Aşılanmamak bir dert aşılanmak bin dert!

Arada bir çiseleyerek varlığını hatırlatan yağmurların aksine son yağan yağmurlar kışın habercisi olan yağmurlar oldu!
Birkaç gündür çiftçinin yüzü gülüyor, Allah’ın bereketi usul, usul yağıyor!
Havalar da birden bire soğumaya başladı. Soğukların pandeminin artmasındaki en büyük etkenlerden biri olduğu bilinen bir gerçek. 
Buna laçkalaşan maske-mesafe ve temizlik kavramlarını da eklediğimizde, işte ortaya bugün yaşamakta olduğumuz tablonun benzeri çıkıyor. 
Geçtiğimiz gün dördüncü aşılarımızı da olduk ama iş aşılanmakla da bitmiyor. 
Hele pandemiyi tetikleyen rahatsızlıklardan da rahatsız iseniz, vay halinize! 
Ne var ki hala daha aşılanma olayına bir düzen getiremedik gitti. 
Bazı aşılanma merkezleri düzenli ve tenha denilebilecek boyutta işlem yapıyor iken bazı merkezlerde yığılma oluyor. İnsanlar adeta üst, üste aşılanmaya, ya da PCR veya Antijen testi yaptırmaya gidiyor. 
Hele hafta sonları kurallar gereği bu testleri tazelemek zorunda olanların yaratmış olduğu yığılma başlı, başına büyük bir olay.
Adeta pandeminin tetiklenmesine katkı koyan ortamlar yaratılıyor. 
Bu, iki, ya da üç yılda bir yapılan Kurultay yığılmalarına da benzemiyor, bu yığılmalar her hafta sonu tekrarlanıyor.
Bir de bütün bunların aksine birçok vatandaşımızda aşıya karşı olan ilgisizlik, çok daha büyük tehlikeleri de beraberinde getiriyor. 
Düşüne biliyor musunuz, henüz hiç aşılanmamış bazı vatandaşlarımız aramızda gezinmeye devam ediyor. Aşılanmanın inançlara aykırı düştüğünü savunanlar yanında, aşının hiçbir işe yaramadığında ısrar edenler de var.
Daha düne kadar ülkede yeterli aşının olmadığını eleştirenler bugün aşılanmanın gereksizliğinden söz edebiliyorlar. Bir anlamda aşılanmama yolu ile toplumu çökertmeye çalışan bir zihniyetin varlığını çağrıştırıyorlar.
Aşılanmamak, pandemi ile mücadeleyi zayıflatmak anlamına geldiği gibi, pandeminin uzun sürelerle devamı demek, ekonomik çöküntünün ülkeyi bunalımlara sürüklemesi demektir.
Bütün bunları dikkate alarak devletin aşılanmayı reddedenlere karşı çok daha sıkı önlemelere gitmesini zorunlu hale getirecektir.
Dolayısıyla “aşılanmadı” kavramının, çok daha ciddi bir şekilde üzerine gidilmesi gereken bir başlık olduğunu devlet kavramak ve uygulamalarını buna göre ayarlamak zorundadır.
Bir tarafta aşılanmayı, ya test uygulamalarını çok daha kolay ve pratikleştiren uygulamalara gidilirken bir diğer tarafta aşılanmayanlara karşı çok daha zorlayıcı önlemlere gitmesi kaçınılmazdır.
Bilmem anlatabildim mi?  

YORUM EKLE

banner471

banner474