Diyalog Gazetesi

Kurşuna dizildiler

KIBRIS

Rum gazetesi, aralarında Özersay’ın babasının da bulunduğu 13 Kıbrıslı Türk’ün öldürüldüğü ‘Aleminyo’ olaylarının Rum polis raporuyla doğrulandığını açıkladı

Güney Kıbrıs’ta yayımlanan Politis gazetesi, 20 Temmuz 1974 yılında meydana gelen Alaminyo olaylarına geniş yer ayırdı. Gazete; Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay’ın babasının da bulunduğu 13 Kıbrıslı Türk’ün öldürülmesine ilişkin Türk tezinin, Rum polis raporuyla doğrulandığını yazdı. Haberi “74 Αcısı” adlı sayfada, “Özersay’ın Babasının Ölüm Koşullarında Aydınlık…Alaminyo’da 13 Kıbrıslı Türk’ten 8’i Soğukkanlılıkla…395’inci Piyade Taburu Askerleri, Kıbrıslı Türklerin Olduğu Nöbetçi Kulübesini Ele Geçirdi ve Onları Tutukladıktan Sonra İnfaz Etti” başlıklarıyla veren gazete Larnaka’ya bağlı karma köy Alaminyo’da 20 Temmuz 1974’te yaşanan olaylarda hayatını kaybedenlerin ölümüne ilişkin ayrıntılara yer verdi. 
Gazete 395’inci piyade taburunun, 20 Temmuz 1974 tarihinde köye saldırdığını, yarım saat süren saldırı sonucu 5 Kıbrıslı Rum ve aralarında Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay’ın babasının ve akrabalarının da bulunduğu 13 Kıbrıslı Türk’ün öldürüldüğünü yazdı. 
Gazete Alaminyo’da 13 Kıbrıslı Türk’ün öldürüldüğü olayların, Rum Başsavcılığın 2012 yılındaki talimatı üzerine Rum polisi tarafından , 2013’te araştırıldığını belirtti.
28 Temmuz 1974’te, New York Times muhabirinin, Alaminyo şehitlerine ilişkin Rum tarafınca yapılan iddianın “Kıbrıslı Türklere, savaşın başlamasıyla, köyün Türk yarısını ele geçiren Kıbrıs Rum kuvvetlerine teslim olmayı ret ettikten sonra ateş açıldığı” şeklinde olduğunu yazan gazete, Kıbrıs Türk tezinin ise “13 kişinin bir duvar önüne konularak soğukkanlılıkla bu kişilere ateş açıldığı” yönünde olduğunu belirtti. 

2012’de araştırıldı Rum Başsavcılığın,, 2012 yılındaki talimatı üzerine olayı araştıran Rum polisinin bulgularının, 20 Temmuz 1974’teki Alaminyo olaylarında aralarında Başbakan Yardımcısı Kudret Özersay’ın babasının ve akrabalarının da bulunduğu hayatını kaybeden 13 Alaminyo sakininden en az 8 ‘ne ilişkin Kıbrıs Türk tezini teyit ettiğini yazdı.
Rum polisinin, Alaminyo olaylarına katılan Kıbrıslı Rum askerlerden alınan ifadelere dayandırdığı bulgularında, köyün Kıbrıs Türk mahallesine saldıran tabur askerlerinin, Kıbrıslı Türklerin bulunduğu nöbetçi kulübesini işgal ederek bu kişileri yakaladığını ve akabinde ise kurşuna dizerek infaz ettiğinin anlaşıldığı kaydedildi. 
Yapılan araştırmanın, 13 kişiden en az 8’nin kurşuna dizilerek soğukkanlılıkla öldürüldükleri şeklindeki Türk tezini teyit ettiğini yazan gazete savaş suçuna ilişkin polis tespitinin, cinayetlerin sorumlularına ilişkin ifadeler, de içerdiğini belirtti. 
Habere göre polis araştırmasında, Alaminyo sakini Kıbrıslı Rumların 20 Temmuz 1974’teki saldırılara katıldığından söz edilirken, a Alamşnyo’ya saldıran 395’inci piyade taburu bölüğüne katılanlardan da özel olarak bahsedildi. 
Polis araştırmasına göre 3 Kıbrıslı Rum, Alaminyo’daki 8 Kıbrıslı Türk’e karşı yapılan savaş suçuna katıldı.
Alamniyo’da aynı gün öldürülen diğer 5 Kıbrıslı Türk’ün nasıl öldürüldüğü konusu ise polis tarafından belirlenemedi. 

Psias…Psias lakaplı Rum katil
Gazete haberinde ayrıca darbe yıldönümünde (15 Temmuz 2007’de) gazeteci Andreas Parashos’un, Alaminyo olaylarına dahil olan 5 askerin tanıklıklarını (gazetede) yayımlamasına atıfta bulunuldu. Haberde, Nikos ve Kokos olan bunlardan ikisinin, Kıbrıslı Türklerin soğukkanlılıkla öldürülmesindeki faili “Psias –Psias” lakaplı biri olarak gösterdiklerini belirtti. 
Gazete, bazı tanıklardan “Psias-Psias” lakaplı bu isme, kendilerinin de ulaştığını belirtirken, bu kişinin yakındaki köy Masoto’dan (Kazoto) olan “EOKA B” üyesi olduğunu ve Alaminyo’da sığınağının bulunduğunu yazdı.
Habere göre “Psias-Psias” lakaplı kişi, Kıbrıslı Türklerin yakalanmasında değil, ancak 13 Kıbrıslı Türk’ten 8’nin öldürülmesinde başrol oynadı.
Gazete, 13 Kıbrıslı Türk’ün öldürüldükten sonra gömüldükleri yerden de bahsetti.
Gazete haberinde ayrıca Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay’ın ailesinin yaşadığı evin fotoğrafına da yer verdi. Gazete olarak kendilerinin 20 Temmuz 1974 yılında köyde ne olduğuna dair değerlendirmede bulunması için Özersay ile iletişime geçtiklerini ancak Özersay’ın bu taleplerine yanıt vermediğini de savundu. 

Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.