banner564

Barolar Birliği, telkin ve dibe vurmak.

Kıbrıs Türk Barolar Birliğinin, mahalli barolarla birlikte Adli Yıl açılışı nedeniyle düzenlediği basın toplantısında; KTBB Başkanı Sayın Hasan Esendağlı, “ Kıbrıs Türk Toplumunun KKTC Devleti’ne olan inanç, aidiyet ve bağlılığın dibe vurduğu bir dönem içindeyiz” dedi. Sorunları çözmek görevi olan siyasetin,  sorun yaratan ve bu alanı kaosa sokan hale geldiğini vurguladı. Arka arkaya kurulup bozulan hükümetler, bakan ve diğer siyasi atamaların yol açtığı fiili yaşanmışlıkların etkisini bu çarpıcı cümlede ifade etmiş oldu. Buna yol açan etkenlerden birinin de müdahaleler olduğunu işaret etti. Kaldı ki bu açıkça, toplumun her kesiminden ifade edilen bir gerçek. Bu konuda yeni ve ilginç açıklamayı, müdahale ile Parti Başkanlığı ve Başbakanlığı yitiren Sayın Faiz Sucuoğlu’nun yerine, Başbakan olan ve son UBP Kurultayında tek aday olarak parti başkanı olan Sayın Ünal Üstel yaptı. Sayın Üstel, Türkiye yetkililerinden gelen müdahale ve telkinlere dönük soruya, şöyle cevap verdi:
“ Eğer telkin gelmiş olsaydı, ben Sunat Atun’u Maliye Bakanlığından ve Sayın Coliyi de Maliye Müsteşarlığından almazdım.”
 Çünkü bu isimlerden Sayın Atun’u dönemin Başbakanı Sayın Faiz Sucuoğlu görevden almış ve yazısını Cumhurbaşkanı Sayın Tatar’a sunmuştu. Ancak CB, bunu sormam gerekir deyip kulağının üstüne yatmış, arkasından da hükümet ortakları ile birlikte, Sayın Sucuoğlu, “ya o, ya biz” resti çekince de Sayın Tatar, hükümet istifasını kabul etmiş ve yeni daha büyük kriz kapıya gelmişti. Sonra olanlar oldu ve Sayın Ünal Üstel’in Başbakanlığı, arkasından da Sayın Sucuoğlu’nun parti başkanlığından komplo ile istifası ve tek adaylı parti Kurultayı gerçekleşmişti. 
Şimdi Sayın Üstel; “eğer telkin olsaydı Sayın Atun ve Sayın Coliyi görevden almazdım “ deyi verdi. Bu açıklama ile bu ikisinin göreve müdahale veya telkinle geldiğini, ama miatları dolunca da onlara” yürü da korkma” diyenlerin, artık ses çıkarmadıklarını ima etmiş mi oldu?
Çünkü işin sihri, KTBB Başkanı Sayın Hasan Esendağlı’nın o dibe vurdu cümlesinde gizli. 4’lü Koalisyonun yıktırılması, Cumhurbaşkanlığı seçimleri, o seçim döneminde seçim yasaklarının bile bile Türkiye üstünden delinmesi, bunun sonradan yargı tarafından cezalandırılması, milletvekilliği seçimlerinde yaşananlar, sonra Sayın Sucuoğlu’na yapılanlar, devamlı bozdurtulan hükümetler nedeni ile Kıbrıs Türk Toplumunun gerçekten, KKTC ye dönük inanç ve aidiyeti dibe vurdu. Şimdi bu olaylarla iş başına gelen Başbakan Sayın Üstel; bu oluşan ruh haline karşı bu çıkışı yaptı. Bunu da artık o mahallenin günah keçisi haline döndürülen Sayın Atun üzerinden yaptı. Evet, dünyadan tanınma isteyen anlayış, kendi yurttaşının devlete dönük, “ bağlılık, inanç ve aidiyet”  duygusunu böylece dibe vurdurttu. Çünkü halk iradesini ve onun demokratik dinamizmini, “ telkinlerle”, “ dibe” vurdurttuğu için, şimdi zorunluluktan dolayı, “telkin olsaydı görevden almazdım “ sözleri ifade ediliyor.
Ama hala Anayasayı delmeye ve Kanuna Karşı Hile Yolu ile iş yapmaya devam ediyorlar. YGK ile memleket yönetmeye ve demokratik hukuk devleti ilkelerini çiğnemeye devam ediyorlar.
Esas olan halk iradesi ve Anayasal demokratik düzendir. Dünya bizi siyasetin ötesinde bu değerlere bağlılık ile sınar. Kendi halkında dahi bu temeldeki inanç dibe vurmuşsa, kimse seni saymaz. 
 

YORUM EKLE

banner456

banner474