banner564

Başbakan ve Cumhurbaşkanı

 Başbakan Sayın Ünal Üstel, Hayat Pahalılığı Ödeneğini dondurmayı amaçlayan yasaların görüşülmesini ertelediğini ifade etti. Açıklama, Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz ile yapılan görüşmeden sonra yapıldı. Sayın Ünal Üstel, Hayat Pahalılığının yalnız KKTC’nin iç dinamiklerinden doğan bir sorun olmadığın ifade etti. Bunu bölgesel savaşa bağladı. Ancak kendisi, yakın geçmişte  %48 HP ve iki ay sonra da %22 HP ödemesi yapan bir Hükümetin Başbakanı idi.  Yani bu savaş olmadan da KKTC, gıdada ve genel enflasyonda Avrupa çapında liderdi. Evet, dış faktör, ekonomik olarak olumsuz etkiler yaratıyor. Ama olumsuzluğu felakete sürükleyen ise; hukuk devleti, sosyal adalet ve ekonomik aklın temel kirişlerini keserek, evrensel sarsıntılara karşı devleti, toplumu dayanıksız kılmaktır. Üstelik, bu ertelenmenin, iç dinamikleri korumak maksadıyla olduğunu da söyledi. Yiğitliklerine gölge düşürmemek için de “Ülkenin ekonomik istikrarını riske atacak hiçbir adımı, popülist baskılarla atmayacaklarını. HP ile ilgili düzenlemenin Meclis gündemine alınmasını, bir sonraki Meclis oturumuna ertelediklerini” söyledi. “Meclis çalışmalarını bölgedeki gelişmelerin seyrine göre yeniden düzenleme ve takvimlendirme kararı aldık” da dedi. İşte püf nokta burasıdır. 
Sayın Başbakan, “Bölgede kalıcı istikrar sağlandığı ölçüde, biz de ilgili kesimlerle görüşerek, HP ödeneği ve ekonomik düzenlemelerimizi, aynı kararlılıkla sağlayacağız” dedi. Ayrıca, “Bu kararın nedenin ise toplumsal gerginliği azaltmak ve uzlaşı ile çözüme katkı koyma fırsatı yaratmak” olduğunu da söyledi. Ancak ona ve hükümetine; muhalefet, sivil toplum ve sendikalar bu görüşü çoktan söylemişti. Peki bu değişikliği yaratan nedir? Öncelikle sendikaların, emekçilerin kararlı direnişi. Buna eklenen de iç dinamikteki yeni bir siyasi unsurdur. Bu da Cumhurbaşkanı Sayın Tufan Erhürman’ın görevde olmasıdır. Çünkü en zor anda, ofisinin duvarları arasından çıkarak, eylem alanına gitti. Böylece polis ile göstericilerin daha fazla çatışmasının duraksamasına yol açtı. Ayrıca sendikacılar ile Hükümetin, görüşmesine zemin sağladı. İşte bu gelişme, bu günkü açıklamanın oluşmasına yol açtı. Peki neden Sayın Yılmaz’la görüştükten sonra? Çünkü Türkiye’nin politika yapımcıları, Orta Doğu ve Doğu Akdeniz’deki gelişmeler bağlamında, Türkiye’nin iç huzuru ve bölgedeki ağırlığının gelişmesi için “Terörsüz Türkiye” süreci yarattılar. Dolayısı ile Kuzey Kıbrıs’ta; Kıbrıs Türk Toplumunun, iç sorunlarla alt üst olan siyasi yaşamı, bölge ve Doğu Akdeniz’de başlayacak ve bir odağında da Kıbrıs sorunun yer alacağı yeni şekillenme ortamında, Kıbrıs’ta olumsuzluk istenmez. Böylece Kıbrıs Türk Toplumunun iç dinamikleri ve CB Sayın Tufan Erhürman’ın yapıcı söylemleri de Sayın Cevdet Yılmaz’la görüştükten sonra, Sayın Başbakanın bu tavrı geliştirmesinde etken olmuştur. Artık hükümet ve herkes, “bir usta, bir memleket” kafası ile devlet yönetilemeyeceğini görmelidir.
 

YORUM EKLE

banner608

banner473