Bu seçim başka seçim. “Beşi Bir Yerde”. Muhtarları, ihtiyar heyeti üyelerini, belediye başkanlarını, belediye meclis üyelerini ve milletvekillerini seçeceğiz. Beşi bir yerde; 22 ayar, beş Cumhuriyet ya da Reşat tam altının bir araya gelmesi ile oluşan ve düğünlerde gelinlere takılan ama aynı zamanda insanlar için değerli bir yatırım aracı olan bir ziynet eşyasıdır. Ama bu “beşi bir yerde seçimi” insanların değer verdiği o ziynet gibi, toplumumuzun düşün dünyasına bir değer katmıyor. Düşünce kısırlığını getirdi. Kıbrıs sorunu, demokratik değerler, kamu yönetimi ve ekonomideki ağır sorunlar ile yerel yönetim alanında yapılacak olanların derin tartışması olmuyor. İşte böyle bir ortamda da Kıbrıs sorununda ciddi gelişmeler var. Bakın, “Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı” Sayın Hristodulidis; İsrail, Kıbrıs ve Yunanistan’ı bir birine deniz altından yüksek gerilimli elektrik kablosu ile bağlamak niyeti ile gündeme gelen Great Sea İnterconnetor için; Türkiye’nin ilan ettiği Navtex’e dönük, eskiden yüksek perdeden verdiği tepkiden farklı bir tepki verdi. Sayın Hristodulidis, Navtex ile ilgili soruya; “ne kadar az konuşursak, o kadar iyi” diye cevap verdi. Neden? Üstelik, Kronos Gaz sahasında bulunan gazın işletilmesi ve 2028’de Avrupa’ya ihracı için gerçekleşen gelişmeleri açıklamayı da KC Hükümetinin bir bakanı ya da Sayın Hristodulidis yapmadı. İtalyan ENİ şirketi açıklamaları yaptı. Kronos Gaz sahasında ENİ’nin ortağı, TotalEnergies şirketidir. Ama açıklamada ENİ’nin yanında “Kıbrıs Cumhuriyeti” gibi Ortağı Fransız Total Şirketi de olmadı. Yani “sessiz tayyare” modu geçerli.
ENİ yetkilisi, Kronos’taki gazın, 2027 yılında deniz altından döşenecek boru ile Mısır’a nakledileceğini Mısır’daki tesislerde işlenip, sıvılaştırılmış gaz olarak Avrupa’ya; 2028 yılı içinde ihraç edileceğini söyledi. ENİ yetkilisi, yılda 40 LNG Kargosu hedeflediklerini ifade etti. Bir LNG Kargosunun, geminin büyüklüğüne göre değeri, 80 – 115 milyon dolar kadardır. İsterseniz 40 LNG kargosunun bir yıldaki getirisini 80; isterseniz 115 milyon dolarla çarpın ve getirinin büyüklüğünü görün. Bu konuda her şeye çakıp gürleyen Dışişleri Bakanı Sayın Tahsin Ertoğruloğlu ve Başbakan Sayın Ünal Üstel niye tek kelam etmiyor? Yoksa bunlar da Sayın Hristodulidis gibi “sesiz tayyare” moduna mı girdiler? Hadi, çakıp gürleyin. Yapamazlar. Çünkü, “İki Ayrı Devlet” tezi ile o alanları hepten, Güneyin bağnazlarına terk ettiler. İnterconnertor projesine Türkiye’nin ilan ettiği Navtex’e karşı sessiz durmayı siyasi taktik bilen Sayın Hristodulidis; Türkiye ile KKTC arasında yapımı öngörülen Doğal Gaz Boru Hattı için Avrupa’da karşı siyasi çalışma başlattı. Bu adımı, “yasa dışı” ilan etti. Peki neden? Çünkü kendi haklarını, ada yarısı üzerinden değil, adanın toprak bütünlüğü üzerinden arıyor.
Bu arada, Ankara’da gerçekleşen Türk Devletleri Teşkilatı toplantısından sonra yayınlanan Ortak Bildirgede; “Kıbrıs Türk Halkının özden gelen eşit haklarını güvence altına alma çabalarına” destek beyan edildi. Kıbrıs’ta özden gelen bu hak; Kıbrıs Türk Toplumunun, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin eşit kurucu ortağı olması ile temellenir. Türkiye’nin Navtex’i ile ilgili sessiz tayyare moduna giren, Kronos Gaz sahası için kendisi değil de ENİ’yi konuşturan Sayın Hristodulidis; bunu, adanın toprak bütünlüğü ilkesi üzerinden yapıyor. Peki siz Kronos gaz sahası için suskunluğu niye yapıyorsunuz? İki Ayrı Devlet Tezi için mi? Türkiye’nin bölgesel tüm sorunların aşılması için öne sürdüğü evrensel doğruya, yani ülkelerin Toprak Bütünlüğünün korunması ilkesine ve 1960 Garanti Antlaşmasının Türkiye’ye verdiği görev ve hak bu temel ilkeye dayanır. Bu gerçeği göz ardı eden her yaklaşım; sonuç olarak; Doğu Akdeniz Gazlarının Kıbrıs, Türkiye, Yunanistan üzerinden Avrupa’ya gitmesi tezini de ilerletemez. Böylece, Kıbrıs Türk Toplumu ile Türkiye’yi Doğu Akdeniz’den soyutlamak isteyenlere zemin sunulur.
‘Sessiz tayyare...’
Paylaş