6 nisan 2021
Jonathan Raban adında çok sevdiğim, bizim buralar-da pek bilinmeyen İngiliz bir yazar var.
Seyahat yazarı demeliyim çünkü kitaplarının çoğu seyahatlerle ilgilidir, ama bu şekilde tarif edilmekten nefret ettiğini bildiğim için demeyeceğim.
O zaman, non-fiction, roman olmayan yazı türünü yeni yüksek-lere taşıyan bir yazardır diyeyim.
Bugün Raban’ın kısa yazılarının birinde şu sözlerini okudum:
“Zaman zaman hissedilen şiddetli yalnızlık nöbetleri seyahatin önemli parçalarından biridir. Çift veya aile olarak seyahat etmek evde kalmaya devam etmenin bir başka şeklidir.”
Sanırım bir tür seyahat olan yürümek hakkında da aşağı yukarı aynı şeyler söylenebilir.
Yine, Vertigo filminde dolaşmaya çıkan Kim Novak’ın ona ka-tılmak isteyen James Stewart’a söylediğini hatırlatayım:
“Sadece bir kişi avare dolaşabilir. Birlikte, iki kişi her zaman bir yere gider.”
Tek başına yolculuk, seyahat, yürüyüş ne kadar kısa veya uzun ve nereye olursa olsun insanın içinde yapılır.
Varılan yer hemen hemen her zaman kişinin kendisidir.
Şimdi baktım ama üzülerek Raban’ın Türkçeye çevrilmiş bir ki-tabını bulamadım.
İngilizce bilenler için en sevdiğim kitabı olan Passage to Juneau/ Juneau’ya Yolculuk adlı eserini önermek isterim.
Birinci baskısı 1999’da yapılan kitap Raban’ın, Inside Passage adlı kıvrımlı deniz geçidi yoluyla Seattle’dan Alaska’nın baş-kentine yaptığı solo seyahati anlatır. Yazar, haritacı İngiliz Kap-tan George Vancouver’in (1757-1798) On Sekizinci Yüz-yıl’ın ikinci yarısında aynı pasajda yaptığı ve kitaplarında ayrın-tılı olarak anlattığı yolu izler.
Raban 1990’dan bu yana Amerika’da ikamet etmekte idi ve yol-culuğa çıkmadan kısa bir süre önce çocuğu olmuştu.
“Ringayı ve somonu unutun,” diye yazdı yolculuğu ile ilgili ola-rak. “Düşünce avlamak istiyordum ve niyetim parlak bir ağ do-lusu ile dönmekti. Başkalarının düşüncesi idi kastettiğim, yolcu-luğa başlarken. Bitirdiğimde ağımı dolduracak olan şeylere ha-zır değildim.”
Yarı yolda babası arayarak biraz utangaç bir tavırla ölüyor ol-duğunu haber verdi.
Raban teknesi için bir liman bulup İngiltere’ye uçtu ve onu gömdükten sonra dönüp yolculuğuna devam etti. Ama artık yanında seyahatin geriye kalan kısmına rengini veren bir ikinci yolcu vardı: ölüm düşüncesi.
Yolculuk bitip de karaya çıktığında onu bir başka kötü haber bekliyordu: Evliliğinin sandığı gibi güvenilir bir liman olmadığı.
“Seyahatler,” diye yazar kitabın sonuna doğru, “hemen hemen her zaman, gerçek anlamlarının ne olduğunu bittikten, bazen bitmelerinin üzerinden yıllar geçtikten sonra açığa vururlar.”
Ama bir seyahat var ki, ki adı yaşamdır, gerçek anlamını hiçbir zaman açığa vurmayacak.
Ege’de Bir Sahil Kasabası 24 Saat Önce
13 Ocak 1944 Metin Münir dünyaya geldi. Metin Münir, bugün 82 yaşında. İyi ki doğdunuz Metin Bey, iyi ki vardınız, iyi ki… Bugün seçilen yazı da anlamlı olmuş. “Ama bir seyahat var ki, ki adı yaşamdır, gerçek anlamını hiçbir zaman açığa vurmayacak.” Gerçek anlamını hiçbir zaman bilemesek de, ama hiç olmazsa sizin yaşam seyahatiniz için şunu söyleyebiliriz :Bu dünyaya geldiniz çünkü; kuşların, çiçeklerin, otların, ağaçların, dahi bahçenizdeki yılanın iyi yaşaması için mücadele ettiniz. Bu dünyaya geldiniz çünkü; yazılar yazdınız, o yazılarla insanların kalbine, hayatına dokundunuz; o yazılarla öğrettiniz, düşündürdünüz, gülümsettiniz, bir süreliğine günlük dertlerden kurtardınız. Doğum gününüz kutlu olsun Metin Bey, iyi ki doğdunuz, iyi ki vardınız. Çok özledim, çok özledik…
Yaz 22 Saat Önce
İyi ki doğdun MM, seni çok seviyor ve özlüyoruz.
Neclaerşen 21 Saat Önce
İyi ki doğdunuz sayın MM,güzel yazılarınızla bizi mutlu ettiniz.Sonsuz saygı ve teşekkürlerimle..
Ruh ikizi 16 Saat Önce
Yazılar vardır, yüreklere şöyle bir dokunur geçer. Yazılar vardır, yüreklere işler kalır. Zamanla çaresiz kavga eder durursunuz. Herkes kendinden bir şeyler bulur. Boş yoktur Sayın MM’nin yazılarında. İyi ki doğdunuz ve bu dünyadan dolu dolu geçtiniz. Ruhunuz şadolsun.