“Belimi kütlettim, rahatladım.” “Boynumu kütlettirdim, ağrım geçti.” Bu cümleleri son yıllarda özellikle sosyal medyada daha sık duyuyoruz. Peki eklemden gelen o ses gerçekten kemiğin yerine oturduğunu veya omurganın düzeldiğini mi gösteriyor? Hayır. Kütleme sesi tek başına tedavinin başarılı olduğunu göstermez.
Kayropraktik, özellikle omurga ve kas-iskelet sistemi üzerine yoğunlaşan bir sağlık yaklaşımıdır ve çeşitli manuel teknikler içerebilir. Bu tekniklerden biri de spinal manipülasyondur. Uygulama sırasında ekleme kısa ve kontrollü bir kuvvet uygulanır. Duyulan ses ise eklem içindeki basınç değişimleriyle ilişkili olarak oluşabilir. Yani amaç ses çıkarmak değil, uygun kişide hareketi ve şikâyetleri yönetmeye yardımcı olmaktır.
Peki herkes kütletme yaptırabilir mi?
Kesinlikle hayır. Fizyoterapist olarak bizim için tedavinin ilk adımı uygulamaya geçmek değil, kişiyi değerlendirmektir. Ağrının ne zaman başladığı, nasıl değiştiği, hareket açıklığı, kas kuvveti ve gerekli durumlarda nörolojik bulgular değerlendirilir. Geçmiş yaralanmalar, kullanılan ilaçlar, kemik sağlığı ve mevcut hastalıklar da dikkate alınır.
Bu değerlendirme sonucunda manuel bir tekniğin uygun olmadığı durumlarda uygulamayı tercih etmeyiz. Örneğin kırık şüphesi, ciddi kemik zayıflığı veya bazı nörolojik ve damar kaynaklı sorunlar manipülasyon açısından risk oluşturabilir. Bu nedenle internette görülen bir videodaki hareketi kişinin kendi üzerinde uygulaması ya da özellikle boyun bölgesini sırf ses çıkarmak amacıyla zorlaması doğru değildir.
Gerekli eğitimi almış ve klinik olarak yetkin fizyoterapistler, kendi mesleki yetkinlikleri ve uygulama çerçeveleri içerisinde manuel terapi yöntemlerinden mobilizasyon ve spinal manipülasyon gibi teknikleri kullanabilir. Burada önemli olan yalnızca tekniğin nasıl yapılacağını bilmek değildir. Hangi kişide uygulanabileceğini, hangi durumda uygulanmaması gerektiğini ve ne zaman farklı bir tedavi yaklaşımına geçileceğini bilmek de mesleki yetkinliğin bir parçasıdır. World Physiotherapy de güvenli ve etkili uygulamanın; eğitim, klinik deneyim, mesleki gelişim ve klinik karar verme becerisiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Bir başka önemli konu ise spinal manipülasyonun tek başına bir tedavi olarak görülmemesidir. Uygulama sonrasında hareketin rahatlaması veya ağrının kısa süreli azalması mümkün olabilir. Ancak kişinin kas kuvveti, hareket kontrolü, fiziksel aktivite düzeyi veya günlük yaşamındaki yüklenme biçimi gibi sorunlar devam ediyorsa yalnızca aynı bölgeyi tekrar tekrar “kütletmek” kalıcı bir çözüm olmayabilir.
Fizyoterapide bu nedenle manuel teknik gerekiyorsa, onu tedavinin tamamı olarak değil, daha geniş bir planın parçası olarak ele alırız. Ardından kişinin ihtiyacına göre kuvvetlendirme, hareket kontrolü, eklem hareketliliği, dayanıklılık ve günlük yaşam aktivitelerine yönelik çalışmalar planlanabilir. Hastanın kendi şikâyetini anlayabilmesi ve yönetebilmesi için eğitim de tedavinin önemli bir bölümüdür. Kronik bel ağrısında güncel WHO önerileri de egzersiz, eğitim ve bazı fiziksel tedavilerin birlikte ve kişiye göre değerlendirilmesini desteklemektedir.
Bu yüzden “kütlettim, geçti” ile “tedavi oldum” aynı şey değildir. Kütleme sesi tedavinin ölçüsü değildir. Asıl önemli olan, ağrının nedenini ve kişinin hareket kapasitesini doğru değerlendirmek, güvenli bir yaklaşım seçmek ve gerektiğinde aktif tedavilerle desteklemektir.
Kısacası kayropraktik veya spinal manipülasyon bazı kişiler için uygun olabilir; ancak herkese, her bölgede ve aynı şekilde uygulanmaz. Fizyoterapist olarak hedefimiz yalnızca o anda rahatlama sağlamak değil, kişinin hareketini geliştirmek, günlük yaşamını daha iyi yönetmesini sağlamak ve mümkün olduğunca sürdürülebilir bir iyilik hâline ulaşmasına yardımcı olmaktır.