Her seçim öncesinde olduğu gibi yine siyasi partiler vaat bombardımanına geçti…
Olmasın mı?..
Elbette olsun…
Fakat bunların arasında hayati sorunlarımızla ilgili bir plan, program da olmalı…
Mesela elektrik sorununu nasıl çözeceksiniz?..
İyi yönetimle mi?..
Hayalperestlik…
Eskiyen jeneratörleri nasıl yenileyeceksiniz?..
Çürümüş iletim hatlarını yenilemek için büyük paralara ihtiyaç vardır…
Nereden bulacaksınız?..
Teknecik santralinin bacasından çıkan dumanı durdurmak için filtresini ne zaman, nereden, hangi kaynakla alacaksınız?..
Bunların tatmin edici bir yanıtı yoksa, gelecek eskisi gibi ‘zehirlenmeyle’ ve sık sık ‘karanlıkta kalarak’ geçecek…
Mesela su sorunu…
Anamur’dan geldiği sürece sorun yok…
Ama Anamur’dan gelip, Geçitköy’de depolanan suyu hala birçok bölgeye aktaramıyoruz…
Bir hesabı yapıldı mı bunun?..
Kaç bölgeye gitmiyor Anamur suyu ve niçin gitmiyor?..
Bu sorunu kaç ayda, kaç yılda ve ne şekilde çözeceksiniz?..
Ülke genelinde 17 gölet var ama 14 tanesi su tutmuyor diyorlar…
Bunların bakım ve onarımı için plan ve programlarınız nedir?..
Eğitim ve sağlıkta ‘tam gün’ konusunda tatmin edici bir program yok…
Konuya ilgi gösteriliyor gibi ama beklentileri karşılayacak bir durum yok…
Uzun vadeli programlarla mı çözülecek Kıbrıs gibi küçük bir ülkede?..
Olmaz olamaz…
Geçmişte iktidarları ‘oy vaadiyle’ ikna edip kabul edilemez düzeyde emeklilik maaşı alanlar var…
En alt maaşın 12 kat üzerinde bir rakamdan söz ediliyor…
Bu tür uçurumları nasıl yok edeceksiniz?..
“Verilen hak geri alınmaz” diyenlerin karşısında hanginiz dik durabilecek?..
Adil düzen nasıl sağlanacak?..
Et ve sebze ithalatını açabilecek misiniz?..
Piyasayı ucuzlatmak için rekabeti teşvik etmekten başka şansımız olmadığına göre bunu yapabilecek misiniz?..
Güneyden Avustralya eti alırken iyi de, kuzeyde bin 400 liraya ‘yerli kuzucuk’ satışlarını görmezden mi geleceksiniz?..
Kendi kendimizi kandırmayalım…
Daha ciddi bir yönetim vaatleri normaldir…
Partizanlık yapılmayacak yönündeki iddialar ise yalandan ibarettir…
En Avrupalı bakanları da gördük…
Görevin ilk gününde ‘Ulusal medyayı’ koparıp, parti organını içeriye alan Avrupalı bakanlar gördük…
Çok da kafayı yormayalım…
Önümüzdeki aylar, KKTC seçimlerinden çok daha önemli dış olaylara gebedir…
Allah sıkıntı yaşatmasın…



Su anda Kibrisin en cok ziyaretci alan yeri olan Kapalimaras pislik icinde. Her yerde plastik su sisesi, sut kartonu, kagit ve plastik bardak atiklari var. Yol kenarlarindak agac dipleri ile cop bidonlari agizlarina kadar pislik dolu..
Cozum: 1. Burasi sembolik bir ucretle girilebilen acik hava muzesi haline getirilmeli..
2. Giris ucretleri ile buranin temizliginden sorumlu, 2 personel istihdam edilebilir. Tabi 50 personel alip burayi da islerinden bezmis bir memur coplugune donusturmeden..