriyoruz ama aynı zaman-da yılın belli aylarındaki yağışların su baskınlarına neden olmaması için para harcayıp drenaj boruları döşüyor veya dere yataklarını genişletiyoruz. Bu suyu toplamak ve uygun şekillerde korumak içinse hiçbir şey yapmıyoruz. 
Bu durumda biz, kendi paramızla kendi aleyhimize çalışmış olmuyor muyuz?
İşte durumumuz budur: Ne ile övüneceğimizi bile bilmiyoruz!
2015 yılında, Türkiye’den su getirilmesinin KKTC’de ihtiyaç duyulan içme ve kullanma suyunu sorun olmaktan çıkaracağı düşünülerek yeraltı su kaynaklarının, yağışların ve atıklar arıtılarak elde edilecek suyun merkezi bir yönetim altında toplanması gündeme gelmişti. Uzayıp giden toplantıların en önemlilerinden birinin 2016 yılı başlarında, KKTC’den dört bakanın katılımı ile Ankara’da yapıldığını hatırlıyorum… Tam 10 yıl önce… 
Böyle bir plan üzerinde uzlaşılmış olsa, bunca su denize akmayacaktı diye düşünüyor ve üzülüyorum…
Böyle bir plan yürürlüğe girmiş olsa bazı belediyeler hala daha yer altından su çekmek için kuyu kazmayacak; yeraltı su rezervlerimiz her yıl biraz daha zenginleşecek ve anıla-rımızda kalan pınarlar yeniden şarıldamaya başlayacaktı.
Bu su planı yürürlüğe girseydi tarımda daha fazla su kullanabilmeyi, verimli bir tarım sistemi geliştirmeyi de öngörüyorduk zaten…
Bu plan yürürlükte olsaydı, belediyelerin su baskını gibi bir sorunu olmayacaktı diye ha-yal edebiliyorum.
Şimdi yaşadığımız gerçek çok farklı: Yağmur yağdı, sel oldu! Sellerle boğuşabilmek için milyonlar harcadık; paramızla rezil olduk!
Her taraf suyla doluyken kullanma suyuna yüklüce bir zam yaptık; “mutlu” olduk!

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.