Anayasa delmek, mutfağı yakmak

Ekonomik bozulmanın yalnızca, alım gücünü eritmede ve tüm ekonomik sektörlerde yıkıma yol açmayacağı açıktı. Bu enflasyonist ortam, aynı zamanda demokratik, insani ve hukuk devletinin temel değerlerini de çürütmeye adaydı. Sonuçta üç yıl içinde bunlar misli ile oluştu.
Bunun en uç noktası, Yerel Seçim için, Anayasayı ayaklar altına alma adımı oldu. Evet, halk iradesi darbelendi. Anayasa'ya aykırı Yasa Gücünde Kararnameler ilan edildi. Ama o günlerde daha Anayasayı açıkça çiğneme pervasızlığı, tam anlamı ile yerine oturmadığı için, Hükümet geri adım atmıştı. Fakat umulan dağlara kar değil, yağmur bile düşmedi. Ne Türkiye’den para geldi ne de Turizm başta olmak üzere ülkeye gelir getiren alanlarda ciddi bir sıçrama oluştu. 
Böylece artık egemen olanlar, “devlet için” diyerek açıktan, göz göre göre Anayasa ihlaline girdiler. Yerel Seçimlerin ertelenmesi ile ilgili bile bile Anayasa ihlalini öngören yasa tasarısını Meclise sundular. Açık yazalım. Hukuk devleti ilkelerini, demokratik değerleri ve Anayasayı bile bile çiğneyenler;  ekonominin, toplumsal alanın temel sorunlarını çözemez. Çünkü Anayasa ihlali, demokratik hukuk devleti ilkelerinin açıktan darbelenmesidir. Böyle bir hal ise vatandaşta ve iş insanlarında ve yerli, yabancı yatırımcıda güven bırakmaz. Bu açık ihlal, yalnızca demokratik hakları değil, ama mülkiyet hakları dahil, her kesimin kendisini güvencesiz hissetmesine yol açar.
Tarih bunların örnekleri ile doludur. Üstelik tarih, yaşayan tüm insanlardan daha uzun erimlidir. Öyle 100, 60, 50 yıl geriye ya da daha eskiye gitmeye gerek yok. Türkiye ve bizde askeri darbeler ve hukuk dışılığın dorukta olduğu dönemlerde,  ekonomik ve toplumsal sorunların çözülmediği ve toplumda bir gelişme yaşanmadığının örnekleri hala tazedir. Türkiye’de ve bizde her gelişme; o darbe sonrasında oluşan ortamda, seçimlerle gelen yönetimler döneminde oldu. Yani devleti kurtarma adına yapılan darbeler döneminde huzur olmadı. Gelişme, hep darbe sonrası dönemde oldu.
Bizde de aynı olgu yaşandı. Ne zaman ki dışa açılım ve demokratik değerlere dayanan ortam oluştu, o zaman ekonomik, sosyal, demokratik gelişme kendini patlama gibi gösterdi. Bu nedenledir ki 2004 ve 2009 arası GSMH 4 bin dolardan; 16 bin dolara çıktı. Ama 2009 sonrası, dış politikada adım adım eskiye dönüş ve demokratik değerlerden uzaklaşma gelişmeye başlayınca, yerli ve yabancı yatırımcının ilgisi azaldı. Üretim, yatırım heyecanı yerine, siyaset dünyasındaki etkinliğe güvenen spekülatör oyunlarının yol açtığı bozulma başladı. Bu etken oldukça da, ekonomik bozulma derinleşti. Demokratik değerler erozyona uğradı. Siyaset alanı, iç ve dış baskı guruplarının ve çıkar çevrelerinin fink attığı bir yere döndü. Erk; Pazarlıklarla, onun adamı, bunun adamı hesapları üzerinden yapılmaya başlandı. Halkın, demokratik dinamiği boşaltıldı. Karamsarlık ve her alana yabancılaşma gelişti.
İşin esası çok nettir. Anayasa ve demokratik hukuk devleti ilkeleri delinerek ve çiğnenerek ne ekonomik sorunlar çözülür, ne de bir gelişme sağlanır. Dolayısı ile siyasi görüşü ne isterse olsun herkes, hukuk ve demokrasi dışı, Anayasal değerleri yok sayan, darbe ve girişime karşı, demokrasiden, hukuktan ve Anayasadan yana tavır almalıdır. Anayasayı delen, vatandaşın mutfağını yakar. 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Magusalı
Magusalı - 3 ay Önce

Belediyelerin birleştirme harekatı için anayasa delinmeye çalışılıyor. Yani devlet yönetiminin yarısı değişecek. Gecikmede ihmal Anayasada değil hükümet yapanlardadır. Siyasi hatalar nedeni ile geciken yasanın yapılması için Anayasanın delinmesi devletin temelinden taş çekmedir. Şiddetle karşıyım.

banner456

banner474