METİN MÜNİR'İN 21 MAYIS 2022 TARİHLİ YAZISI ...
Yaşlandıkça kalbiniz bir ağaç gibi yapraklarını dökmeye başlar. Bazı rüzgârlara karşı duramazsınız. Her geçen gün birkaç yaprağı daha koparır. Bir de bir defada birkaç dalı birden kıran fırtınalar vardır. Doğa ilkbahar geldiğinde yeniden yeşiline kavuşur, ama kalbinkiler bir daha katiyen yeşermez.
Bugün adadaki en harika kahveyi yapan Karakum’daki Master Roaster’da kahve içerken bir yazıda okuduğum bu satırlar Gustave Flaubert’e (1821 – 1880) ait. Yazı, aklıma kısa bir zaman önce bir okuyucumdan aldığım (ve cevaplamadığım) bir e-maili getirdi.
Şöyle diyordu: “Bir yazınızda: ‘aşk ölümlüdür, seks bitmez’ demiştiniz. İnsanın yaşı ilerledikçe âşık olması artık zor mudur? (Bence zor. Kendimden biliyorum.) Aşkın artık heyecan veren, kalp çarpıtan yanı kalmamış mıdır? Ya seks? Vardır ama olmasa da olur mudur?”
İkinci evliliğimden olan iki çocuğumdan ilki doğduğunda 50 yaşındaydım. Bu yaşımdan birkaç yıl önce, annesine ilk bakışta olmasa bile ilk on-on beş bakışta âşık olmuştum. Bu evlilik birincisi gibi iki çocuk ve boşanma ile sonuçlandı. Ondan sonra da âşık oldum ve hâlen sevdiğim bir kadınla -devamlı olmasa da- birlikteyim.
Bugün böyleyim ve böyle düşünüyorum, ama şartlar değişik olabilirdi ve başka düşünebilirdim. “Seks ölümlüdür, aşk bitmez,” diyebilirdim mesela. Veya “aşk da seks de genç işidir,” diyebilirdim.
Hepimiz kendi deneyimlerimizin ürünüyüz. Ve şu veya bu konuda vardığımız sonuçların herkes için geçerli olduğunu düşünme eğilimindeyiz. Genellemeler bu eğilimden doğar ve genellikle doğru değildir.
Bana öyle geliyor ki –ve en gerçekçi bakış açısıyla- insan, sağlığı yerindeyse, her yaşta âşık da olabilir, seks de yapabilir. Ve olması olmamasından, yapması yapmamasından iyidir.
İngilizce bilenler Guardian Gazetesi’nin bu linkinden (https://www.theguardian.com/lifeandstyle/2022/mar/09/were-having-way-better-sex-than-our-kids-the-joy-of-lovemaking-in-your-70s) Emine Saner’in yaşlıların seks hayatını anlatan uzun yazısını okuyabilir.
Yazının özetini, içinden aldığım bu cümleden anlayabilirsiniz: “71 yaşındaki Kate hayatının en iyi seksini yaşadığını anlatıyor.”
“Kırkından sonra azanı teneşir paklar” lafı eskiden ilkokullarda kullanılan falaka gibi tedavülden kalktı. Zaten o lafı kırkından sonra azanları kıskanan, ama şu veya bu nedenle azamayanlar çıkarmıştı.
Madame Bovary ile Fransız edebiyatının belki de en ünlü romanını yazmış olan Flaubert’e dönecek olursak… Flaubert hiç evlenmedi. 1846 Temmuz’unda, bir Paris ziyareti esnasında Louise Colet (1810-1876) adında bir şairle tanıştı. Colet, Flaubert’in metresi oldu. Ama ilişkileri sorunlu idi. Flaubert bağımsızlığından ödün vermek istemezken Colet çok kıskançtı. Sekiz yıl sonra fırtınalı bir biçimde ayrıldılar. Paris’i terk ettikten sonra, 34 yaşındaki Flaubert Seine Nehri’nin yakınındaki Croisset’deki evine döndü ve ölünceye kadar orada yaşadı.
Colet’ten sonra önemli bir ilişkisi olmadı.
Kalbi yaşlandıkça bir ağaç gibi yapraklarını dökmeye başlamış olabilir. Ama bu yaprak dökümü herkes için geçerli değildir.
Ve büyük adamların sözleri o kadar da büyük olmayabilir.
Metroda Suadiye'ye giderken 13 Saat Önce
Öyle veya böyle bu konularda herkes kendince bir şeyler söyleyebilir ama gençlik gibisi yoktur ve sonunda hayat geçip gider.
Ege’de Bir Sahil Kasabası 1 Saat Önce
Öncelikle yazının ilk yayınlanma tarihi 15 Mart 2022. Metin Bey’in hayata dair en iyi yazılarından birisi. Yaş almak da, aşk da, seks de hayata dahildir. Ve bu kavramları çoğu yazar yazmak istemiyor, yazmıyor. Hayatın içinde var olan şeyleri yazmasanız onlar kaybolmuyor. Ve bu kadar açık yüreklilikle yazmak, kendini okuyucusuna açmak; işte Metin Bey farkı. Çok başkaydınız Metin Bey, çok başka. Sizi bu yüzden o kadar çok sevdik ki…
Ege’de Bir Sahil Kasabası 55 Dakika Önce
Aşk üzerine ne çok söz söylenmiş, ne çok yazılar yazılmış. 10 Temmuz 2026 tarihinde kaybettiğimiz, çok sevdiğim şair Ahmet Telli’nin, “ Aşk Bitti” şiirinden birkaç dizeyi buraya yazarak onu anmak istiyorum. Teşekkürler Ahmet Bey, hayatımıza kattığınız tüm güzel şiirleriniz için. :”… Bir aşk nasıl biterse öyle bitti bu aşk da Yürümeyi yeniden öğrenen felçli bir çocuk gibi Sokağa çıkmalıyım şimdi ve çoktandır İhmal ettiğim dostlara yeni bir adres bırakmalıyım Pencereleri açmalı, kitapları düzenlemeliyim Belki bir yağmur yağar akşama doğru Yarıda bıraktığım şiirleri tamamlarım Aşk da bitti diyordu ya bir şair Aşk bitti işte tam da öyle “