Diyalog Gazetesi
2026-04-13 09:28:02

Herkes kendine baksın; krize karşılık önlem alınmayacak!

Hasan ERÇAKICA

13 Nisan 2026, 09:28

Başbakan Üstel, geri adım attı… HP ödeneğini düzenleyen yasa tasarısının görüşülmesini askıya almadan önce ilk tutumundan da vazgeçmiş ve daha önce sendikacıların da dillendirdiğine benzer yeni bir tutum geliştirmişti zaten… Şimdi bu yeni tutumunu da terk etmiş görünüyor.
Bu geri adımın siyasi nedenleri olduğu çok açık… Bırakın sendikaları, koalisyonu ayakta tutan milletvekilleri de atılacak adımın siyasi faturasından korktular ve rahatsızlık çıkarmaya başladılar. Yapacak başka bir şey kalmamış gibidir. 
KKTC’nin gelirleri tümüyle maaş ödemeye gidiyor. Alınabilecek tek önlem, maaş giderlerini kısmak ve çalışarak ekmek parası kazanmaya çalışanlar üstündeki vergi yükünü az da olsa azaltmaktı. Hükümet tam olarak bunun peşinde değildi ama onun yapmak istediği de olmadı! 
KKTC, hiçbir şey yapılamaz hale geldi! Bundan sonra alınması düşünülecek herhangi bir önlem, aynı engelle karşılanacak. Şimdi düzen devam edecek ve herkes kendi faturası ile baş başa kalacak. Herkes kendi krizini yönetmeye çalışacak!
İşletmeler ve aileler kendi durumlarını gözden geçirsinler: Kimisi tasarruf yapacak, kimisi fiyat artıracak. Kimisi yeni bir iş daha bulacak; kimisi mutfak masrafını kısacak. Herkesin durumu kendine özeldir; kararları da kendilerine özel olacak.
Devlet maaş ödemek yükümlüğü altındadır. Kaldı ki seçime gidiyoruz ve maaş ödemelerinde herhangi bir gecikmenin bile siyasi bedeli olacaktır. Yine de devlet, işletmelere ve hane halkına göre avantajlıdır. Borçlanırken “devlet garantisi” verir. Bankalar gayrı menkul teminatı istemez; bir bakanlar kurulu kararını yeterli sayarlar… Resen vergilerin çarşıyı kırıp geçirdiği zaten bilinen bir gerçektir. Vergi Dairesi memurlarına “uzlaşmalarda daha katı davranın” denecek ve mümkün olduğunca daha çok para hazineye aktarılmaya çalışılacaktır.
Devletin kendi hazinesinde topladığı bu kaynak kamu çalışanlarına aktarılacak. Esnaf da onların elinden alabildiğini alacak. Önemli bir kısmı da Güney’e ve yurtdışına gidecek! Buradaki ticari hayat biraz daha gerileyecek; hayat biraz daha zorlaşacak.
Buna “normal bir sonuç” olarak bakmak gerekir. Her toplumda kararlar böylesine çatışmalı süreçlerle alınır. Bu çatışma sokakta olduğu gibi mecliste de yaşanır, basında da… Bizde de öyle oldu. En örgütlü kesim olan “kamu çalışanları” sürece ağırlık koydular ve kazandılar. 
Bunun siyasete de etkileri olacak. Seçime, kamuya dönük hiçbir tartışma yapmadan gireceğiz. Mevcut durumu savunmak zordur ve hatta ahlaki bile değildir ama buna alternatif üretmek de bir o kadar tehlikelidir. Siyasi partiler, toplumsal sorunlara çözüm önermek yerine birbirilerini yıpratarak ve bol keseden vaat dağıtarak oy toplamaya çalışacak.
Seçimlerden sonra “kamu maliyesi” gündemdeki yerine geri dönecek ve baş köşeye kurulacak. 
Bir seçim süreci daha hiçbir yarar üretmeden tamamlanmış olacak.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.