banner564

Antlaşma buza mı yazıldı? 

İran - ABD antlaşmasının ana hatları belli oldu. Bu antlaşma Cuma günü imzalanacak. Bu mutabakatın esaslarını incelediğinizde, yalnız İran açısından değil; ama Körfez ülkeleri, Orta Doğu ve tüm dünya ekonomileri açısından oldukça olumlu gelişmeler içerdiğini görürsünüz. Ancak Cuma günü imzalanacak bu mutabakat üzerinden, tam kapsamlı bir barış antlaşmasının yaşama geçmesi için, o imza tarihinden sonra; 60 gün içinde taraflar arasında önemli başlıklarda, örneğin atom bombası meselesi gibi antlaşma olması gerekir. Dolayısıyla, İran - ABD arasındaki bu antlaşma olumlu bulunurken, kalıcılığına dönük kuşku da var. Geçmiş pratiklerde yaşananlar bu güvensizliği beslerken. Esaslı konuların bağlanması için verilen bu 60 günlük süre de endişeleri artırıyor. 
Düşünün ki Filistin, Gazze için görkemli törenler yapılmıştı. Pek çok ülkenin yöneticisi, bizzat ABD Başkanı Sayın Trump’ın çağrısı ile tek tek davet edilerek; Gazze’nin imarı ve Filistin halkının üzerindeki tecritin kalkması için tümünün garantörlüğünde antlaşma imzalanmıştı. Ama aradan aylar geçti, hiç bir şey olmadı. Bırakın olumlu bir şey olmasını; aksine İsrail’in fanatik liderliğinin Filistin halkına dönük saldırganlığı hiç durmadı. Buna Lübnan’daki vahşet eklendi. Üstelik o günden sonra onlarca Filistinli insan, İsrail’in açtığı ateşlerle öldürüldü. Gazze’nin imarının başlamasını bir yere bıraktım. Gazze üzerindeki tecrit dahi kalkmadı. Bu bakımdan dünyada, dün yaşanmış bu olanlardan ötürü güvensizlik var. Üstelik dünyanın pek çok ülkesinin devlet ve hükümet yetkilileri, Sayın Trump’ın imza için davet etmesi ile dünyanın gözleri önünde bu antlaşmanın yaşama geçmesine garantörü olduklarını da imzaları ile deklere etmişti. Bu nedenlerle dünyada İran - ABD arasında imzalanacak olan bu antlaşmanın geleceğine dönük güvensizlik olması doğaldır. Ancak doğal olmayan, bu haklı kuşkulara dayanarak, bu antlaşmaya dönük yabancılaşmadır. Aksine bu antlaşmanın yaşama geçmesi için tüm taraflara baskı yapmak gerekir. Hele Gazze’nin imarı ve Gazze üzerindeki tecridin kalması için imza koyan devletlerin halkları, kendi yönetimlerine o törenler de ifade edilen hususların yaşama geçirilmesi için baskı yapmalıdır.
Ne isterse olsun, hiç olmazsa son bir kaç gündür; füzeler ve savaş uçaklarının bombalama ihtimaline karşı siren sesleri çalmadı. Bu güzel değerlerden biridir. Bir antlaşma, hiç olmamasından daha iyidir.
 

YORUM EKLE

banner608

banner474