Diyalog Gazetesi
2026-05-15 09:23:26

Siyasi partiler gerçeklerden kaçıyor!

Hasan ERÇAKICA

15 Mayıs 2026, 09:23


İster Ekim’de olsun isterse Ocak’ta… Eninde sonunda bir yıldan daha kısa süre içinde seçim olacak.
Artık kimse, bu koalisyon döneminde ne olacak diye konuşmuyor. Hükümet hayat pahalılığı ödeneğini eksik ödeme konusunda da geri attıktan sonra herkes yeni hükümetin kamu maliyesinin yüklerinin altından nasıl kalkacağını; kalkıp kalkamayacağını konuşuyor.
Haziran ayından itibaren aylık açık 3,5 milyar TL’ye ulaşacak. Bugünkü hükümet, alabileceğini vergileri erkene çekerek toplamaya çalışıyor; geriye kırıntı bile bırakmayacak. Yeni hükümet maaşları nasıl ödeyecek?
Hepimiz bu sorunun yanıtını arıyoruz. Seçimden sonra oluşacak hükümetin eğitimden sağlığa, altyapıdan tanıtmaya kadar birçok alanda yapması gereken işler olacak ama onları bir yana bıraktık maaşların nasıl ödeneceğinden başka şey konuşmuyoruz.
Esnaf korkudan titriyor: Bunlar maaş ödemek için yine bizim boğazımıza sarılacak mı acaba diyerek kuruntulu hesaplar yapıyor. İş dünyası bu pahalılık ortamında asgari ücretin bir kez daha ve hayat pahalılığı oranında artırılmasından sonra personel harcamalarının işletmeleri nasıl etkileyeceğinin senaryoları üzerinde çalışıyor. İşin doğrusu, çoğu işletme sahibi, en az zararla bu işlerden kurtulmanın yollarını arıyor.
Her yerde bir telaş… Herkes ayrı bir hesap içinde… 
Herkes konuşuyor, dertleşiyor ve kendine göre çıkış yolu arıyor ama hükümet kurmaya aday partiler bu konuda bir türlü konuşmuyor.
Halk, CTP liderliğinde bir hükümet kurulacağına kesin gözüyle bakıyor ama CTP’nin bu yükün altından nasıl kalkabileceğini bir türlü anlayamıyor. CTP Genel Başkanı İncirli, Pazartesi günkü Meclis konuşmasında “Berova ve Üstel çıkıp bu borçları nasıl ödeyeceğini anlatsın” dedi. Güzel bir çağrıydı ama halk hükümet kurma önceliğini CTP’de görüyor ve aynı anlatıyı İncirli’den de bekliyor.
Elbette UBP’nin de bir anlatısı olmak zorundadır. Hükümette değilse bile muhalefette başat olacak. “Biz bu borçlanmayı yaparken ödeme planını da yapmıştık” diyebilmesi gerekecek. Şimdiye kadar böyle bir plan duymadık tabii…
CTP ve UBP dışındaki partiler hükümette yer bulacakları konusunda iddialı konuşuyorlar. Bu mali tablonun nasıl düzeltileceği konusunda onlardan da ses çıkmıyor ama… Bu durumda “hükümette olacağız” söylemi, “hükümette olacağız ve yandaşlarımızı koruyabileceğiz” söylemine dönüşüyor.
Kıbrıs Türk halkı tarihi bir eşiktedir aslında: De fakto da olsa bir “devlet” veya bir “yönetim” sahibidir. Eni sonu bir demokrasisi vardır ve yakında yeniden sandık başına gidecektir ama hükümet olmak için kendisinden oy isteyen partilerin hiçbiri, batmış kamu maliyesini nasıl düzeltecekleri konusunda herhangi bir plan açıklayamıyorlar.


Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.