Askeri reforma var mısınız?

  Yıllardır ağır bir uyku halimiz vardır…
  Adanın iklim koşullarını dikkate alarak, uyumayı veya uyur vaziyette yaşamayı çok seviyoruz…
   Bunu yaparken, bazı kesimlere avantaj sağlayıp, bazı kesimlere büyük haksızlıklar yaptığımızı unutuyoruz…
   Sadece bir ateş-kes’in hüküm sürdüğü ülkemizde her iki toplumun da askerlikten tamamen kaytarması mümkün değildir…
   Ya ileri ya da geri hizmette bu görevin yapılması kaçınılmazdır…
   Yol güvenliği, gıda üretimi, yeşil parklar, marinalar ve temiz kentler açısından örnek aldığımız Rumların, askerlik konusunda nasıl bir yöntem uyguladığını ne yazık ki merak edip, araştıranımız olmadı…
   Araştıranlar da ‘işlerine gelmediği için’ bu konuda kendi siyasilerimize yönelik teşvik edici girişimler yapmadı…
   Rum gençleri, ister liseyi tamamlasın, ister tamamlamasın 17-18 yaşlarında silah altına alınıyor…
   “Efendim ben üniversiteye gideceğim için askerliğimi tecil edeceğim” diye bir kural kesinlikle yoktur…
   “Askerliğimi yedek subay olarak yapacağım” diyerek herhangi bir üniversitenin, herhangi bir bölümüne kayıt olmak da yoktur…
   Bizde bugün teknik eleman bulunamıyorsa, bunu nen önemli nedeni erkek çocukların yüzde 90’dan fazlasının sırf yedek subaylık için üniversiteye yönelmesidir…
   Başlangıçta bunun ‘askerlikte avantaj sağlamak için’ yapıldığını bildiğimiz halde, ilerleyen yıllarda üniversitenin herhangi bir bölümünden mezun olmayı büyük bir başarı olarak kabul ediyor, etrafımıza bu yönde mesajlar veriyoruz…
   Çocuk üniversiteyi bitirdiği için onun garson, aşçı, tamirci, tornacı, marangoz olmasını da ‘kesinlikle’ kabul etmiyoruz…
   “Ne yani benim çocuğum bunca zaman boşuna mı okudu” diyerek, ona herhangi bir devlet dairesinde ‘garantili’ iş istiyoruz…

Artık yetmedi mi?

   Bu sakat sistem sayesinde gençlerimizi ve ülke ekonomisini mahvettiğimizi hala anlayamadık mı?..
   Küçücük devletin daha fazla istihdam yapamayacağını kabul ederek, çarpık sistemi değiştirmemiz gerekmiyor mu?..
   Gençler arasında ‘Yedek subay’ ‘Çavuş’ ve ‘Er’ gibi ayrımcılık yapmanın insan haklarına aykırı olduğunu göremiyor muyuz?..
   Bu kadar ‘ilerici-devrimcinin’ olduğu bir ülkede, bu kadar çarpık ve çıkarcı bir uygulama neden görmezden geliniyor…
   Yüce Meclis’in bir anda ‘Vicdani Ret’ yasasına yöneldiği şu günlerde, sistemin tümünü neden düzeltme yönüne gidemiyoruz?..
   Halen üniversitede okuyan ve yedek subaylık bekleyen gençleri ve onların ailelerini mutlu etmek için mi?..
   Kendi yakınlarımıza ‘çıkarcık’ sağlamak için mi?..
   Üç tane daha fazla oy hesabı yaptığımız için mi?..
   Bunun gerçek nedenini bizlere kim açıklayacak?..
   Bu kadar da yalan bir dünya yarattığımızı ne zaman anlayacak, ne zaman uyanacağız?..
   Hayırlı cumalar…

YORUM EKLE