Diyalog Gazetesi
2026-10-15 09:45:47

Unutulmaz olaylar

Ferdi Sabit SOYER

15 Ekim 2026, 09:45

UBP ağırlıklı koalisyonun bir ortağının başkanı ve büyük ortağın kimi sözcüleri, Sayın Sıla Usar İncirli’ye; maaşları ve 13. maaşı nasıl ödeyebileceğini sorup duruyor. Ancak Hükümetin o sözcüleri, bu ülkede Maliyenin, borçlanmadan maaş ödeyemeyecek hale nasıl düştüğünü de söylemiyorlar. Sayın Sıla Usar İncirli’ye sorulan soru ile ilgili geçmişten üç örnek vermek isterim. 
Biri 1994 – 1997 arasına ait. DP – CTP Koalisyonu iş başında. Türkiye’de ise Sayın Tansu Çiller Hükümeti. İşte o dönemde Türkiye’de başlayan ekonomik kriz; KKTC’de atom bombası etkisi yapmıştı. Hayat Pahalılığı, yani enflasyon; % 216 olmuştu. DP- CTP Hükümeti bu % 216 HP ödeneğini ödedi. Asgari ücret de bu orana bağlı olarak arttı. Yalnız bunu değil. Kendinden önce iş başında olan UBP Hükümetinin HP oranları ile oynayarak, insanların hakkı olanı gasp ettikleri, % 30 HP’yi de ödedi. Üstelik bunlar, Türkiye’den gelen sınırlı desteğe ve ansızın vuran, ABAD kararlarının yol açtığı ağır izolasyon koşullarına karşın gerçekleşti. Üstelik Rum tarafının UBP iktidarlarına, 1974 sonrası beleş verdiği elektriği; onların Rumcu dediği DP- CTP koalisyon hükümeti iş başına gelir gelmez kestiği de yaşandı. O koşullarda elbette Türkiye’nin ciddi desteği ile adını anmazsam büyük haksızlık yapacağım, TEK’in Kıbrıs Temsilcisi Sayın Öner Gülyeşil Bey’in ve rahmetli Mahmut Adiloğlu Bey’in başkanlığındaki Kıb-Tek Yönetim Kurulu ve her düzeydeki Kıb-Tek çalışanları ile bu sorunu çözdük. Üstelik 9 ay gibi bir sürede 10- 15 milyon dolar harcandı. % 216 enflasyonun olduğu dönemde bunlar yaşandı. Bu nedenle o günlerde Maliye Bakanı olan Sayın Onur Borman Hanıma teşekkür ederim.
İkinci olarak 4’lü Koalisyon dönemini hatırlatmak isterim. Sayın Tufan Erhürman Bey’in Başbakanlığında oluşan 4’lü koalisyon döneminde ansızın, döviz krizi patladı. Bu krizin, halkı ezmemesi için gümrüklerde döviz üzerinden alınan vergilerde, döviz sabitlemesine gidildi. Enflasyonun halkı ve işletmeleri ezmemesi için pek çok tedbir alındı. HP oranını aksatmadan, HP ödeneği çalışanlara ödendi. Kamu dışında çalışan özel sektör çalışanlarına dönük de Asgari Ücret, HP ile ilişkilendirip düzenledi. 4’lü koalisyon, bu ağır yükün Maliye üzerinde yol açtığı baskıyı nispeten azaltmak için; her yıl karının bir kısmını, KKTC Hazinesine veren KKTC Merkez Bankası’ndan bu desteği avans olarak almak istedi. Vay sen misin bunu gündeme getiren? Sayın Ersin Tatar Başkanlığındaki UBP yeri göğü inletti. “Bu iç borçlanmadır memleketi batıracaklar” diye yeri göğü inletti. Sonra bir heyetle Ankara’ya gitti. Orada KKTC Merkez Bankası’nın baskı altına alınarak hükümete, bu avansın verilmemesi için çalışma yaptılar. Yani kendi ülkesinin bağımsız olması gereken Merkez Bankasının, Türkiye üzerinden baskılanmasını başarı diye ele aldılar. Bu bağırıp çağırmalar nedeni ile 4’lü koalisyon yıkıldı. Peki ne oldu? UBP - HP koalisyonu kuruldu. Yani bugün, dur otur iç borçlanmaya giden UBP – DP - YDP Hükümetinin bu furyasına; 4’lü koalisyonun avans olarak alacağı parayı, “bu iç borçlanmadır” diye engelleyenler. Gemi azıya almış iç borçlanmayı olağan diye takdim etmeye çalışıyorlar. Başbakan Sayın Erhürman’a, Maliye Bakanı Sayın Serdar Denktaş’a borçlanmadan ülkeyi yönettikleri için teşekkür ederim.
2004 – 2009 arasında CTP’nin büyük ortak olduğu hükümet dönemde de yalnız, HP oranı üzerinden değil; ama ülke ekonomisinin büyüdüğü oranda, HP Ödeneği dışında, maaşlara; Asgari Ücret dahil reel artış yapıldı. Dönemin Maliye Bakanı Sayın Ahmet Uzun, Maliye bürokrasisine teşekkür ederim. Siyaseti, maaş ödeme ve Türkiye sevgisi istismarı üzerinden yapanlara bunları hatırlatmak bana çok zor geldi.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.