Kıbrıs meselesine devam edelim...
Rumların dış dünyada en büyük propagandası mülkiyet üzerinde yürütülüyor...
“Türkiye kuzeydeki mal ve mülklerimizi istila etti” diyorlar...
Hatta turizm pazarlaması yapılırken, kuzeydeki otellerin ‘çalıntı olduğunu’ savunuyorlar…
Yıllardır sürdürülen bu propaganda çok etkili olmadığı halde, geri adım atmamaları dikkat çekicidir…
İyi güzel de, güneyde kalan Tük mallarını bizler niye anlatmıyoruz?..
Larnaka Havaalanı’nın Türk toprağı üzerine kurulduğunu bilmeyenler olabilir...
Ancak Baf’ın eski Belediye Başkanı’nın yaptığı açıklamaları da mı göremiyoruz?..
Rum Başkan, Kıbrıslı Türklere ait malların özellikle siyasiler tarafından yağmalandığını, bu mallar üzerinden milyonlarca Euro’luk vurgunların yapıldığını defalarca vurguladı...
KKTC kanadı inanın bunları hep görmezden geldi, karşı propaganda unsuru olarak kullanmasını bilmedi...
O zaman haklılığımızı dünyaya nasıl anlatacağız?..
Demek ki; Türkiye ile birlikte yeni bir politika geliştirilmeli ve dünya çapında tanıtım atağına girişilmeli, mal ve mülk yağmasının her iki tarafta da yapıldığının anlatılması çok önemlidir...
Bütün bu yaşananlar savaşın bir sonucudur…
Güneydeki Türk mülkleri, kuzeyde kalan Rum mülklerinden daha azdır...
Çok doğru...
Öyleyse, fazla olanları parasını ödeyerek satın almalı, böylece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) ağır ceza davalarından kurtulmalıyız...
AİHM; geçtiğimiz yıllarda Kıbrıslı Türklere ve Türkiye’ye bu konuda büyük bir iyilik yaptı...
“Mal Tazmin Komisyonu’nu kurun ve satmak isteyen Rumların malını satın alın” dedi...
Üstelik fiyatlar, gerçek değerin üçte biri kadar...
Komisyon 750 civarında satış başvurusunu sonuçlandırdı...
Ancak 7 bin dolayında yakın dosya yıllardır bekliyor...
Neden?..
Para yok da ondan...
Bugünkü hükümet, bir miktar kaynak yaratarak adım atma niyetini göstermiş olsa da yeterli değildir…
Daha çok kaynak yaratılması için gelirleri artırıcı adımları atmak kaçınılmazdır…
Ayrıca, satılan tarım arazilerinden elde edilen gelirler doğru bir şekilde tespit edilip, tazminatı için öngörülen kaynağın nereden karşılanacağını Ankara ile görüşmek son derece önemlidir…
Çaresizlik içinde ‘beklemek’ yerine, mümkün olan çareleri şimdiden üretmeliyiz…
Rıza Murat 11 Saat Önce
Turizm Patlaması zamanında ( KKTCnin Lale devri ) Tüm Hotellerimizi ve büyük oranda KKTCdeki Rum Topraklarını Türkleştirme olanağımız var iken sonsuza dek KKTCde zil çalıp oynadık ‘ KKTCye gelen Milyarlarca Doları ise Har Vurup Harman Savurduk ! Bugüne kadar Kimin Malını Yağmalayıp Koçanlayıp da Kime Satıyoruz sorusunu ise Sayın Reşat Akardan başka bir Soranımız olmadı ! Uluslarası Tutuklamalar sonrası yağmalayıp Sattığımız Rum Mülkleri için yüzümüze yediğimiz şamar ile ancak uyanabildik ? Yıllardır yok saydığımız TMK’ye ise bugün dört elle sarılmaya başladık ! İngilizcede TOO LITTLE TOO LATE anlamını bilen var mı !